Work And Travel ile İngilizce öğrenilir mi?

ORK AND TRAVEL (WAT) son yıllarda yurtdışına gitmek ve dil öğrenmek isteyenlerin en çok başvurduğu yöntemlerden biri. Çünkü hem çalışıyor harçlığınızı çıkarıyor hem dil öğreniyor hem de bir ülkeyi gezme fırsatı yakalıyorsunuz. Sistem çok güzel ancak iyi araştırma yapmadan gittiğinizde kötü sürprizlerle de karşılaşabiliyorsunuz. İşte bu sürprizlerle karşılaşmamak için Just English Yurtdışı Eğitim Departmanı ve Work and Travel Yetkilisi Metin Gül’den programla ilgili detaylı bilgi aldık.

Üniversite öğrencisiyim. Yurtdışına çıkmak, dil öğrenmek ve yeni yerler görmek ama masraflarımı da kendim karşılamak istiyorum. Sizce bu mümkün mü?
Work and Travel ile bu mümkün. En ekonomik yoldan Amerika’yı yaşayarak tecrübe etmek ve burada var olan İngilizcelerini ve konuşma becerilerini ciddi anlamda ilerletebilmek mümkün. Farklı kültürlerden gelen kişilerle tanışıp arkadaşlık etme olanağı yakalamak her öğrencinin beklentisidir ve WAT, bu beklentiyi karşılayan güzel bir program.

Şartları nedir?
Programa katılımın temel şartı üniversitede okumak ve tam zamanlı örgün bir eğitim alıyor olmak. Ayrıca programa katılacak adayların maksimum fayda sağlamaları için en az orta seviyede İngilizce konuşabiliyor olmaları gerekiyor. Bunun için önce yurtiçinde güvendiğiniz bir yabancı dil kursuna gidip İngilizcenizi geliştirmenizi öneririm. Work and Travel, bir dil eğitim programı değildir. Ancak hali hazırda bir altyapı varsa özellikle konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmek için mükemmel bir fırsat. Program için yaş aralığı 18-26. Sağlıklı bir vize başvurusu için adayların akademik not ortalamalarının 4’lük çizelge üzerinden 2 olması tercih edilmektedir.

Belli tarihlerde mi başvuru yapmak gerekiyor?
Her zaman başvuru yapılabiliyor ama eylülden aralık ayına kadar erken başvurular alınıyor. İş seçimleri, uçak bileti ve vize organizasyonu için erken başvuru çok önemli.

Başvuru sürecinde yapılması gerekenler neler?
Öğrencinin, minimum 1 yıl geçerli olan pasaportu, eğitim aldığı kurumdan temin edeceği öğrenci belgesi ve not transcriptleri, istenen resmi belgeler arasında.

Program süresi kaç ay? Birden fazla katılmak mümkün mü?
Program süresi maksimum 4 ay, bu süre uzatılamaz. Ancak öğrencilerin ikinci kez programa katılma hakları bulunuyor.

Work and Travel’da ayda ne kadar kazanabilirim?
Programa katılan öğrencilerin çalışma alanları farklı olsa da genel olarak kazançları aynıdır. Genelde minimum ücret haftada 35-40 saatlik çalışma karşılığı ve saatlik ücret 6 dolar ile 10 dolar arasında değişebilir. Bunun yanı sıra iş yerinin yoğunluğuna göre haftalık çalışma saatleri artabilir. Bu arada birinci işinizi aksatmamak koşuluyla ikinci bir işte de çalışma olanağı tanınıyor.

Hangi işlerde çalışılıyor?
Yaz döneminde genellikle turizm ve turizmi destekleyen yan sektörlerde bulunan WAT kapsamında, deneyim ve uzmanlık gerektirmeyen, mevsimlik işler bulunur. Eğlence parkları, süpermarketler, restoranlar, oteller, mağaza ve satış işleri bunlardan birkaçı. Adayların yüzde 90’ı bu veya buna benzer işlerde çalışırlar.

İşi ben mi seçiyorum?
Öğrenciler çalışacakları işi seçebilirler ancak konuyla ilgili işveren veya temsilcisi de öğrenci seçimi konusunda iş yerlerinin durumuna göre tercih edebiliyor. En önemli ayrıntı öğrencinin İngilizce seviyesi ve sahip olduğu iş tecrübesi. Bunlar da yapılan iş mülakatlarında belli olur.

Work and Travel acentası seçimini neye göre yapmalıyım?
Sorunsuz bir WAT programı için karar vereceğiniz acente, sağlam ve tecrübeli olmalı. Çünkü ucuz program ücretleri için kimi zaman firmalar belirli hizmet kalitelerinden ödün vererek muhtemel problemlere de bu şekilde sebebiyet verebilirler.

Katılmak isteyenler nasıl bir yol izlesinler?
Just English olarak danışmanlık hizmetleri yürütmekteyiz. Öğrenciler, web sitemizde bulunan başvuru formu üzerinden bizimle irtibata geçebildikleri gibi programla ilgili bilgi talep ve sorularını aynı şekilde bize iletebilirler.

Yabancı dil en iyi nerede öğrenilir?

‘Önce kurs sonra yurtdışı’

ESRA BAŞAK (Just English Bursa Heykel Şubesi öğrencisi): Dil öğrenmek için herkesin izlediği yol farklı. Bazı arkadaşlarım yabancı dili kendileri öğrenmeye çalıştı ama çok zorlandılar, yanlış öğrendikleri şeyler de oldu. Ayrıca pratik yapamadılar. Bazı arkadaşlarım yurtdışından arkadaşlar edinip İngilizce öğrenmeye çalıştı. Telaffuz açısından hakikaten iyi bir yol kat ettiler ama gramer yapısına gelince zayıf kaldılar. Yurtdışına giden arkadaşlarımın genel önerisi belirli bir seviyeye kadar İngilizceyi öğrenip sonrasında yurtdışına gidilmesinin daha iyi olduğu yönünde. Ben güvenilir bir dershane aracılığıyla dil öğrenmeyi tercih ettim.  Kursta aldığım eğitimin üniversitede derslerime oldukça katkısı oldu ve artık yabancılarla kolay iletişim kuruyorum.

‘Her şey sizde bitiyor’

AYŞENUR BELGE (Just English Bursa Heykel Şubesi öğrencisi): Dil öğrenmek hayatın her anında geçerli. İnsanlara kültürel yoğunluk kattığı gibi beyni fizyolojik olarak da geliştiriyor. Dünyada en geçerliliği olan dil İngilizce. Nereye giderseniz gidin eğer İngilizce biliyorsanız, yabancılık çekme ihtimaliniz çok düşük. Dil öğrenmek kolay bir uğraş değil. Belirli bir zamanınızı bu uğraşa vermeniz gerekiyor. İster kursta, ister tek başınıza, isterseniz de özel derslerle dil öğrenmeye çalışın, en sonunda iş sizde bitiyor. İngilizce öğrenmek deyince herkesin aklına tek bir şey geliyor, o da ezber! Ezberden önce dinlemek her şeyden önemli. Bebekler konuşuncaya kadar çevresindeki her şeyi dinliyor belirli bir dinlemeden sonra kelimelerle kendini ifade edebilmeye çalışıyorlar. Bu yüzden ezberden önce kulak aşinalığı yaratmak şart.

‘Eğitim desteği alınmalı’

VESİLE EBRU KARAKAŞ (Just English Bursa Nilüfer Şubesi öğrencisi): Akademik olarak dil eğitimi almayı düşündüğüm için bunu kendi başıma başaramayacağımın farkındaydım. Öncelikle kurum araştırması yaparak bu alanda deneyimli ve başarı oranı yüksek bir dershane arayışına girdim. Halk arasında genellikle dil eğitiminin yurt dışında alınması gerektiği söyleniyor. Buna tamamen karşıyım. Çünkü eğitim aldığım kurum içerisinde de bir dilin altyapısı kazanılmadan üzerine bir katkıda bulunulamayacağını gördüm. Tecrübeli ve başarı oranı yüksek, doğru ve etkili kaynakları kullanan, alanında deneyimli eğitmenlere sahip bir kurumdan öğrenilen bilgilerle birlikte kişinin istek ve ilgisine bağlı olarak düzenli tekrar ve pratik yoluyla rahatlıkla İngilizce öğrenilebileceğini düşünüyorum.

‘Pratik yapmak geliştiriyor’

ZEYNEPGÜL AKTUNÇ (Just English Bursa Heykel Şubesi öğrencisi): Çağın gereklerine uygun hareket edebilmek, iş sektöründe söz sahibi olabilmek için dil bilmek önemli. Benim gibi uluslararası ilişkiler mezunuysanız ve kariyer planlarınız arasında özel sektörde ilerlemek varsa o zaman şart. İş başvurusu yaparken dikkat çeken ilk nokta dil eğitimi ve dili kullanabilme yeteneğiniz. Ben de bu nedenle yaklaşık bir yıl önce Just English’te İngilizce ve Rusça öğrenmeye başladım. İlk zamanlar tek kelime konuşmakta zorlanıyor, yanlış yapmaktan çekiniyordum. Ancak bu durum uzun sürmedi. Arkadaşlarımla ve hocalarımla konuşarak ve sosyal aktiviteler sayesinde pratik yapma fırsatı yakaladım. Şimdiye kadar yurtdışında bulunma fırsatı elde edememiş olmama rağmen şu an konuşma ve gramer konusunda herhangi bir sorun yaşamıyorum.

CEBİMDEKİ CÜMLELER

Yurtdışında kafe ya da restorana gittiğinizde verdiğiniz siparişlerde bir sorun yaşamamak için aşağıdaki cümlelere ihtiyacınız olacak. Afiyet olsun!
– Do you have any free tables? – Boş masanız var mı?
– A table for two please? – İki kişilik masa lütfen.
– Could I see the menu, please? – Menüyü görebilir miyim lütfen?
– Do you have any specials? – Spesiyal yemeğiniz var mı?
– What do you recommend? – Ne önerirsiniz?
– I’m allergic to chocolate. – Çikolataya alerjim var.
– I’d like to have still/sparkling water? -Normal/sodalı su istiyorum.
– I don’t eat pork. – Domuz eti yemiyorum.
– I’ll have the pizza. – Pizza alacağım.
– I would like my steak rare. – Az pişmiz biftek alayım.
– Nothing else, thanks. – Hepsi bu kadar, teşekkürler.
– Excuse me! Could we have some more bread? – Pardon! Biraz daha ekmek alabilir miyiz?
– Do you have any desserts? – Tatlı var mı?
– Enjoy your meal! – Afiyet olsun!
– Thanks, that was delicious. – Teşekkürler yemek lezzetliydi.
–  My meal is cold. – Yemeğim soğuk.
– I’m sorry I didn’t order this. – Üzgünüm bunu sipariş etmedim.
– I’m sorry but I asked for a table by the window. – Üzgünüm ama cam kenarında bir masa istemiştim.
– Could I have the bill, please? –  Hesabı alabilir miyiz lütfen?
– Do you take credit cards? – Kredi kartı alıyor musunuz?
– We’d like separate bills, please.  – Ayrı olarak ödemek istiyoruz.
– No, please. This is on me. – Hayır lütfen. Bu benden.
– I’ll have an orange juice, please.- Bir portakal suyu lütfen.
– A black coffee without sugar, please. -Şekersiz sade kahve lütfen.
– Would you like ice with that? – Buz alır mısınız?
– Is it self service? – Self servis mi

Bir önceki yazımız olan Öğrencilerden alınan temizlik ve kayıt parası! başlıklı makalemizde ilköğretim, ilköğretim öğrencileri ve kayıt parası hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *