Türkiye’nin eğitim sistemi ve yıllık eğitim harcamaları

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen OECD Eğitim Bakanları Gayriresmi Toplantısı’nda konuşan Başbakan Erdoğan, eğitimde yapılan reformlarla Türkiye’nin AB ülkelerinin bir adım önüne geçtiğini kaydetti

Milli Eğitim Bakanlığının ev sahipliğinde “Eğitim Yoluyla Uygun Becerilerin ve İstihdamın Artırılması” temasıyla düzenlenen OECD Eğitim Bakanları Gayriresmi Toplantısı İstanbul’da başladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve OECD Genel Sekreteri Angel Gurria’nın açılış konuşmalarını yaptığı toplantıya, 39 ülkeden 26 bakan ve 155 heyet temsilcisi katıldı. Eğitimin tüm kademelerinin yanı sıra hayat boyu öğrenimi de kapsayan toplantı bugün de devam ediyor.

‘Eğitim birinci önceliğimiz’
Açılışta konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin kurucu üyelerinden olduğu OECD’nin, Türkiye’nin işbirliğinden en çok verim aldığını, bundan sonraki çalışmalarda da OECD’nin birikimlerinden faydalanmaya devam edileceğini söyledi. Hükümet olarak eğitimi, öncelikleri arasında birinci sıraya yerleştirdiklerine dikkat çeken Erdoğan, eğitimin milli bütçede, personel dağıtımında birinci sırada bulunduğunu, göreve geldiklerinde ise eğitimin arka sıralarda yer aldığını kaydetti.
Erdoğan, hiçbir beceri eğitimi almayanlar yanında, bu yönde eğitim veren kurumlardan mezun olup da iş hayatında yeterli başarıyı gösteremeyen büyük bir genç kitle gerçeğiyle karşı karşıya olunduğunu belirterek, “Bir yanda çalıştıracak nitelikli eleman bulmakta sıkıntı çeken işverenlerin, diğer yanda işsizlikten yakınan genç nüfusun bulunduğu bu çarpık durum, ekonomik zararların yanında çok ciddi sosyal sorunlara da yol açıyor. Bu sorunun çözümü yine eğitimle mümkündür.” diye konuştu.

‘Eğitime yatırım sürecek’
Başbakan Erdoğan, dünyada son 6 yılda yaşanan ekonomik durgunluk sebebiyle eğitim harcamalarından da tasarrufa gidilmeye çalışıldığını kaydederek, Türkiye’nin ekonomik durgunluk dönemi de dahil, geçen 11 yıl boyunca, tasarruf bir yana, eğitime yaptığı yatırımları ilk sırada tutmaya devam ettiğini söyledi. Erdoğan, “Çünkü biz eğitime yapılan yatırımı geleceğimize yapılmış yatırım olarak kabul ediyoruz. Eğitim alanında istediğimiz sonuçlara ulaşmadan, diğer reformlarımızın eksik kalacağına, hedefine ulaşmayacağına inanıyoruz” dedi.
Başbakan Erdoğan, Fatih Projesi, 4+4+4 eğitim sistemi çerçevesinde yapılan çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi: “Geçtiğimiz 11 yılda 188 bin 500 yeni derslik yaparak, toplam derslik sayısını 500 bine ulaştırdık. Özel eğitim kurumlarıyla birlikte bu rakam 624 bine kadar çıkıyor. Bugüne kadar 93 bin sınıfa akıllı tahta kurduk, 52 bin 500 öğrencimize de tablet bilgisayarını teslim ettik. Çoğunluğu meslek liselerinde 75 bin akıllı tahta daha kuracağız. Örgün eğitimdeki 1 milyon 250 bin öğrenci ve öğretmene tablet bilgisayar dağıtımını gerçekleştireceğiz.”
Üniversite sayısında da güzel gelişmeler olduğunu kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: “11 yıl önce ülkemizde 53’ü devlet, 23’ü vakıf olmak üzere 76 olan üniversite sayımız, bugün 104’ü devlet, 71’i vakıf olmak üzere 175 oldu. Türkiye‘nin tüm vilayetlerinde şu anda üniversite var. Bu tabii hem göçü engelliyor hem imkânı olmayanların kendi ilinde üniversite okuma ihtiyacını gideriyor.”

‘AB’nin önüne geçtik’
Başbakan Erdoğan, konuşmasında özel okullarda arzu edilen anadillerde eğitim yapılabilmesinin yolunu açarak, bu alanda Türkiye’yi pek çok Avrupa ülkesinin dahi önüne geçiren bir reformu hayata geçirdiklerini vurguladı. Avrupa ülkelerinde yaklaşık 5 milyon Türkiye kökenli insanın yaşadığına dikkat çeken Erdoğan, çok büyük bir bölümünün, tüm taleplerine ve uğraşlarına rağmen anadilde eğitim hakkını elde edemediklerine belirtti. Erdoğan, “Avrupa Birliği müktesebatında olmasına rağmen bu hak maalesef kendilerine teslim edilmemiştir. Biz ise şu anda Avrupa ülkelerinden bu konuda Türkiye’yi örnek almalarını sağlayacak bir adımı atmış bulunuyoruz” diye konuştu.
Günümüzde, gelişmişliğin özellikle kriterler açısından tek başına ekonomik güçten ibaret olmadığına değinen Erdoğan, “Bir ülkede demokrasi işlemiyorsa, insan haklarına riayet edilmiyorsa, temel hak ve özgürlükler güvence altına alınmamışsa, o ülkenin gelişmişliğinden bahsetmek mümkün değildir. Gelişmişliğin unsurları ancak eğitimle topluma mal edilebilecek, eğitimle güçlendirilebilecek, eğitimle bir medeniyet dinamiği haline getirilebilecek hususlardır” dedi.

‘Eğitim için işbirliği’
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ise konuşmasında OECD’nin üye ülkelere, ortak sorunlara çözüm arayabilecekleri, en iyi mevzuat ve uygulama yöntemlerini belirleyebilecekleri, ulusal ve uluslararası politikalarda eşgüdüm sağlayabilecekleri bir platform sağladığını dile getirerek, “OECD çatısı altında ülke temsilcileri olarak işbirliği yaptığımız konulardan birisi şüphesiz eğitim” diye konuştu.
Bakan Avcı, ülkenin ekonomisi, iş gücü ihtiyacı, gelir düzeyinin yükselmesi, ekonomik hedefleri ve öğrenci sayıları hakkında şu bilgileri verdi: “Türkiye’de değişik eğitim kademelerinde toplam 20 milyon öğrenci 75 bin eğitim kurumu, 750 bin öğretmen bulunmaktadır. Sistemdeki öğrenci artış hızı konusunda fikir vermesi açısından 2001-2002 eğitim öğretim yılındaki ortaöğretim öğrenci sayısının 2 milyon 300 binken 2011-2012 döneminde 5 milyona ulaşmış olduğunu, yani her 10 yılda yüzde 100 artan öğrenci, öğretmen sayısı olduğunu hatırlatmak isterim.”
Geçmiş yıllarda uygulanan 8 yıllık kesintisiz eğitimin yeniden yapılandırılarak 4+4+4 uygulamasıyla 12 yıla uzatıldığını, eğitim sisteminin bu uygulamayla çok seçenekle esnek bir yapıya kavuşturulduğunu, öğrencilerin istek ve kabiliyetleri doğrultusunda tercih yapabilme hakkına sahip olduğunu bildiren Bakan Avcı, bu uygulamayla erken okul terk oranlarının hızla azaltılacağını ve ülkenin okur yazarlık oranının artırılacağını söyledi.

‘Beceri artarsa istihdam artar’
OECD Genel Sekreteri Angel Gurria ise bugünün dünyasında başarılı olabilmek için yetişkinlerin temel becerilere sahip olması gerektiğine dikkat çekti. OECD ülkelerinde 48 milyon işsiz bulunduğunu vurgulayan Gurria, gençler arasında bu oranın yüzde 16’lara çıktığını kaydetti.
Toplantıda bugün eğitim bakanlarına, 2013 OECD Yetişkin Becerileri Anketi’nden bulgular ve OECD’nin PISA 2012 değerlendirmeleri üzerine bilgiler sunulacak.

“Aile-çocuk ilişkisi zayıflıyor”
Başbakan Erdoğan, “Çocukları sadece mesleğe değil, geleceğin anne-babaları olarak hayata da hazırlayacak bir eğitim modeline ihtiyaç olduğunu düşünüyorum” diyerek, şehirleşme, kadının iş hayatında giderek daha fazla yer alması, sosyal ilişkilerdeki ve teknolojideki gelişmelerin, çocuk eğitiminde önemli boşluklar doğurmaya başladığına dikkat çekti. Erdoğan günümüzde, toplumsal eğitimin asli unsuru olan aile ortamı ile çocuk arasındaki ilişkinin giderek zayıfladığını belirterek, “Bu durum çocukların en basit bilgi ve becerilerden yoksun şekilde, sadece okulda aldıkları eğitimle hayata atılmalarına yol açıyor. Aile ve toplum içinde tevarüsen, nesilden nesile aktarılarak, yaşanılarak öğrenilmesi gereken bu bilgi ve becerilerle ilgili eksikleri tamamlama işlevini eğitim sistemine ilave etmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi.

Bir önceki yazımız olan Dershanelerin ruhsat tartışması bitmiyor başlıklı makalemizde dershane ruhsatı, dershaneler kapatılacak mı ve dershanelere ne olacak hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *