Türkiye Sinema Kanunu’nda son durum

Noktalı Virgül’de bu ay, Türkiye Sinema Kanunu çalışmalarına bakalım istedik. Bir an önce çıkarılması arzulanan Türkiye Sinema Kanunu’nu çalıştaylar aşamasından takip etmekte fayda var.

Haziranda Türkiye Sinema Kanunu konusunda, sinema, televizyon ve bütünüyle telif hakları açısından önemli iki çalıştay yapıldı.

Sektörün üreticileri ve emekçileriyle, bürokratları bir araya getiren çalıştayların, uzun süredir çıkarılması beklenen Türkiye Sinema Kanunu öncesinde değeri tartışılmaz.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın böyle bir yasa çalışması öncesinde, sektörün sesini doğrudan dinleme arzusu da kayda değer. 2005 yılından bu yana teşviklerdeki dinamiklerin değişmesinin olumlu bir atmosfer yarattığını düşünen Günay, yeni yapılanmada çerçeveyi büyütmek ve daha da belirgin hale getirmek isteğinde belli ki.

Akla gelebilecek sorular

Tasarının belirlenmesi ve yasalaşması konusunda hızlı davranmak isteyen Günay, “Umut ediyorum ki bu yasama dönemi sona ermeden bu tasarıyı Bakanlar Kurulu’na getirebileceğim, gelecek dönem yasalaşması için önemli bir yol kat etmiş olacağız,” diyor. 13 Haziran’da yapılan çalıştay sonrasında bakanın destek konularında ihtisaslaşma ve ortak yapımlarla ilgili desteklerin yapısını belirleme konularına özellikle önem verdiği görüldü. Ortak yapımlar konusundaki istekli duruş şaşırtıcı değil; Japonlarla, Azerilerle ortak projeler olduğunu, diplomatik ilişkilerin yıldönümleri kapsamında Hollanda ve Polonya’yla projeler yapılabileceğini söyleyen bakanlığın iştahını kabartan bir diğer etkenin, yıllardır majestelerinin hizmetinde oradan oraya koşan, imparatorluk görkeminin keskin temsilcisi James Bond olduğunu biliyoruz. 007 serisinin yeni filminin bazı sahnelerinin Türkiye’de çekilmesi, hem turizmcilerin hem de “Şöhretin ayağını bastığı yere ben de ayağımı basayım” diyen turistlerin ağzının suyunu akıtmış olacak ki, bir süredir Türkiye’ye “James Bond turları” düzenleniyor.

Bunu gören bakanlık, tanıtımreklam mutluluğuyla, yabancı projelere destek konusunda daha da istekli davranıyor.

Akla gelebilecek sorular da yok değil elbette: Yerli yapımlara yıllık 10-15 milyon liralık destek veren bakanlık, ortak yapımlar için 30-35 milyon liralık bir bütçeyi hangi kaynaklara telaffuz ediyor acaba? Böylesi kaynaklara ulaşılabiliyorsa yerli yapımların desteğinde ciddiye alınır bir artış bekleyebilir miyiz? En kısa zamanda şeffaf bir şekilde cevaplanacağını düşündüğüm bu sorulardan önce Ertuğrul Günay’ın yorumuna bakmalı. Şöyle diyor bakan: “Hem kendi yapım hem de uluslararası yapımlarda destek kapısını açan bir çalışma yapıyoruz. Yürümeyen bir Danışma Kurulu vardı. Türkiye Sineması Strateji Kurulu oluşturmayı hedefliyoruz.

Her yıl en az bir kez toplanacak, sektörün bütün taraflarını içerecek. Bir vizyon saptama toplantısı yapılacak. Geri ödemeler konusunda sinema sektörünü bazı haksız belgeler üretmeye zorlayan bir süreç var.

Bunu ortadan kaldıracak ve daha gerçekçi bir geri ödeme süreci getirecek, geri ödeme yükümlülüğünü hafifletecek bir çalışma düşünüyoruz. 2005 yılında bu yasa çıkarken Türkiye sineması emekleme döneminde bile değildi, doğum sancıları çekiyordu. 10’un altında film üretiyorduk, yerli film seyircimiz 5 binin altındaydı. Yerli film seyircimiz 20 milyonun üzerine çıktı. Film sayısı 60-70’lere çıkabildi, önemli ödüller almaya başladı.” Öncelikle mevcut Danışma Kurulu’nun ‘yürümeyen’ bir kurul olduğunu söylüyor bakan.

Ve bu kapsamda kurulu genişleterek, birden fazla kuruldan oluşacak bir Strateji Kurulu amaçladıklarını ifade ediyor. Bu noktada ‘sektörün bütün tarafları’ cümlesinin pratikteki karşılığı önemli. Sektör elbette kurulların üyelerinin kendi aktörlerinden oluşmasını istiyor. Bu oluşumda bürokrat-sektör çalışanı dengesinin nasıl olacağı merak konusu.

Sektörün kendi kararlarını verebilmesi için meslek birliklerinin önerdiği isimlerin çoğunlukta olması gerekiyor. (Benzer bir durum tiyatrolar için de söz konusu.)

Önemli bir nokta

Bakan, geri ödemeler konusundaki mevzuat boşluklarının ve sıkıntıların da farkında.

Özellikle de yapımcıların üstündeki geri ödeme yükümlülüğünün ve bunun yarattığı baskının.

Bulut Film’den Yamaç Okur’un sözlerine kulak kabartmak lazım. Okur, “Yapımcıların daha kuvvetli hale gelmesi lazım, yapımcı şirket enflasyonu bitmeli, en azından yeni yasa böylesi bir durumu teşvik etmemeli,” diyor ve ekliyor: “Bu tip çalıştaylara ağzı laf yapan kişilerden çok, iş bitirici, az ve öz konuşan isimler katılmalı.” Adı “Sinema Filmlerinin Desteklenmesi ve Sınıflandırılması Hakkındaki Kanun” olarak belirlenen tasarı, şiddet ve pornografi içeren filmlere destek vermeyen yapıya, nefret söylemi içeren filmleri de katıyor.

Önemli bir nokta. Ancak yine kurullara çok iş düştüğünü söylemek şart.

Bakanlığın ve sektör temsilcilerinin hemfikir oldukları konulardan biri, Türk sineması için yeni finans kaynakları yaratılması konusu.

Bu konuda televizyonun aktif bir noktada durduğu kesin ama oyuna en verimli şekilde nasıl dahil edileceği konusunda çalışmak gerekiyor. Telif hakları konusundaki düzenlemeler, elbette oyunun bu oyuncusunu da yakından ilgilendiriyor. 27 Haziran’da yapılan telif hakları çalıştayıyla ilgili notları da ayrıca bir kenara yazmak lazım. Amaç kuyruğu dik, hafızayı canlı tutmak.

2005’ten bu yana gelen uygulama, elbette Türk sinemasına katkı sağladı. Bu konuda bakanlığın övünmesi doğal. Ama işin bakanlık cephesi şunu da unutmamalı. Yedi yıllık bu uygulamanın başarısı, sektörün yenileşen, dünya ölçeğinde düşünen, dinamik, yaratıcı, birlik duygusuna sahip gerçek emekçileri sayesinde oldu. Bu dinamik yapının sesini daha çok dinlemek gerekiyor.

Belli ki nihai amaç Türkiye Sinema Merkezi’ni oluşturmak. Hatta çıkarılması düşünülen yasanın, 2005 sonrası pratikte yaşanan sorunları çözmeye odaklı bir ‘ara yasa’ olduğu düşünülebilir. Tasarının 1-1,5 ay içinde Bakanlar Kurulu’na gitmesi, yeni yasama yılının ilk aylarında da yasalaşması bekleniyor. Tüm bu gelişmelerde ortak yapımların ve yabancı yatırımcıya destek isteğinin de rolü olduğu belli. Hey gidi James Bond, majestelerinin güvenliğini sağlamakla yetinmedin, Türkiye Sinema Merkezi’nin de önünü açtın. Kim tutar seni 007?

YEKTA KOPAN – 2012 – Milliyet Sanat

Bir önceki yazımız olan BMW 218i özellikleri ve fiyatı başlıklı makalemizde 218i Active Tourer, BMW 218i ve BMW 218i fiyatı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *