Yabancı sınırlamasının olmaması iyi mi kötü mü?

Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Lig’deki yabancı sınırlamasını kaldırdı. Önümüzdeki sezondan itibaren takımlar sahaya 11 yabancı futbolcuyla çıkabilecek. Spor yazarlarına bu konuda ne düşündüklerini sorduk.

Türkiye’de en sık değişen kural Süper Lig’deki “yabancı sınırlaması” kuralı olabilir. Son 10 yılda pek çok kez değişti bu kural. Geçtiğimiz haftanın başında ise Süper Lig’deki yabancı sınırlaması kaldırıldı. Yeni kurala göre Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) her takım için 28 futbolcuya lisans verecek. Bu 28 sporcunun 14’ü yerli, 14’ü ise yabancı olabiliyor. Tek zorunluluk bu 28 futbolcu arasında altyapıdan yetişmiş iki oyuncunun olması. 18 kişilik maç kadrolarında ise 11 yabancı ve 7 yerli futbolcu bulundurmak mümkün. Takımlar isterlerse sahaya 11 yabancıyla çıkabilecekler yani. Fakat 18 kişilik maç kadrolarında da zorunluluklar var:
Bu kadrolarda en az dört Türkiye’de yetişmiş futbolcu, iki altyapıdan gelmiş oyuncu ve bir  yerli kaleci bulunmak zorunda olacak.
Yeni kural size karmaşık gelebilir. Fakat önümüzdeki sezondan itibaren uygulanmaya başlandığında bu kuralları daha rahat kavramamız mümkün olacak. Zaten asıl mesele bu kuralların yaratacağı tartışma. Sosyal medyada “Peki İstiklal Marşı’nı kim okuyacak?” diye soranlarda var, “Yerli futbolcular artık daha çok çalışmak zorunda” diyen de… Spor yazarları ise büyük oranda yeni kurala destek veriyor.

“Yerli-yabancı ayrımına inanmam”

Bülent Timurlenk (Sabah spor yazarı)

Avrupalıların Avrupa Birliği (AB)pasaportu sayesinde tanıştığı Güney Amerikalıların İtalyan kökeniyle yerli sayıldığı futbol dünyasında kim yerli, kim yabancı bu sadece bizi ilgilendiriyordu. “Yabancı yasağının kalkması milli takımı başarısız kılar, altyapıdan futbolcu yetişmez” diyenler, son 10 yılda bu yasaklarla milli takımın ne yaptığını
ya da altyapıdan kimlerin yetiştiğini de sayarsa haklı çıkabilirler.

Futbolda yerli-yabancı ayrımına inanmam. İyi ve kötü futbolcular vardır. Bir de iyi olacakken kötü yaşayanlar ve yeterli idman yapmayanlar… Türk futbolcusu Avrupalı meslektaşlarının yarısı kadar idman yapıyor. İstanbul kulüplerinde formasının altından göbeği taşan futbolcular var. Onlar göbeklerinin keyfini sürecek diye yabancı futbolcu girişini sınırlayacaksak yarın öbür gün AB’ye girdiğimizde “Avrupalılar bu ülkede çalışmasın” mı diyeceğiz?

İyi olan sonunda formayı kapar. Altyapıdan oyuncu yetişmesini istiyorsak bu ülkede yetenekli futbolcuların
“ya oğlum okumazsa” kaygısına düşen ailelerinin bu tereddütünü ortadan kaldırmak için eğitimle sporu entegre eden futbol akademilerini Futbol Federasyonu açmalı. Bakın bakalım
o zaman o çok övündüğümüz üniversiteli Metin-Ali-Feyyaz gibi kaç futbolcu süreceğiz sahalara.

“Neden daha önce açıklanmadı?”

Önder Özen(NTV Spor yorumcusu)

Yabancıfutbolcu sayısı sınırlı da olabilir serbest de… Buna ben de itiraz etmem, başkalarının edeceğinide düşünmüyorum. Fakat bu stratejik planlamalar neden daha önce açıklanmıyor bunu merak ediyorum. Planlarını bir önceki kurallara göre yapanlar ne yapacak şimdi? Neden bunu daha önce paylaşmadınız?

Alman Futbol Federasyonu’nun 2060 ile ilgili stratejik planlamalar yapmasını, bunu önceden açıklamalarını çok olumlu buluyoruz. Bu durumu özel olarak değerlendiriyoruz. Peki biz neden sadece altı ay önce açıklıyoruz. Bu serbestlikle Türk futbolu başarıdan başarıya koşabilir, milli takımı başarılar yakalayabilir. Benim anlamadığım tek şey bu kararın uygulamadan sadece altı ay önce açıklanmış olması.

“Futbolun dinamiklerini değiştirecek”

Tayfun Bayındır (Milliyet Spor Servisi Müdürü)

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) gerçekten devrim sayılabilecek, futbolumuzun dinamiklerini kökten değiştirecek bir karar aldı. Kulüplerin borç batağında olduğu ve bazılarının iflas ettiği, seyircinin statlardan kaçtığı, milli takımın dibe vurduğu, Türk futbolcusunun kalitesiyle ters orantılı olarak dünyanın en pahalısı olduğu bir dönemde alınan bu karar futbolumuz için bir “sil baştan” olabilir.

Yeni uygulamanın içine yerleştirilen ve “borcun varsa transfer yapamazsın” biçiminde değerlendirebileceğimiz mali kriterler bu yeni yapılanmanın en önemli halkasıdır. TFF hem kendi
hem de FIFA’nın mali yaptırımlarına karşın üçüncü bir mali zorunluluk koyarak batık kulüplere çekidüzen vermek istemekte.

Spor kamuoyunda yoğun biçimde yapılan tartışmalar henüz yönetmelik aşamasına gelmeyen uygulamada rötuş yapma olanağı da sağladı. Altyapıdan gelecek oyuncularla ilgili öneriler TFF’nin yeni yabancı uygulamasındaki eksiklikleri de giderecektir. Ne var ki kulüplerin hâlâ Dernekler Kanunu’na tabi olması ülke futbolu için her türlü yeniliğin önünü kesmektedir. TFF’nin bu kararlarının gerçek anlamda devrim olması ve hızlı geri dönüş alınması için olmazsa olmaz Spor Kulüpleri Yasası’nın çıkmasıdır.

“Bir şeyleri çok yanlış yaptığımız açık”

Uğur Meleke (Milliyet spor yazarı)

Hafta içinde Milliyet’te de kaleme aldım, Avrupa’nın en genç nüfusuna sahibiz ama ligimiz çok yaşlı! Avrupa’nın elit liglerinden Hollanda’nın yaş ortalaması 23.3… Belçika 24.2; Yunanistan, Fransa, Portekiz ve İsviçre 25 yaş baremindeler. Bizimse 26.1 ortalamalı olgun hatta yaşlı denecek bir ligimiz var. Madem bu bir devrim, devrimin gençleri koruyan bir tarafı da olmalıydı. Hâlâ 28 kişilik kadroda iki, ilk 18’de bir altyapı oyuncusu gibi komik bir uygulama sürdürüyoruz… Neden ilk 18’de dört, 11’de bir altyapı oyuncusu zorunluluğu koyamıyoruz? Şimdi bu yeni uygulamayla Salih’lerin, Atınç’ların, Sinan’ların kaybolmasını nasıl engelleyeceğiz bilemiyorum.

Tabii ki devrimin çok olumlu bir tarafı da var: Transfermarkt verilerine göre Türkiye Ligi’nin değeri yaklaşık 1 milyar avro. Avrupa kupalarında topladığımız puansa 32.200… Yani Avrupa’da 1 puan elde edebilmek için ortalama 30 bin avro harcamışız. Aynı dönemde İsviçre 1 puana 6 bin avro, Belçika ve Hollanda 12’şer bin avro harcamış. Ve hepsi Avrupa kulüpler sıralamasında da, milli takımlar sıralamasında da bizim üstümüzde. Bir şeyleri çok yanlış yaptığımız açık.

Bu feci yanlışın önemli kısmı yerlilere ödenen astronomik bonservislere dayanıyordu, bu devrimle artık o dönem kapanacak. Devrimin desteklenmesi gereken önemli yönü de bu şüphesiz.

FIRAT KARADENİZ  – Milliyet

Bir önceki yazımız olan 2014 yılında sporda yaşanan olaylar başlıklı makalemizde 2014'te sporda yaşanan olaylar, almanya ve dünya kupası hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *