Toplumsal yapının şaşkolozluğu

10 September 2013 Tuesday, 19:55

Epey bir zaman oluyor 2 İstanbullu arkeolog, Ayasofya’nın içini bir kez daha gözden geçirirken, mihrabın önündeki dört köşe parke taşlarından birinden bir boşluk sesi almışlar.
Parke taşını kaldırıp altına baktıklarında, denize doğru inen yusyuvarlak bir tünel görmüşler.
***
Yeryüzünün ilk kubbeli kilisesi olan Ayasofya 554 yılında tamamlandı. Bin 500 yıldır incelenmedik tarafı bırakılmadı Ayasofya’nın. Altında da bir tünel bulunduğu ıskalanmış.
***
4’üncü Haçlı seferlerinde olduğu gibi, Bizans İmparatorları’nın başı sıkıştığında buradan denize iniyor, orada her zaman hazır bulunan bir tekneyle de “Prens Adaları”na gidiyorlarmış.
***
Dün bizim “Pancar motoru”yla baş başa oturduğum oda, başıma yıkılıyor sandım. Bir “Yapsatçı” müteahhit, nispeten küçük kalmış 7-8 katlı 7 binayı yıkacak ve yerine gökdelenler yapacakmış.
***
Bizim oturduğumuz Kemal Salih Sel sokakta 2 bina yıkılmış işçiler damper kamyonlara atıyorlardı taşları, molozları, sıvaları.
2 kat daha altımızda oturan emekli komiser de dairesini satmış, yeni gelen daire sahibi banyoyu, mutfağı, antreyi gönlüne göre değiştiriyordu.
Elektrikli matkap sesiyle damper kamyonlara yapılan yıkıntı yüklemesinden iflahım kesilmişti.
Kendi kendime:
– Keşke şu İstanbul’un taşı toprağı altın olmasaydı, diyorum.
***
Erkek milleti olmakla övünüp duruyoruz.
Oysa İstanbul’un en tipik simgesi, Boğaz’ın başındaki “Kızkulesi”.
İçi de tam bir zindan. Bir rivayete göre, Bizanslılar Kızkulesi’nden Sarayburnu’na bir zincir çeker, Boğaz’ı böyle kaparlarmış.
***
Bendenizin aklı pek yatmadı bu rivayete. Öylesi bir zincirin ağırlığını hangi tekne taşıyabilirdi ki?
***
Menderes’in en çok kullandığı deyim şuydu:
– Hafızayı beşer nisyan (unutkanlık) ile malüldür.
***
1908 2’nci Meşrutiyet’ten sonra da siyasal yergi hiç azalmadı.
Eşref:
Asiyabı devleti (devlet dolabını) bir har da (eşek) olsa döndürür.
diyordu.
Neyzen Tevfik de:
Öyle harlar koştular kim asiyabı devlete
Birbirin çiğnemekten dolabı devlet dönmüyor.
diyordu.
***
Suriye sorununa da, en yakışacak yergi şu olsa gerek:
Şam için yakma başının nare (ateşe)
Yak çubuğunu sefanı are.

Bir önceki yazımız olan Terim ve Milli Takım başlıklı makalemizde a milli futbol takımı, fatih terim ve hasan pulur hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz