Yap-Boz Bakanlığı ve ilahiyat fakülteleri

05 September 2013 Thursday, 11:40

Yeni öğretim yılına girerken ortalık toz duman. Liselere yeni giriş sistemini anlayana aşkolsun. Fen ve anadolu liselerindeki boş kontenjanların doldurulacağı, bizzat Bakan Avcı tarafından açıklandı ama arkası gelmedi. Yap-Boz Bakanlığı’na dönüşen MEB’de neden hiçbir proje uzun ömürlü olmuyor, sorusuna bir türlü cevap bulunamıyor. CHP İstanbul milletvekili Prof. Dr. Aydın Ayaydın, SBS ile ilgili açtığı yürütmeyi durdurma davasında, neden isyan noktasına geldi? YÖK’ün ilahiyat fakültelerine yönelik aldığı karar ne anlama geliyor?..
Gelin de çıkın işin içinden!..
Boş kontenjanlar
Fen ve Anadolu liselerindeki kontenjanların doldurulması için, yeni bir kayıt takviminin açıklanması gerekiyor.
Yedekler üzerinden mi gidilecek yoksa yeni bir tercih listesi mi alınacak?
Yedek listesi biten okullarda nasıl bir yol izlenecek?
Ya da her okul kendi kayıt sistemini, kendisi mi oluşturacak?
Hemen her şey muallak yani belirsiz.
Ve çok daha önemlisi, okulların açılışına çok az bir zaman kaldı.
Yani önceki yıllarda olduğu gibi yine zamanı hovardaca harcayıp, bu yıl için çok geç, seneye yaparız noktasına gelinmesin…
Yargı ne diyor?
Prof. Ayaydın dertli mi dertli. İşte gerekçesi:
“SBS sonuçlarındaki hata sonucu sıralamanın değişmesi için yürütmeyi durdurma talebi ile Ankara 18 İdare Mahkemesi’ne dava açtım. Adli tatil başladığı için dosyamız MEB’in savunması beklendiği için nöbetçi heyette kaldı. MEB’in savunması geldi ve savunmada yanlış yaptıklarını net bir şekilde ikrar ettikleri için yürütmeyi durdurma kararı bekledim. Çünkü kayıtlar başlamak üzereydi. Gecikecek bir karardan sınava giren bir milyon öğrenci olumsuz etkilenecekti. Ancak nöbetçi mahkeme karar verme yerine, ara kararla, benim dava ile ilgimin ve MEB’den de bu sonuçlarda ne kadar sapma olduğu sorulmasına karar verdi. Ben, benzer bir idari davada taraf kabul edildiğime dair Danıştay kararını mahkemeye hemen sundum. MEB de sapma sorusunun cevabını verdi. Bu arada kayıtlar da bitti. Artık karar çıkacak derken ilginç ara bir karar daha verildi. Bu kez ‘Aynı mahiyette 14 İdare Mahkemesinde de bir dava var, bunları Bölge İdare Mahkemesi’ne gönderelim’ diyerek top taca atıldı. Şimdi bu yargıçlara şunu sormak istiyorum: Sizin çocuğunuz bundan zarar görmüş olsaydı böyle davranır mıydınız?..”
İlahiyatlarda deprem!
YÖK arada bir öyle kararlar alıyor ki, mantığını anlamak mümkün değil. İşte bir ilahiyat hocasının gözüyle gelinen nokta:
Programdaki temel değişiklik: Felsefeye Giriş, Felsefe Tarihi, Sosyolojiye Giriş, Psikolojiye Giriş, Eğitim ve Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri dersleri kaldırıldı. Din Felsefesi, Din Sosyolojisi, Din Psikolojisi, Din Eğitimi derslerinin kredisi 2 saat olarak sınırlandırıldı. Ayrıca Kelam ve İslam Mezhepleri Tarihi dersleri ve İslam Sanatları ve Dini Musiki dersleri birleştirilerek ders sayısı azaltıldı.
Peki bu program değişikliğinin sonuçları ne olur? İşte bazı satır başları:
n Programın hedefleri ve amaçları tanımlanmadan hangi ders neye göre eklenecek veya çıkarılacaktır. Yani program bilimsellikten uzaktır.
n YÖK Genel Kurulu daha önce hangi fakültelerin programını merkezi olarak belirlemiştir? Yüzlerce fakülte içinden sadece ilahiyat programının belirlenmesi hem manidar hem de üniversitelerin özerkliğine aykırıdır.
n İdarenin aldığı her türlü kararda kamu yararını gözetmesi anayasal zorunluluktur. Acaba Felsefeye Giriş, Felsefe Tarihi, Sosyolojiye Giriş, Psikolojiye Giriş, Eğitim ve Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri derslerinin kaldırılmasında hangi yüksek kamu yararı vardır.
n Programın getirdiği insan modeli sığ, kalitesiz, ezberci, dünyaya kapalı, estetik zevkten yoksun, anlamadan inanan, sadece itaat kültürünü önemsemiş, dogmatik ve fanatik dindar tipidir.
n Siyaseten Alevi açılımı yapılmaktadır ama yeni programda “Alevilik ve Bektaşilik” ile ilgili bir ders konulmamıştır.
n Yeni programda ahlak ve değerler eğitimi hiç yer almamaktadır. Küreselleşen dünyada en temel problem, ahlak ve değer erozyonudur.
n Bu program, Doğu’nun, Batı’nın ve Türkiye’nin ilahiyat ve din eğitimi alanındaki birikimini yok saymaktadır.
Özetin özeti: Olup bitenleri anlayan varsa, ne olur bize de anlatsın!..

Bir önceki yazımız olan TEOG sistemine giriş! başlıklı makalemizde ortaöğretim, sınav sistemi ve teog hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz