Vildan Atasever’den samimi açıklamalar

katkısı olduğunu söyleyebilirim. Bu benim anda kalmamı ve doğru adımlar atmamı kolaylaştırıyor” diyor

İlk görüşte kırılacakmış gibi bir izlenim bırakan Vildan Atasever, bir arada geçirilen vakit ilerledikçe sağlam karakterini ortaya koyuyor. Kendi kendine pek çok şeyi tolere etmeyi öğrenen, öğrendiğini içselleştiren ve bu haliyle de oldukça güçlü duran bir kadın Atasever. Bir süredir, eşi oyuncu İsmail Hacıoğlu’yla (Osmanlı Tokadı’nda Fatih Sultan
Mehmet’i canlandırıyor) birlikte İstanbul’un daha sakin yerlerinden birinde yaşamayı tercih eden oyuncu, bu sakinliğin ve doğayla iç içe olmanın verdiği tüm güzellikleri dışarı yansıtmasını bilenlerden.

“Tamir etmenin peşindeyim”

Kendini, ailenin zincirleri kıran küçük kızı olarak tanımlayan Atasever, bu dikkafalı, cesur özelliğiyle ailede kendinden sonra gelen kardeş ve yeğenleri için de kolaylık sağladığını söylerken yüzünde beliren zafer gülümsemesini gözlemlemek mümkün.
Sohbette bugüne geldiğimizde oyuncu, ‘dikkafalılığının’ artık ani bir parlama halinden çıkıp çok daha sakin bir hale
bürünmesinden memnun.
“Eskiden hemen silip atardım, şimdi silip atmak değil de onu tamir etmenin peşindeyim. Her şeyin, kendini değiştirmekle başladığını öğrendim. Bir şeyin iyi olmasını istiyorsan önce
sen iyi olmalısın.”

“Giyim tarzım karmakarışık”

Ruh halinde gün geçtikçe daha da netleşen Atasever, söz modaya ve stiline geldiğinde tam tersi bir tavır sergilediğini gülerek anlatıyor. “Karmakarışık bir giyim tarzım var. Zaman zaman dolabımda canlandırdığım karakterlerin kıyafetleri oluyor, böylelikle rolüme her an çalışabildiğimi hissediyorum. Benim dolabımda ve hatta hayatımda vazgeçemediğim parçalarım yok çünkü onlar her an yeni bir karakterle değişebiliyorlar. Ancak değişmezlerimin ailem, eşim ve köpeğim Sabır olduğunu düşünmeden söyleyebilirim.”
2011 yılında ekranda izlediğimiz “Başrolde Aşk” dizisinden sonra bir süreliğine projelerine ara veren güzel oyuncu, Avustralya’ya gidip dil eğitimi almış, tiyatro kursunda provalara katılmış ve gezmiş. Bu sürecin kendisine olan katkısından söz ederken bile hala o günlerin üzerinde bıraktığı huzuru görebiliyorsunuz. “Avustralya seyahatinin bana ‘farklılık’ anlamında çok iyi geldiğini düşünüyorum. Ben bugüne kadar planlı yaşamadım, plan yaptığımda da
işe yaramadığını gördüm. Bu hayatta her şey değişebilir, sen bile kendine şaşırabilirsin. Pozitifliğimde, aldığım nefes ve ses terapisinin de katkısı olduğunu söyleyebilirim. Bu, benim anda kalmamı ve doğru adımlar atmamı kolaylaştırıyor.”

 

Bir önceki yazımız olan Sera Tokdemir Ben de Özledim dizisinde başlıklı makalemizde Ali Atay, Ben de özledim ve Ben de özledim dizisi hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *