Televizyonların kara listesi

Kanalların elinde iktidar tarafından hazırlanan bir “kara liste” olabilir mi? Bazı kanalların da bazı ünlülerle çalışmadığını biliyordum, ama bunu ilk kez duydum

Türkiye’deki televizyonların hepsi değil, ama en azından reytinglerini ölçtüren kanallarda neler olup bittiğini yakından takip eden biriyim… Şimdiye kadar bu kanalların işbirliği yaparak Gezi Parkı eylemlerine destek veren sanatçılara toplu olarak ambargo uyguladıklarına dair bir şey duymadım.
Antalya’da ufukta yeni proje var mı diye sorduğum Derya Alabora, “Yok… Çünkü ben de televizyonların yasaklılar listesindeyim” dedi.
Alabora her daim muhalif, ama adı Gezi Parkı eylemlerinde ön plana çıkan bir sanatçı değil.
Hal böyleyken ambargolu sanatçılar arasına alınmasını aklım almayınca niye ki diye sorunca verdiği yanıt şu oldu:
“Memet Ali Alabora yeğenim ya, sadece o yetiyor, kanalların elinde dolaşan yasaklı sanatçılar listesinde adımın olmasına.”
Bazı sanatçıların Kanal 7 ve Samanyolu TV ile çalışmadığını, iktidara yakın gazetelere söyleşi vermediğini, aralarındaki derin görüş ayrılıkları ya da iş ihtilafları nedeniyle bazı kanalların da bazı ünlülerle çalışmadığını biliyordum, ama bunu ilk kez duydum.
Dizi yayınlayan kanalların elinde iktidar tarafından hazırlanan bir “kara” ya da “yasaklı sanatçılar listesi” olabilir mi?
Derya Alabora, ısrarla “Ben görmedim, ama sanat camiasında herkes böyle bir listenin olduğunu konuşuyor” dedi…
İktidarın “Gezi Parkı eylemlerine katılan ya da destek verenlere iş vermeyin” diyerek bir “kara liste” hazırlayıp televizyon kanalları yöneticilerine verdiği, onların da bunları elden ele dolaştırdığına inanmıyorum.
Ne bileyim, belki de yasaklar yüzünden insanına ağır bedeller ödetmiş Türkiye’de hala “kara liste”lerin olduğuna inanmak istemiyorum.

KEMAL KILIÇDAROĞLU, ‘KAPANIŞ GECESi’NE AÇILIŞ TELGRAFI ÇEKTi

 

50. Altın Portakal’ın kapanış gecesindeyiz…
Sunucular Murat Han ve Özge Özder 50. Altın Portakal Film Festivali’nin ödül törenini sunmak için sahneye çıktı…
İki oyuncu açılışa dair birkaç cümle sarfettikten sonra sıra final gecesine katılamayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği telgrafın okunmasına geldi ve Özder telgrafı okumaya başladı:
“Açılış töreninde aranızda olamadığım için üzgünüm…”
“Açılış töreni” mi?
O bir hafta önceydi…
Bu telgrafın okunduğu etkinlik “final” yani “kapanış gecesi”.
Aldığı davetlere “işlerinin yoğunluğu” nedeniyle katılamayacağına dair telgrafları bizzat Kılıçdaroğlu çekmiyor elbet.
Varsayalım ki Kılıçdaroğlu adına o telgrafı gönderen yanlış yaptı, o metni sunucunun eline verenler de aynı ölçüde hatalı…

ÖZGE ÖZDER’İN MASUM YALANI

Bu yılki Altın Portakal’ın yayınını CNN Türk yaptığı için, yayıncı kuruluşa tanınan bir jüri üyesi hakkı kontenjanından kanalın Programlar Koordinatörü Aslı Öymen jürideydi.
Murat Han ve Özge Özder, jürideki herkesi tek tek saydı, ama bir kişiyi unuttu.
O da geceyi yayınlayan CNN Türk’ün programlar koordinatörü Aslı Öymen’di.
Aradan bir süre geçtikten sonra yapılan atlamayı sunucu Özge Özder, “Az önce de jüri üyeleri arasında onun da adını söyledik, ama galiba reklam arasına denk geldiği için duyulmadı. Aslı Öymen de var jüri üyelerimiz arasında” dedi.
“Tatlı” ya da “Masum yalan” dedikleri bu olsa gerek.
Çünkü töreni Cam Piramit’ten canlı izleyen bizler için reklam arası söz konusu değildi ve sunucular Aslı Öymen’in ismini daha önce hiç zikretmedi.

GÜNÜN SÖZÜ

“Dost acıyı söyleyen değil, acıyı tatlı söyleyendir!”

Bir önceki yazımız olan Nejat İşler'in sağlık durumu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *