Suriye’nin çözümü İransız olamaz

BM Genel Kurulu’na katılmak üzere New York’a giderken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Gül, verdiği ılımlı mesajlarla şimdiden zirvenin yıldızı olan İran Cumhurbaşkanı Ruhani’ye ‘Dünyaya hoş geldin’ mesajı verdi. Cumhurbaşkanı Gül, BM Genel Kurulu’nda bu yılki temaslarının odağında Suriye olduğunu söyleyerek, ABD ve Rusya’nın kimyasal silahlar konusunda vardıkları anlaşma için ‘Tereddütsüz destekliyoruz’ dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, New York yolunda meseleyi şöyle özetledi: “New York’taki Birleşmiş Milletler’in Genel Kurul toplantısı siyasiler için bir fuar, bir panayır gibidir. Herkesin rahatlıkla birbiriyle görüştüğü, protokolsüz konuşmalar yapıldığı büyük bir fırsat.”
Gerçekten de onlarca defa izlediğim Eylül ayındaki BM Genel Kurulu, bir anlamda dünya siyasetinin panayır yeridir. Dost, düşman herkes herkesle bir oturur, gözlerinin içine bakıp ikili meseleleri konuşur. Ve Türkiye’nin de hep krizli bir gündemi olur.
Gül, New York’a giderken uçakta kendisiyle seyahat eden gazetecilere, bu yılki temaslarında Suriye konusuna odaklanacağını söyledi.
Ancak, Cumhurbaşkanı’nın programında en fazla dikkatimi çeken, New York Times’tan CNN’e kadar Amerikan medyasıyla (muhtemelen Türkiye’nin Gezi olayları sonrası hayli örselenen imajını toparlamak için) yoğun mülakatlar ve tabii İran’ın yeni lideri Hasan Ruhani ile görüşme…

ZİRVENİN YILDIZI
Doğrusunu söylemek gerekirse, attığı tweet’ler, Obama’ya yazdığı mektup ve verdiği ılımlı sinyallerle Ruhani şimdiden bu yılki BM zirvesinin ‘yıldızı.’ Bütün dünya, onun peşinde; Amerikalılar ise İran’da bir açılım ihtimali yüzünden pek heyecanlı.
Bu yüzden Cumhurbaşkanı’nın uçakta Ruhani’ye yönelik sarf ettiği övücü ifadeler, çok çarpıcı. Türkiye-İran ilişkileri, Suriye yüzünden son iki yıldır neredeyse kanlı-bıçaklı.
Ruhani’nin seçimini “İran’da yeni bir dönemin başladığına şüphe yok” diye yorumlayan Gül, bunun “müspet” olduğunu, ”Suriye’de İransız çözüm olamayacağını”, İran’ın bundan sonra “diyaloğa açık” ve daha ”özgürlükçü” bir çizgide olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı bir anlamda, yıllardır uluslararası sistemin dışına itilmiş yan komşusuna, New York’dan bir “Dünyaya hoş geldin…” mesajı vermiş oldu… İşte Cumhurbaşkanı Gül’ün yorumları:
İRAN’DA YENİ DÖNEM BAŞLADI: Iran’da Ruhani’nin seçilmesiyle yeni bir dönemin başladığı kesin. Sadece özgeçmişi ve konuşmalarıyla değil, yaptığı atamalarla da bunu gösteriyor. Bunlar arasında en önemlisi, atadığı Dışişleri Bakanı’dır. Cevat Zarifi’yi çok yakın tanırım. Diğer atamalarını da takip ediyoruz. İran’da farklı bir dönem ve siyaset başlıyor. Bunu müspet görüyorum. Kabili hitap kişiler çıkıyor karşımıza.
CÜBBE GÖRÜNCE YANILMAYIN: İran’da devlet ve diplomasi geleneği çok köklüdür. Cübbe, sakal ve sarık içinde görünce dışarıdan bazen yanılgıya düşersiniz ama İran’ın çok vasıflı ve sağlam diplomatları vardır. Ehil insanlar.
İRAN DIŞLANMAMALI: İran önemli bir ülkedir. Türkiye, Suriye ile ne kadar ilgiliyse, İran da o kadar ilgilidir. Iran ile çok konuşuldu ama bu zamana kadar ortak anlayış çıkmadı. İran’ı dışlayarak da olmaz. Öyle ne Cenevre olur, ne de çözüm. İran’ın da işin içinde olması lazım. Rusya ve İran’ın muhakkak angaje edilmesi lazım.
İRAN DAHA UZLAŞMACI OLUR: Bu adım nereye gider onu görmeli. Ne kast edilir ona bakmak lazım. İran İslam Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinden sapma olacağını zannetmiyorum. Ama politikalarda daha uzlaşmacı, diyaloğa açık, kendi içinde daha özgürlükçü olacaklarını tahmin ediyorum. Daha iki gün önce bazı siyasi tutukluları serbest bıraktılar. İyi gelişme olduğu kanaatindeyim. İran pragmatik bir ülkedir.
EN ÖNEMLİ GÜVENLİK KONUMUZ: Bizim açımızdan Suriye, en önemli dış politika ve milli güvenlik meselesi. Buradaki temaslarımın ağırlığı bu yönde. Suriye’de yaşananlar bizi çok yaralıyor. Kimyasal silah kullanılması, yüz binlerce insanın ölmesi, nüfusun yarısının göçmen hale gelmesi ve şehirlerin yıkılması… Bu acıları komşu olarak yakından duyuyoruz. Bunlar olayın birinci dereceden yansımaları. Bir de ikinci boyutu var, bizi uzun vadede etkileyecek sonuçlar… Türkiye’nin Suriye konusunda çok aktif olmasının anlaşılması gerekir çünkü çok yakındayız. Olayların yansımaları bizzat radikalizm, ticaret, göçe kadar her şey etkileniyor. Daima birinci gündem maddemiz.
VEKÂLET SAVAŞLARI BAŞLADI: (BM Suriye konusunda aciz mi kaldı, sorusuna cevaben) Şüphesiz. Ama BM nihayetinde önemli bir aktördür. Kuruluşu 2. Dünya Harbi’ne benzer olaylar olmasın diye gerçekleşmiştir. Dünyada katliamlar olmasın diye. Maalesef gelinen noktada soğuk savaş mantalitesine bir dönüş var. Orta Doğu’da ‘proxy war’ denilen vekâlet savaşları yaşanıyor. BM’nin dünya kamuoyu ve vicdanındaki yeri yıpranmış vaziyette. Kredisi azaldı. BM’yi kuranlar, uluslararası dünya bu hale gelmesin diye kurmuş. Biz de kuruculardanız. BM’nin bu duruma düşmesinde P5 ülkelerinin de büyük sorumluluğu var…
SİYASİ STRATEJİ GEREK: Başından beri Suriye’de siyasi strateji olmadan, askeri müdahale de olsa netice vermeyeceğini söyledim. Uluslararası dünyanın en büyük noksanı budur. Ortak karar, ortak bir tavır alamamış olması. Rejimin yanında olmayanların bile destekleyeceği müşterek bir çıkış stratejisini başından ortaya koyamadık. Olaylar o yüzden bu noktaya geldi.
ANLAŞMAYI DESTEKLİYORUZ: Şüphesiz kimyasal silahlardan tamamen arındırılmış bir Suriye’nin ortaya çıkması, görmek istediğimiz bir manzara. Ama bunun bir kandırmaca olmaması ve gerçek anlamda kurallara bağlı ve doğrulanabilir olması önemli. Geçiştirme olmaması lazım. Ama unutmayın, Suriye kimyasal silah kullandı diye bu hale gelmiş değil.
Kimyasal silahlar yok ediliyor da bunu dışındaki olaylar tolere edilebilir izlenimi doğmaması lazım. Kimyasal silahlar konusunda atılan adımları tereddütsüz desteklediğimizin bilinmesini isterim ve bu adımı atanları takdir de ederiz. Ama bu arındırma sözde mi, yoksa hala risk taşıyan bir durum var mı?
ABD VE RUSYA KEFİL OLDU: Suriye’de kimyasal silahlar tamamen temizlendi mi, bunun doğrulanması çok önemli. Bu kirli silahları bir kez yaparsın ama sonra temizlemesi çok zordur. Biz bunu bir ara Suriye sınırındaki mayınları temizlemeye çalışırken yaşadık. Önümüze öyle bir fatura çıktı ki… Ama artık kimse bu işe mani olamaz. Bu işe girişen ABD ve Rusya, bu işin her boyutunu, maliyetini bilen ülkeler. Çıkıp da yarın yapamadık, çok maliyetliymiş diyemezler. Bir kere kefil oldular.
SINIRDA EL-KAİDE’YE İZİN VERMEYİZ: Türkiye’nin Suriye’ye olan ilgisini anlatırken, Türk halkının çektiği ızdırapları da söyledim. Bu olayların yansımaları bizi ilgilendiriyor, dedim. Bunlardan biri radikalizm. Bu, terörizme kadar gider. Bunları düşünmek lazım. Bunlar Türkiye’nin en önemli konuları. MGK ve askerlerle yaptığımız konularda da tartıştığımız meseleler. Kesinlikle bunu tolere edemeyiz. Sınırlarımızın ötesinde Türkiye ve bütün bölgeye tehdit oluşturacak bir yapılanmaya izin vermeyiz.
MISIR’DA HERKESE İTHAMLA OLMAZ: Mısır’da açmaz var ama doğrusu, herkese açık ithamlarla olmaz. Diplomasinin de bu konuda yöntemleri vardır. Ancak o şekilde olur. Bizim bütün arzumuz, Mısır’da olup bitenlerin bir an önce bitmesi ve demokrasinin kaldığı yerden devam etmesidir. Yoksa başka büyük ve önemli bir ülkenin kendi problemleriyle zayıfladığını hiç görmek istemeyiz. Mısır bizim için önemli bir kardeş ülkedir. Mısır’ın enerjisini bizim geçmişte enerjimizi harcadığımız gibi harcanmasını istemeyiz.
MECLİS’TE KONUŞMA HAZIR: Ben her zaman Türkiye’de demokrasi ve reform zihniyetini destekledim ve her zaman bunun Türkiye’ye faydalarını görmüşüzdür. Hükümet bunun farkında olduğu için bazı çalışmalar yapıyor. Bu konudaki görüşlerimi bütün görüşmelerimde paylaşırım ve sağ olsunlar hükümetimiz tarafından da itibar görür. Dönünce Meclis’te konuşacağım. Geçen hafta, arkadaşlarla Meclis konuşmam üzerinde çalıştık. Muhakkak 7-8 kez üzerinde çalışırım.

GALATASARAY YARALI ASLAN
Cumhurbaşkanı Gül, bugün oynanacak Galatarasay-Beşiktaş derbisiyle ilgili de yorum yaptı. Gül, “Galatasaray şu anda yaralı aslan. Bütün acısını çıkarmak için oynayacak. Ama Beşiktaş da iyi oynuyor. Son maç güzeldi. Pazar günü (bugün) iyi bir maç olacak…” dedi.

ASLI AYDINTAŞBAŞ

Bir önceki yazımız olan Başbakan Erdoğan'a Ada sakinlerinden yanıt! başlıklı makalemizde başbakan erdoğan, ertuğrul günay ve Mehveş Evin hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *