Usta’nın Hikayesi oynadı, Erdoğan yorumladı

760 kez izlendi, 04 September 2013 Wednesday

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlik yıllarından Başbakanlığa giden yolda yaşadıklarının anlatıldığı “Usta’nın Hikâyesi” belgeseli dün gece Beyaz TV’de yayınlandı. Sunuculuğunu Ferda Yıldırım ve Ertem Şener’in yaptığı belgeselde Başbakan Erdoğan kendi hayatına dair çok özel anılar anlattı. Başbakan Erdoğan isminin nasıl verildiğine ilişkin soruya, “Recep Tayyip ismini babam vermiş. Recep ayında doğmuşum. Bundan dolayısı göbek adımı […]

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlik yıllarından Başbakanlığa giden yolda yaşadıklarının anlatıldığı “Usta’nın Hikâyesi” belgeseli dün gece Beyaz TV’de yayınlandı. Sunuculuğunu Ferda Yıldırım ve Ertem Şener’in yaptığı belgeselde Başbakan Erdoğan kendi hayatına dair çok özel anılar anlattı.
Başbakan Erdoğan isminin nasıl verildiğine ilişkin soruya, “Recep Tayyip ismini babam vermiş. Recep ayında doğmuşum. Bundan dolayısı göbek adımı Recep vermişler. Dedemin adı Tayyip’ti. O nedenle ikinci adıma da Tayyip verilmiş dedemin adından dolayı” sözleriyle cevap verdi. Erdoğan, ilkokul ve imam hatipte Tayyip ismiyle çağrıldığını ancak ilkokuldaki din dersinde namazı kıldığını, bu sebeple de zaman zaman kendisine “hoca” diye hitap edildiğini söyledi.

‘Çelik çomak oynardım’
Erdoğan belgeselde çocukluk yıllarını şöyle anlattı: “Çocukluğumda çok sakin değildim, hareketliydim. Bizlerde sokak komşuluğu değil mahalle komşuluğu yaygındı. Kasımpaşa’da oturduğumuz sokakta bütün arkadaşlarımızla gayet sıkı fıkıydık. Sokaklar o zaman tamamen topraktı. Yağmuru yediği zaman çamur olurdu. Biz o çamurların içinde oynardık. Öyle anlar olurdu ki annem evde yoksa arkadaşımın annesi beni alır evde yıkardı. Bundan dolayı da bizim aramızdaki komşuluk bağları çok güçlüydü. Sokakta en çok çelik çomak oynuyorduk. Şimdi gerçi ismini unuttum. Affınıza sığınarak söylüyorum. Böyle uzun eşek falan bu şekilde şeyler oynadık. Çocukluğumda bisikletim olmadı. Bisiklet alacak durumda değildik. Yazları Rize’ye giderdik. Büyüklerimizle birlikte çay ve fındık bahçelerine girdiğimiz oldu.”
Babası Ahmet Erdoğan’ın çok güvenilir ve otoriter olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, hemşerilerinin paralarını babasına emanet ettiğini hesaplarını da kendisinin tuttuğunu söyledi. Erdoğan, “Babam bizim hemşerilerin kasasıydı. Yurt dışında gemilerde çalışan hemşehriler onu bir yediemin olarak görürlerdi. Paralarını babama bırakırlardı, giderlerdi. Babam oradan köyde eşlerine parayı -onlar ne kadar isterse- sağlam güvenilir insanlarla gönderirdi. Babam aynı zamanda çok otoriterdi. Bizim yetişmemizde onun o cddiyetinin çok faydası olmuştur. Ağzımızdan kötü bir laf çıkacaksa, cezası çok ağırdı. Küfredemezsiniz. Küfrederseniz faturasını ağır ödersiniz. Zaman zaman babam bizimle hesaplaşmıştır.” diye konuştu.

Kasımpaşa’da gençlik yılları…
Yatılı okuduğu yıllarda babasının kendisine haftalık 2,5 lira gönderdiğini kaydeden Erdoğan, o parayla kartpostal alıp okulda arkadaşlarına sattığını ve bunun yanında haftasonları simit, su satarak para kazandığını anlattı. Erdoğan bu paralarla İsmail adlı arkadaşlarına ait kitabevinden ilk kaynak kitaplarını aldığını söyledi.
Kasımpaşa’da geçen gençlik yıllarıyla ilgili konuşan Erdoğan, İmam Hatip Lisesi’nde okumaya başlama serüvenini şöyle anlattı:
“Beni İmam Hatip’e yönlendiren okul müdürüydü. Kendisi çok imam hatip anlayışlı da değildi. Bizim din dersimize girişi, babama ‘Tayyip’i buraya gönderelim’ deyişiyle imam hatipe girdik. İmtihana girdik imtihan neticesinde oraya girdik. Öğretmenlerimiz ‘Ölü mü yıkayacaksınız?’, ‘Ne işiniz var burada?’ diyorlardı. Fark derslerimi Eyüp Lisesi’nde verdim. Böylece Marmara Üniversitesi’ne girebildim. İmam Hatip’e ötekileştirme o zaman başlamıştı.”
Fenerbahçe taraftarı olduğu bilinen Başbakan Erdoğan Fenerbahçeli olmasında ilk gençlik yıllarında oynadığı futbol takımının ve Lefterin çok etkili olduğunu söyledi. Erdoğan, “Lefter ile Fenerbahçe sevgim başladı. 15-16 yaşında amatörde İstanbul genç karmaya seçildim Statlara serbest giriş kartı aldım. Yıkılmış olan İnönü Stadı’na bedava girebildik. İmam hatipte futbol oynadığımdan babamın haberi yoktu, daha sonra oldu. Son yaşanan olaylardan sonra aile epeyce soğudu. Emine Hanım, Beşiktaş taraftardır” dedi.

Emine Erdoğan ile ilk karşılaşma
Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’la ilk karşılaşmasını ve “kız isteme” hikâyesini ise şöyle anlattı: “Tepebaşı Gazinosu vardı. O gün partimizin toplantısında bizim hanımın tasarımcılık yönü vardır. Dikkatimi çekti. Duruşu falan dikkatimi çektiği gibi. O anda yeni şeyle elektriklenme ile tabir edilen âşık olmak denen durum meydana geldi. Ama tabi benim âşkı tanımlamam, aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Biz bir aşık olduk pir aşık olduk. Geçenlerde önceki Milli Eğitim bakanımız Ömer Bey’in oğluna kız istemeye gittik. Kızımız oğlumuzu kahvesine tuzu fazla kaçırmış olacak mı baktık oğlumuz kıvranıyor.
Sağolsun, eşim böyle bir şey yapmadı. Biz babam annem yengem birlikte gittik giderken de kakaolu çikolatalı bir baklava yaptırmıştım. O gün isteme işini yaptıktan sonra öğrendim ki ben baya kızarmışım. Biz hemen hemen bir sene içinde nikâhımızı ve düğünümüzü kıyıverdik.”

GÜL: DAHA ÇOK HİZMET EDECEK
Belgeselde Erdoğan’ın 40 yıllık arkadaşı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de görüşlerine yer verildi. Gül, “Tabi herkes biliyor ki Tayyip Bey’le bizim arkadaşlığımız, kardeşliğimiz çok eski yıllara gider, eski yıllar gençliğimizin ilk yıllarıdır. Benim üniversiteye ilk girişimdir. Tayyip bey de o zaman son sınıftaydı. Bu 1970’lerin başıdır. O günden bugüne baktığımızda 40 yılı geçen bir arkadaşlığımız, kardeşliğimiz vardır. Bu süre içerisinde çok olaylar oldu. Bu 40 yıla yakın arkadaşlık, bir mahalle arkadaşlığı değil, bir vatan millet sevgisi uğruna dava arkadaşlığı. Allah nasip etti. Milletimize, hizmet yolunda bizlere çok onurlu görevler düştü” dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, “Ailelerimiz de dosttur. Benim çocuklarım, onun çocukları, onun çocukları benim çocuklarım gibidir. Hepimiz birbirimizi çok severiz. İnşallah bu millete çok hizmet imkanı olacaktır. Şüphesiz ki hepimize allah sağlık sıhhat ve afiyet versin. Kendisi çok kararlı ve cesur bir kişiliğe sapip. İnsanlarla sıcak ilişkiler kurar, onun için de insanlar etrafında toplanabilmiştir. Aynı zamanda da yeri geldiğinde çok yufka yüreklidir. Tayyip Bey’e tekrar sağlık, sıhhat afiyet diliyorum. Muhakkak ki devletimize hizmetleri çok olacak” dedi.

‘Yola devam ediyoruz’
Başbakan Erdoğan ise “Cumhurbaşkanımız hepsini en güzel şekliyle özetledi. Unutamadığımız dediğimiz en önemli şey Ak Parti’nin kuruluş olayı. Bu kuruluş sürecinde hiçbir zaman tereddüte düşmedik. Ama o kuruluş hareketini yapan arkadaşlar olarak birbirimize hakikaten inandık, geçmişten devraldığımız birlikteliğimizi bir kardeşlik hukuku içinde aynen geleceğe taşıdık. Bu süreç içerisinde makam, mevki, hiçbir bizi etkilemedi. Kardeşliğimizi gölgelemedi. Aramıza böyle bir sıkıntı sokamadı. Yazılı ve görsel medyada neler yazdılar? Bizimle ilgili yazdılar, eşlerimizle ilgili yazdılar. Halbuki Abdullah Bey’in dediği gibi bizim eşlerimiz birbirleriyle çok farklıdır, böyle bir sıkıntı hiçbir zaman hamdolsun hiçbir zaman yaşanmadı. Bunu yakalamayadıkları için de kahroluyorlar tabi. Ama biz aynı şekilde biz inandığımız bu kardeşlik hukuku içerisinde bir dava aşkı, inancıyla yolumuza devam ediyoruz” dedi.

ÜNLÜLER NE ANLATTI?

‘Naber tombişim?’
Belgeselde sanatçılar ise Erdoğan’la ilgili şunları anlattı:

Orhan Gencebay
: “Bir gün kız istemeye gittik sayın Başbakan’la. Kızı vermezlerse ne yaparız diye ‘kaçırırız’ falan diye şakalaştık. Derken sohbetten sonra kızıo isteme faslı geldi. ‘Buyrun siz isteyin’ dedim. ‘Ben istemeyem sen iste. Sen benim büyüğümsün’ dedi. Ben istedim neyse verdiler kızı rahat ettik.”

Fatih Terim
: “Bugün savaşların yerine spor var. Herkes sporunun her dalını kendi ülkesinin tanıtımı için kullanıyor. Bizim de ülkemizde özellikle sporu bu kadar seven bir başkanımız olduğu için sağladığı imkanlarla birlikte büyük bir şanstır. Herkes bu şansı iyi kullanmalıdır.”

Şahan Gökbakar: “Davet edildiğim toplantıda kendimce hazırlık yapıyorum kafamda. Başbakan böyle derse ben de böyle derim falan. Salona giren Başbakan Erdoğan tek tek el sıkarak geldi ve tokalaşırken ‘Naber tombişim’ dedi. Ben de ‘İyiyim Başbakanım siz nasılsınız’ dedim. O da ‘Hala erimedin mi’ dedi devam etti. Ben de kahvaltının son anlarına kadar yemedim. Tam tabaklar toplanmaya yakın bir iki bir şey ağzıma attım derken Başbakan Erdoğan’la göz göze geldik ve ben elimdeki çatalı bıçağı anında bıraktım.”

Acun Ilıcalı: “Bir gün Yunanistan’da taksiye bindim. Taksici bana ‘Erdogan, Erdogan’ diye seslendi. Ben de ‘evet bizim Başbakanımız’ dedim. Taksici döndü bize ‘Erdoğan buradan adaylığını koysa seçilir’ dedi. Bugün dünyada bu noktaya gelmiş olmamız bir Yunanistanlı’nın bunu söylemesi benim için bir gurur kaynağı olmuştur.”

Bir önceki yazımız olan 'Dev maket' Fikirtepe'de sergilenecek başlıklı makalemizde bakanlar kurulu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve emlak hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler: beyaz tv ertem şener ferda yıldırım recep tayyip erdoğan recep tayyip erdoğan belgeseli Usta'nın Hikayesi - Recep Tayyip Erdoğan ustanın hikayesi ustanın hikayesi belgeseli ustanın hıkayesı full

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz