Yıldız Çağrı Atiksoy ve Uraz Kaygılaroğlu 7 Güzel Adam’ı anlattı

Yapımcılığını Pusula Film’in üstlendiği “Yedi Güzel Adam”  Türk edebiyatında önemli yerleri olan yedi şairin hayatını konu alıyor. Senaryosunu Şilan Avcı‘nın yazdığı ve yönetmenliğini Levent Demirkale‘nin yaptığı dizi Kahramanmaraş’ta çekiliyor.

Yıldız Çağrı Atiksoy: Hikayelerimi hissederek seçiyorum

Bize biraz “Zehra”dan bahseder misiniz?
Gençliğinde fazla konuşmayı sevmeyen, içine kapanık bir öğrenci, sakin bir karakter. Bu yüzden insanlardan biraz uzakta kalıp hep yazmayı tercih ediyor. Lise yıllarında “Cahit”e (Baran Akbulut) karşı hissettiği duyguları, yıllarca kimseyle paylaşmadan içinde taşıyor. İleride ise, “Zehra” öğrenim gördüğü Kara Lise’de güler yüzlü, anlayışlı bir öğretmen olarak çalışmaya başlıyor. Küçük yaşta sevdiklerini kaybetmesiyle hayata karşı güçlü durmayı öğrense de çocukluk aşkı olan “Cahit”, onun kimseyle paylaşamadığı en kırılgan yanı…

“Zehra”yla ortak noktalar keşfettiniz mi?

Ortak özelliğimiz, sözlü iletişimden ziyade ikimizin de yazım dilinin daha kuvvetli oluşu.
Sizi tekrar bir dönem dizisinde görüyoruz…
Bir projeyi kabul ederken hikayenin yaşıyor olmasına, bize ayna olmasına dikkat ederim. “Öyle Bir Geçer Zaman Ki”nin ve bu dizinin karakterlerinin gerçek hayatta karşılık bulmaları beni çok daha fazla etkiledi.

Set ortamı ve çalışma saatlerinden memnun musunuz?

Kahramanmaraş’ta çekilen ilk dizi. Burada yaşayanlar bizi çok sıcak ve anlayışlı karşıladılar. Her koşulda ellerinden geldiğince yardımcı oluyorlar. Her şey çok güzel ilerliyor.

Ailenizden ve arkadaşlarınızdan uzak kalıp Kahramanmaraş’ta çalışmak sizi zorluyor mu?

Hayır. Tam tersi farklı yerlerde bulunuyor olmak, farklı kültürleri tanımak , farklı hayatlarla tanışmak beni çok daha fazla bilinçlendiriyor. Ekip arkadaşlarımla yaptığımız yolculuklarla besleniyoruz. Kahramanmaraş’ı keşfettikten sonra Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa-Harran, Mardin, Diyarbakır ve Halfeti’ye gittik.



Komedi dizisinde yer almak ister misiniz?

Ben hikayelerimi hissederek seçiyorum. Oynadığım karakterlerin ağlayıp gülmesinden çok, derinliğine ve gerçekçiliğine odaklanırım. Karakter beni etkiliyorsa senaryo seçimim bu yönde olur. Ama daha yolun başındayım elbette sit-com da isterim.

Uraz Kaygılaroğlu: Yedi güzel insana yakışır bir setimiz var

“Yedi Güzel Adam”da “Adil Erdem Beyazıt” size neler hissettiriyor?
Yakın dönem edebiyat tarihimizin çok önemli isimlerinden biri, “Adil Erdem Beyazıt”ı canlandırmaya çalışıyorum. Kendisi ve arkadaşları bir dönemin edebiyatına, şiirine yön vermiş insanlar. Necip Fazıl Kısakürek’in ekolünden gelen bu şairler önce Kahramanmaraş halkının daha sonrada yayılarak Türk edebiyatının gözde isimleri olmuş. Böyle bir ismi canlandırmak hem çok heyecan verici hem de çekinilecek bir şey.

Türk ve dünya edebiyatından sevdiğiniz kimler var?

Romanları daha çok seviyorum. İyi kitapları takip etmeye çalışıyorum. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim “Harry Potter” serisini 3-4 kere okumuşumdur.
İstanbul ile Kahramanmaraş arasında mekik dokuyacaksınız. Hem yarışma programı sunmak hem de böylesine önemli bir dizide rol almak performansınızı nasıl etkiler sizce?
Zaten son üç senedir tempom bu şekildeydi. Şehir değiştirmedim belki ama mutlaka 2-3 işi aynı anda yapıyordum. Bu beni yormak yerine kamçılayan bir durum aslında. Başarının getirdiği tatmin işime daha çok sarılmama neden oluyor. Dolayısıyla dezavantaj değil avantaja dönüşüyor. Ayrıca boş oturmayı seven biri değilim. Bu insanı gerileten bir durum bence. Bu durumdan memnunum açıkçası. Ayrıca sürekli benimle olan, ilgilenen bir eşim var çok şükür.

Kahramanmaraş’ta çekimler ve set ortamı nasıl?

Oyuncu ekibinden bahsetmek gerekirse, herkesin bu kadar uyumlu olduğu bir set daha önce görmemiştim. Herkes çok iyi anlaşıyor, kimsenin kimseyi kıskanmak gibi bir derdi yok. Dizinin ruhuna, şairane dokusuna uygun bir arkadaşlık ve dostluk ortamımız olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde kamera arkası ekibimizin de çok düzgün insanlardan oluşması, yapımcımızın özelikle her an ulaşılabilir ve en ufak detaylara bile önem veriyor olması çok önemli şeyler. Bu setin 7 güzel insana yakışır bir set olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Oynadığınız dizide sizi en çok etkileyen hikaye hangisi?
Beni Adil Erdem Beyazıt’ın şiirlerini seslendirmek çok etkiliyor. Bunun yanı sıra dostlukları… “Cahit Zarifoğlu”nu canlandıran Baran Akbulut’la müthiş bir sinerji yakaladık, resmen Cahit Zarifoğlu-Erdem Beyazıt dostluğunu kendi aramızda yaşıyoruz. Keza Kemal Uçar’la da o şekilde. Bu kadar iyi anlaşmasaydık ekrana bu kadar iyi yansır mıydı, bilmiyorum.

Rolünüz gereği ne gibi fedakârlıklar yapabilirsiniz?
Ben bununla ilgili çok geniş düşünüyorum, uçsuz bucaksız olmalı bence bunun cevabı. Saç kazıtmak gibi şeyler ufak şeyler. Rolünüzün ihtiyacı varsa saçınızı da kazıtırsınız, bütün vücudunuza gerekirse ağda da yaparsınız. Bunlar sorun olmamalı… Bu tarz şeyleri sorun edersek yaptığımız işin gerçekliğini de sorgulamış oluruz. Bu diziyle ilgili örnek vermemi isterseniz; 1500 metrede ardıç ağacı sahnesini çekiyoruz. İlk bölümde gördüğünüz, “Bu Yağmur” adlı şiiri okurken Baran Akbulut’la 1500 metrede defalarca iç çamaşırlarımıza kadar ıslatıldık, sahne gereği. Hatta ondan sonra başka sahnelerde de ıslandık. Ayrıca şiirleri okurken tam hakkını vermemiz gerektiğini düşündüğümden çok zorlanıyordum başlarda. Eğer rolün ihtiyacı varsa her zorluğa katlanılmalı.

EMRAH AKÇAAY

Bir önceki yazımız olan Vahe Kılıçaraslan röportajda Ye, iç, Mutlu Et'i anlattı başlıklı makalemizde cnn türk, CNNTürk ve Dekodizayn hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *