Türkiye’de zengin ile fakir arasında 8 kat var

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), gelir ve yaşam koşulları araştırmasının 2012 sonuçları Türkiye’de zenginler ve fakirler arasındaki gelir dağılımının çarpıcı sonuçlarını ortaya koydu. TÜİK’in yaptığı araştıramaya göre geçen yıl ortalama yıllık hanehalkı kullanılabilir geliri 26 bin 577 lira olarak hesaplandı.
Türkiye ortalamasına bakıldığında en fakir yüzde 20’lik kesimin yıllık geliri 3.468 TL olurken, en zengin yüzde 20’lik grubun geliri 27.624 TL’ye işaret ediyor. Buna göre son yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay ilk yüzde 20’lik gruba göre 8 kat oldu.
Araştırmaya göre İstanbul 37.462 TL’lik rakamla en zengin yüzde 20’nin bulunduğu bölge olurken, en fakir yüzde 20’nin olduğu bölge ise 1.940 TL’lik gelirle Güneydoğu Anadolu bölgesi oldu. Burada yapılacak kıyaslamada ise aradaki fark Türkiye ortalamasındaki 8 katın oldukça üzerinde çıkarak 19.3 katlık farka kadar yükseliyor. Öte yandan Türkiye’nin en fakir yüzde 20’sinin aylık gelir rakamı ise 160 TL olarak ortaya çıkıyor.
Öte yandan Ege bölgesinde en fakirin geliri 4.744 TL iken en zenginin 31.766 TL, Akdeniz bölgesinde fakirin 3.433 TL, en zengin yüzde 20’nin geliri 25.779 olarak açıklandı.

‘Gini’de son durum
Gelir dağılımı eşitsizliğini gösteren Gini Katsayısı 2012’de 0.402 oldu. 2011’de katsayı 0.404 olmuştu. Gini Katsayısı’nın 0’a yakın olması gelir dağılımının düzeldiğine, 1’e yaklaşma ise gelir dağılımının kötüleştiğini gösteriyor.
Araştırmanın sonuçları toplam gelir içinde en fazla payın maaş-ücret gelirlerine ait olduğunu ortaya koydu. Maaş-ücret gelirleri yüzde 46.5’lik oranla toplam gelir içerisinde en fazla paya sahip olurken, bunu yüzde 20.4 ile müteşebbis gelirleri, yüzde 20 ile sosyal transferler takip etti.
Sosyal transferlerin yüzde 92’sini emekli ve dul-yetim aylıkları oluşturdu. Emekli ve dul-yetim aylıkları toplam gelir içinde yüzde 18.4’lük paya sahip.

Yüzde 16 yoksulluk riski taşıyor
Araştırmaya göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre nüfusun yüzde 16.3’ü yoksulluk riski altında. Sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranı ise yüzde 16 olarak gerçekleşti.

Yüzde 86 yaz tatiline ‘para’ bulamıyor

Yapılan araştırma yaşam koşullarıyla ilgili çarpıcı verileri de ortaya koydu. Buna göre nüfusun yüzde 85.9’u “evden uzakta bir haftalık tatili”, yüzde 61.8’i “beklenmedik harcamalarını”, yüzde 78.8’i “yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını” ekonomik nedenlerle karşılayamıyor.
TÜİK araştırmasına göre, kurumsal olmayan nüfusun, yüzde 60.6’sı kendilerine ait konutta oturuyor. Yüzde 61.3’ünün hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) bulunuyor. Yüzde 40.6’sının konutunda “sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi gibi” sorunlar bulunuyor. Yüzde 46.6’sının oturduğu konutta “izolasyondan dolayı ısınma sorunu” yaşanıyor.
Öte yandan ciddi finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve belirlenmiş 9 maddeden en az 4 tanesini karşılayamama ya da mahrum olma durumunu tanımlayan “maddi yoksunluk” oranı 2011 yılında yüzde 60.4 iken 2012 yılında yüzde 59.2 olarak hesaplandı.

Bir önceki yazımız olan Merkel artık Avrupa'nın lideri başlıklı makalemizde almanya, Almanya Başbakanı ve Almanya seçimleri hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *