Suriye ile dostluktan düşmanlığa

Suriye meselesinde yol haritası belli oldu.. Esad elindeki kimyasal silahları teslim edecek.. Cumhurbaşkanı Gül önemli bir gelişme dedi, Başbakan pek memnun değil..
Ha topla tüfekle, ha kimyasalla 106 bin kişi öldürüldü, gereken ceza verilmeli görüşünde..
Ceza ne?
Ankara’ya göre Esad’ın devrilmesi..
Ama yanaşan yok.. Ankara dışında hiçbir başkent böyle bir hamleyi istemiyor.. Gönüllüler koalisyonu taraftar bulmadı..
Zaten ABD olmadan koalisyon moalisyon olmaz.. ABD olmadan kimse Şam’ı vurmaya kalkmaz..

Biz dönelim Cumhurbaşkanı Gül’ün sözlerine..
Dediği şu..
“Suriye’nin kimyasal silahlardan arındırılması önemli bir gelişme, bundan memnuniyet duymak gerekir. Ama bu taktik olmamalı. Bunun gerçekten kesin bir temizlik olması gerekir.”

Buraya bir nokta koyup biraz geriye dönelim..
Şam’la bir ara can ciğer kuzu sarmasıydık.. Esad’ın bir ayağı burada, bizim bir ayağımız oradaydı..
Karşılıklı sınırları açtık.. Vizeyi kaldırdık..
Ortak bakanlar kurulu toplantıları yaptık..
O zaman Esad’ın elinde kimyasal silah yok muydu?
Vardı..
Esad kimyasal silahlara iç savaş çıkınca sahip olmadı, eskiden beri vardı.. Var olduğunu herkes biliyordu..
Merakım şu.. Ortak yaptığımız bakanlar kurulu toplantılarında bir bakan çıkıp, kimyasal silahları imha edin dedi mi?
Mesela Başbakan, Esad’ı ‘kimyasal silah insanlık suçu, elinde tutma, imha et’ diye uyardı mı uyarmadı mı?
Şam’ı Batı’ya karşı korurken, kollarken kimyasal şartını masaya getirdi mi getirmedi mi?
Demem şu.. Dostluk köprüleri kurarken bunları yaptık mı?
Dostken Şam’ı uyardık mı?

Sadece paket mi?
Demokratikleşme paketi açıklanıyor..
Barış sürecinin rotası belirlenecek.. Beklenen şu.. Terör tanımının değişmesi, kolay tutukluluğun kaldırılması, siyaset alanının açılması..
Biliyorsunuz.. Terör tanımı o kadar muallak ki eline silah almamış yüzlerce insan ‘terörist’ damgasıyla şu anda cezaevinde..
Hele şu terör örgütü üyesi olmadığı halde terör örgütünün fikirleri doğrultusunda hareket etme maddesi var ya..
Başlı başına bela..
Bu madde yüzünden paralı eğitime hayır diyen birçok üniversitelinin başı belaya girdi..
Ne o! DHKP-C adlı örgüt de aynı fikirdeymiş..
Bu sadece biri, örnek çok..

Kolay tutukluluk da öyle.. Adamın ne kaçacak hali var, ne delilleri karartacak..
Hakkında güçlü bir suçlama dahi yok, küt hapse!..
En önemli taleplerden biri de seçim barajının düşürülmesi.. Yüzde 10 barajı çok yüksek.. 12 Eylül cuntasının ürünü..
Dün 12 Eylül’dü.. 33 yıl önceki darbe bir kez daha kınandı ama baraj da duruyor, YÖK de..

Baştan söyleyelim.. Bunların olmadığı demokratikleşme paketine demokratikleşme paketi denmez..
Reform paketi denir..
Veya sadece paket..

Bir önceki yazımız olan Çok yüksek elektrik faturası! başlıklı makalemizde elektrik faturası, hasan pulur ve yüksek elektrik faturası hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *