Trafik yoğunluğunun nedeni Gezi çıktı!

Bu memlekette ne kadar bozuk giden bi iş varsa bilin ki müsebbibi Gezi’dir!..
Gezicilerdir!
Diyorlar ki; İstanbul’un trafiğini mahvetmek için Gezi eylemcileri kolları sıvadı.. Amaçları AKP’li belediyeyi zor durumda bırakmak, dolayısıyla iktidarı sarsmak..
Belediye Başkanı’nın ‘her yerde metro, her yere metro’ yazılı binlere afiş ve pankart asmasının nedeni bu herhalde..
Gezicileri kendi silahlarıyla vurmak!..
*
Başbakan Yardımcısı Babacan bir süre önce Türkiye’nin itibar kaybetmesini Gezicilere bağlamıştı..
Faizin artması da onların suçu..
İşsizliğin yüzde 9’lar seviyesine çıkmasının da..
Hatta doların iki lirayı görmesi de..
Barış sürecinin aksaması da Gezicilere bağlandı.. Her şey yolunda giderken Gezi eylemleri nedeniyle PKK çekilmekten vazgeçmiş..
Ciddi ciddi yazıyorlar..
Yersen!..
*
Dönelim trafiğe, İETT 758 adet yeni otobüs almış.. Trafiği azaltır mı artırır mı ayrı konu.. Başbakan otobüs töreninde trafik sorunu geçici dedi..
Sizce bayramdan sonra yollar tam gaz olur mu? Trafik şıkır şıkır akar mı?
Göreceğiz!
Bir de medyaya kızmış.. Yatıyorlar, kalkıyorlar trafiği yazıyorlar demiş!..
Valla yatıyoruz, kalkıyoruz trafiğe çıkıyoruz.. Yatıyoruz, kalkıyoruz o çileyi çekiyoruz..
Yazmayalım mı?
Bahsetmeyelim mi?
İstanbul halkı burnundan soluyor.. Dün yazdım; trafiğin sorumlusu Belediye Başkanı’dır..
Ama üzerine almıyor.. Kendi meselesi olarak görmüyor.. Polisliye iş olarak görüyor..
Yol yapmazsan!
Her boş alana mega konut bindirirsen, İstanbul’u AVM cenneti yaparsan, trafik polisi ne yapsın ki!..
*
Gezi’yle başladık, Gezi’yle bitirelim.. Ne yani, Geziciler trafik tıkansın diye sabah akşam arabalarına atlayıp kenti mi turluyor?
Benzin paralarını kim veriyor?
Alman Ergenekon’u mu?
*
Diyorlar ki; üçüncü köprü yapılınca trafik rahatlayacak.. Köprü yapılsın, çevresine yeni kentler kurulsun, bir de üçüncü havaalanı açılsın..
Görürüz..
İstanbul daha da felaket olacak..

‘Her yer rant her şey rant’ değil

Dün uzun uzadıya yazdım.. İstanbul’un yaşanmaz hale gelmesinin nedeni Büyükşehir Belediyesi’nin her arsaya rant gözüyle bakmasıdır dedim..
Nefes alacak alan bırakmadılar.. Geziciler olmasa Taksim’in göbeğine bile kışla görünümlü alışveriş merkezi, otel, konut yapacaklardı..
Gerisini düşünün artık..
Mecidiyeköy’deki Ali Sami Yen Stadı ile yanındaki likör fabrikasına devasa binalar konduracaklarına park yapsalardı, orası nefes alırdı..
İnsanlar çoluğunu çocuğunu alır yeşile götürürdü.. Hava aldırırdı..
Rant, yeşili yendi!..
Soruyorum size..
Orada trafiğin santim santim yürümesinin sorumlusu araçlarıyla yola çıkanlar mı, Belediye Başkanı mı?
*
Tabii, her arsaya rant gözüyle bakmayan belediyeler de var.. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen trilyonluk rant kapısını elinin tersiyle itti..
İstese, E-5 yolunun dibindeki.. İncirlik’ten Merter’e inen bölgedeki 90 bin metrekarelik araziyi imara açardı..
Açsaydı, binlerce konut yapılırdı.. Bir de AVM.. Yapsaydı; trafiğe bir bomba da o atmış olurdu..
Erzen, rant yerine yeşili tercih etti, halkı düşündü, insanı düşündü, Bakırköylüyü düşündü..
Botanik bahçesi yaptı..
Gidin gezin, nefes alırsınız.. Kendinizi Avrupa’da hissedersiniz.. İçinde doğal kaynak suyuyla beslenen göletler, ayrı özelliklere sahip bahçeler.. Sosyal tesis..
O da belediyeci, İstanbul’u bu hale getiren de belediyeci..
Fark ortada..
Farkı siz takdir edin..

 

Bir önceki yazımız olan Ergenekon ve Balyoz küresel operasyon mu? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *