Yassıada Sivriada…

Başbakan hafta başında işaret fişeğini attı:
“28 Şubat’ta sermayenin, bazı gazetecilerin katkısı yok muydu? Bunlar neden yargılanmıyor ben merak ediyorum.”
Yandaş medya derhal durumdan vazife çıkardı… Başlıklar atıldı:
“Sıra sivil generallerde”
“28 şubatın sivil ayağı neden yargılanmıyor”
“28 Şubat sermayesi neden yargılanmıyor…” vs…
Bu gazetelere göre… Genelkurmay’ın ziyaretçi defteri inceleniyormuş..
Askerleri ziyarete gelen ve o dönemde servetlerinde artış olan işadamları ve gazeteciler mercek altına alınıyormuş… Vs…
Bu arada Erzurumlu avukat Mustafa Polat, Aydın Doğan ve Koç Holding için suç duyurusunda bulundu.
Akit gazetesi “Sivil cuntacılara savcı hala kör…” başlığı altında Ertuğrul Özkök, Uğur Dündar, Emin Çölaşan, Can Ataklı’nın isimlerini vererek 28 Şubat sürecinde “yalanlarla halkı kışkırttıklarını” iddia etti, bu isimlerin hapse atılması gerektiğini hezeyan halinde kamuoyuna duyurdu…
Ortada dolaşan söylentilerden biri de Başbakan’ın Hürriyet’te Ertuğrul Özkök, Mehmet Y. Yılmaz ve Yılmaz Özdil’in işine son verilmesini istediği, bu isteği kabul görmediği için 28 Şubat’ı gündeme getirdiği yolunda. CHP milletvekili Aytun Çıray, Başbakan’a yönelik önergesinde sordu:
-“28 Şubat’ta sermayenin, bazı gazetecilerin katkısı yok muydu? Bunlar neden yargılanmıyor ben merak ediyorum” diyerek kimleri kastettiniz? Bu beyanınızla yargıya müdahale etmiş olmuyor musunuz?
– Yalanlamadığınız haberlere göre son olarak Yılmaz Özdil, Mehmet Y. Yılmaz ve Ertuğrul Özkök’ün de işten atılmalarını istemişsiniz, bu doğru mu?
Başbakanlık sözcüleri herhalde bu sorulara ve söylentilere açıklık getirecektir…

Yassıada Sivriada…
İktidar Partisi İstanbul’da boş alan kalmayınca, gözlerini Marmara’daki iki adaya dikti…
Geçen haziran ayında askıya çıkarılan 1 / 5000 Planda Sivriada ve Yassıada “Askeri Yasak Bölge” niteliğinden çıkarılıyor, “Turizm Ve Kültürel Tesis Alanı”na dönüştürülüyor.
Doğal Sit Alanı kapsamında olan Yassıada ve Sivriada’nın korumasını genelgeyle kaldıran Çevre Bakanlığı, iki adayı, “kat sınırı olmaksızın” kıyı kanunundan muaf olarak imara açıyor…
Adalar Belediyesi bu konuda hayli tedirgin…
Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu endişesini şöyle ifade ediyor:
– Bu plan yüzde 65 imar izni demektir, Yassı ve Sivri adaya verilen imar izinleri buralarla sınırlı kalmayacak, diğer adalara da sıçrayacaktır…
Yassıada ve Sivriada’nın ölçüsüz şekilde imara açılmaması için Adalılar, çevreciler ve sivil toplum kuruluşları imza kampanyası açtılar. Ancak dinleyen kim? İmar planı bu şekilde değiştirilirse her iki ada üzerinde neredeyse ayak basacak toprak kalmayacağı gibi bir siluet çirkinliği ortaya çıkacak.
İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 2005 yılında Sivriada’ya 110 metre boyunda bir semazen anıtı dikmeye kalkışmış, çok sakil olacağı tartışmaları üzerine vazgeçmişti. Şimdi çok daha sakil bir yapılaşma kampanyası söz konusu… İstanbul’a deniz yoluyla gelenleri karşılayan her iki adanın estetiği önemlidir… Adalar beton yığınına dönüşmemeli…
***
Tarlabaşı’nı Harbiye’ye bağlayan tünel açıldı. Yol yeraltına inince Taksim Meydanı’nda kabak gibi çok geniş bir alan oluştu. Bu alan ne olacak? Uygar ülkelerde bu tür düzenlemelerin maketi meydanın bir köşesine konur ki halk ne olacağını görsün. Bizim halka o kadarcık saygı çok mu görülür?

TAŞ
Aziz Nesin 50 yıl öncesi CHP iktidarında yazdığı taşlamalardan dolayı 4,5 ay tutuklu kalmıştı. İktidar değişti. Demokrat Parti geldi. Bir şey değişmedi. Aşağıdaki taşlama DP devrinde yazılanlardan…
Üfür rüzgarım üfür
Doğru söz oldu küfür
Bir insan değilse hür
Nasıl geçer o ömür
O ömrün içine tükür
Kimine şapur şupur
Bize Yarabbi Şükür!
***
Bay Mehmet Bay Hasan
Sen de onlardan olsan
Ederler bol bol ihsan
Ne dert kalır ne tasan
Dalkavuksa bir insan
O zaman şapur şupur
Bize Yarabbi Şükür!
***
Şahidiz çok vakaya
Muhtaç iken hırkaya
Rozet taktı yakaya
Başladı fiyakaya
Sen de gir bu halkaya
O zaman şapur şupur
Bize Yarabbi Şükür…
***
Bütün işler aksine
Dünya gitse Mersine
Gideceksin tersine
Boşver halkın sesine
Herkes nefsi nefsine
Hepsine şapur şupur
Bize Yarabbi Şükür…

Üniversite öğrencileri “yurt sorunu” nedeniyle tarikat ve cemaatlerin ağına düşüyor. “Dünyanın en büyük” havalimanını, köprüsünü, camisini, kanalını
yapma iddiasındaki AKP iktidarı öğrencilere niye
“basit” bir yurt binası yapamıyor acaba? Bu düzen yürüsün diye mi?
***
Yandaş kanallarda yalaka “sanatçılara” hem sunucu, hem reklam yıldızı, hem dizi oyuncusu, hem talk showcu, hem yarışma sunucusu olarak iş verilmesi neyin göstergesidir?
Yalaka sanatçı sayısının az olduğunun…
Akif Kökçe

METİN
Gerçek bir efsaneyi, Metin Oktay’ı 13 Eylül 1991 günü kaybetmiştik. Aramızdan ayrılalı 22 yıl olmuş. Hem futbolcu hem dost olarak gözümüzün önünden hiçbir zaman gitmez… Çünkü onun gibisi bir daha gelmez.
Futbol oynarken ona faul yapan futbolcuları görmemeye çalıştığını anlatmıştı bize. Eğer görürsem “aklım ona takılır futbolumu oynayamam diye korkarım”, derdi. Attığı gollerin her biri estetik harikasıydı. Onun oynamadığı maçları seyirci yarıda bırakır çıkardı.
Çok canlarını yaktığı halde, Fenerbahçe ve Beşiktaş seyircisi de Metin’i çok severdi. İtalya’da oynarken Norveç milli maçına gelmiş, İnönü’de sahaya çıktığında istisnasız tüm stad “Metin, Metin” diye inlemişti. Hiçbir futbolcu onun kadar sevilmedi. Ne yazık ki televizyon ve video henüz hayatımıza girmemişti. Yeni nesiller onu ve gollerini göremedi… Futbol keyfi eksik kaldı…

Bir önceki yazımız olan CHP, Ak Parti ve “kalekol” başlıklı makalemizde aydın doğan, başbakan ve beşli çete kimdir hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *