Türkiye müdahaleye karşı

08 September 2013 Sunday, 10:59

Amerikan düşünce kuruluşu Marshall Fonu’nun (GMF) Türkiye’de bu yıl 3 Haziran-2 Temmuz tarihleri arasında yapılan “Transatlantik Eğilimler Araştırması”nda deneklere “hükümetlerinin Suriye’ye olası bir müdahalede yer alması” hususundaki görüşleri soruldu.
Deneklerin yüzde 72’si Türkiye’nin Suriye’ye müdahaleden uzak durması gerektiğini belirtti. Aynı soru Türkiye’de geçen yılki araştırma sırasında da sorulmuştu ve “Ülkem bir müdahalenin tamamen dışında kalmalıdır” şıkkını tercih eden deneklerin oranı yüzde 57 olarak saptanmıştı.
Demek ki Türkiye’de, ülkelerinin Suriye’ye yönelik bir askeri müdahaleye karışmasına karşı olanların oranı bir yılda yüzde 15 artmış. Bu yılki araştırmanın sonucunda “Türkiye müdahale etmelidir” diyenlerin yüzde 21 oranında kaldığı görüldü.
Geçen yıl “müdahale edelim” diyenlerin oranı yüzde 32 çıkmıştı. Müdahale isteklilerinde de 11 puanlık bir düşüş söz konusu.
Bu arada, Transatlantik Eğilimler araştırmasının kapsamlı sonuçlarının açıklanacağı tarihin 18 Eylül olduğunu belirtelim. Belli ki GMF, Suriye’ye müdahale eli kulağında diye araştırmanın konuyla ilgili bu tek sonucunu dünya kamuoyunun ve karar vericilerin istifadesine erkenden sunmayı tercih etmiş. Ve dikkatinizi çekmiştir; araştırma Şam’daki kimyasal silah saldırısının vuku bulduğu 21 Ağustos tarihinden önce yapılmış. O zaman tabii ki “Bu araştırma 21 Ağustos’tan sonra yapılsaydı nasıl bir sonuç çıkardı?” diye sorup, buna varsayıma dayalı cevaplar aramak gerekli oluyor.
Aynı soru 21 Ağustos’tan sonra da sorulsaydı, üç aşağı beş yukarı aynı oranların elde edileceği kanaatindeyim. Saldırının rejim tarafından gerçekleştirildiğine hükmedenler arasında, insani nedenlerle müdahale yönünde bir eğilimin destek kazanacağı varsayılabilir. Ama tam tersine, bu kimyasal silah saldırısının savaş ihtimalini güçlendirmesi ve bir savaşta Türkiye’nin maruz kalacağı risk ve tehlikeler nedeniyle savaş karşıtı eğilimin de güçleneceği pekala ileri sürülebilir.
Suriye’ye karşı uzun süreli saldırıya isteklilikte “dünya şampiyonu” olan AKP liderliği açısından, GMF araştırmasının ortaya çıkardığı manzara hiç de iç açıcı değil. AKP seçmeninin yarısından fazlası hükümetlerinin Suriye’ye müdahaleden uzak durmasını istiyor. İktidar, sahip olduğu büyük propaganda makinesine rağmen aradan geçen bir yıl zarfında kendi seçmen tabanı arasında müdahaleden yana olanların dramatik biçimde azalmasına engel olamamış. Bu arada AKP liderliğinin kimyasal saldırıyı fırsat bilip yeniden “Suriye’de askeri çözüm” umuduna kapıldığını görüyoruz. Başbakan Erdoğan’ın “Bir iki gün vur çık olmaz” sözlerinde ifadesini bulan beklenti askeri çözümden başkasını işaret etmiyor.
Arzulanan, ABD liderliğindeki operasyonun muhalefet karşısında rejimin sahip olduğu askeri üstünlük sona erene kadar haftalar boyunca sürdürülmesi… Senaryoya göre Baas rejiminin uçakları, ağır silahları, füzeleri ve bunları kullanan özel birlikleri hava bombardımanıyla imha edildiğinde, muhalefet güçlerinin Şam’ı ele geçirmesi mümkün olacak. Şu an için elimizde bu tür bir politik stratejinin ABD tarafından da benimsendiğine dair bir veri yok.
Ancak, tercihler ya da beklenmedik koşullar, başlamış bir müdahalenin rejimin devrilmesini kolaylaştırmaya dönük bir karakter almasına neden olursa, “her türlü koalisyonun içinde yer alacağını” Başbakan’ın ağızından peşinen ilan etmiş olan Türkiye bu savaşın aktif tarafı haline gelecektir. Erdoğan, bir “rejim değişikliği” stratejisinin ABD eliyle yürütülmesini hükümetinin Suriye politikasını bataktan çıkarmak için bir fırsat olarak görebilir ama iki ucu da kirli bir değnektir bu…
Birincisi, çıkmazdan savaşla kurtulmanın bir garantisi yoktur ve Türkiye misillemelere açıktır.
İkincisi de yüksek faiz ve yüksek kur baskısı altındaki ekonomiyi beter etkileyecek bir savaşa karşı bir de toplumsal muhalefet yükselirse, menfi gidişatın seçimler yılı 2014’te AKP için kötü sonuçlara neden olacağını da öngörmek gerekir.

Kadri Gürsel

Bir önceki yazımız olan Lokantalar örtünecek! başlıklı makalemizde alkol yasakları, alkollü içecekler ve istanbul 2020 hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz