Şükrü Özyıldız: “İlişkinin ismini koymaktan kaçarım”

16 August 2013 Friday, 07:33
Şükrü Özyıldız – Benim Hâlâ Umudum Var dizisi oyuncusu

“Benim Hâlâ Umudum Var” dizisinin başrol oyuncusu Şükrü Özyıldız, aşka ve modaya bakış açısını “InStyle” dergisine anlattı.

Kendi karakter özelliklerinizde sevdikleriniz ve sevmedikleriniz neler?
Çok düşünürüm ve detaylara fazla takılırım. Herhalde bu kadar çok detaya takılmak istemezdim çünkü bu beni yavaşlatabiliyor. Bir de çevremdeki insanlar içi dışı biri olduğumu söylüyorlar, bu benim için hem avantaj, hem de dezavantaj.

Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

Çocukluğum sokakta geçti. İzmirli olduğum için denizde çok vakit geçirirdim, mahallede top oynardım, bisiklete binerdim. Hiperaktiftim ve bunun için ilaç kullanıyordum. Her tarafım yara bere içindeydi, yaramazlığıma bir örnek de vereyim; evimizin orada bir yokuş vardı, yokuşun sonundaki duvarın arkasında da bir kız otururdu. Sırf o kızı görebilmek için bisikletle son hız aşağı inerdim ve düzlüğe gelmek üzereyken frenleri sıkıp havada uçardım!

Oyunculukla ilgilenmeye nasıl karar verdiniz?
Önce İTÜ Gemi Makine Mühendisliği Bölümü’ne girdim, daha sonra Ege Üniversitesi İşletme’ye geçtim, ancak ikisinin de bana göre olmadığını anladım. Oyuncu olmak istiyordum ama içinde bulunduğum şartlar bunu biraz zor kılıyordu. 3-4 senedir eğitim aldığımı, çabaladığımı söyleyebilirim ama meyvelerini yeni yeni topluyorum. Oyunculuk benim hobim. Bununla alakalı kaliteli bir çalışma yapmak beni dinlendiriyor. Kendime güvenim artıyor, iyi hissediyorum.

Ne zamandan beri İstanbul’dasınız?
Sürekli gidip geliyordum zaten ama “Uçurum” dizisi başladığından beri İstanbul’dayım.

Modayı takip eder misiniz?
Sanırım benim giydiğim şeyler biraz hipster sayılıyor (gülüyor). Ayakkabı olarak tercihim Converse, Camper ve Adidas’tan yana. Genelde jean giyerim. Çok iddialı giyinmem ama baktığımda çizgisinden sapmadığım bir tarzım olduğunu söyleyebilirim. Benim için cool bir stil; tişört, gömlek, deri ceket ve altına da jean giyip dışarı çıkmaktır.

Vazgeçemediğiniz, takıntılı olduğunuz giysi ya da aksesuar var mı?
Çekimde de kolumdan çıkarmadığım bilekliğimi çok seviyorum. Bir de kemer takmadan ve yazın güneş gözlüğüm olmadan dışarı çıkmam. Ayrıca; deri ceketsiz bir kış geçirdiğimi de düşünemiyorum.

Modada takip ettiğiniz yerli ya da yabancı tasarımcılar, modacılar kimler?
Rick Owens’ı beğeniyorum. Yakından takip etmeme rağmen bazı parçalarını fazla iddialı bulduğum için giyemiyorum. Asos.com’da bazen enteresan şeyler olabiliyor, oradan alışveriş yapıyorum. Bir de Tru’yu çok beğeniyorum, kumaşının kalitesi kendini belli ediyor.

Hem kendi adınıza, hem de karşı cins adına güzelliği nasıl tanımlarsınız?
Bence güzellik, kesinlikle insanın aurasıyla alakalı. Gözünün içine baktığınız zaman anlarsınız zaten; dünyanın en güzel kadını bile olsa, enerji alamamışsanız güzelliğinin önemi kalmaz. Kendi adıma konuşacak olursam, ruhuma ve bedenime saygım var. Kendime dikkat ederim. Sigara içmem, alkolde sosyal içiciyimdir, spor yaparım, yediklerime dikkat ederim. Bu özelliklerin güzelliği de desteklediğine inanıyorum.

Kadınlarda giyimde çekici ve itici bulduğunuz detaylar neler?
Kokoş detaylar bana itici geliyor. Fazla süs, makyaj sevmem. “Ben buradayım!” diye bağıran kıyafetler, zenginlik göstermek amacıyla giyilen şeyleri sevmiyorum. Çanta ve ayakkabı tutkusunda abartıya kaçan biri beni iter. Ne istediğini bilmese bile, ne istemediğini bilen kadınların bir giyim tarzı vardır. Kıyafetinde, makyajında abartıdan uzak dururlar. Kıyafet fazla ön plana çıkmaz. Bu tarz kadınları çok daha çekici buluyorum.

Kadında ilk olarak ne ilginizi çeker?

Konuşurken gözünün içine bakarım, iletişimimi böyle kurarım. Bu yüzden gözler benim için çok önemlidir.

Aşık olduğunuzu nasıl anlarsınız?
Aşık olunca beni ben yapan fütursuz hareketler durulmaya başlıyor. Hareketlerimi kontrol etmeye başlıyorum. Karşımdaki insanın hakkımda ne düşündüğünü taktığım an kendime tokat atasım geliyor. O zaman anlıyorum ki, yavaştan aşık oluyorum.

Aşkı nasıl yaşarsınız?

İlişkinin ismini koymaktan kaçarım. Çünkü bu ister istemez duygu ve hareketlerimi de kısıtlıyor. Ben aşkı yaşamaktan çok, anı yaşarım. Benim için önemli olan, ne yapmak istediğimdir. Tabii ki bunu bencilliğe kaçmadan yapıyorum. Hislerimi her zaman net şekilde karşı tarafa belli ederim. Bu yüzden de karşımdakini kısıtlamam.

“Benim Hâlâ Umudum Var” ilk başrolünüz, bu sizi heyecanlandırıyor mu?
Benim için önemli bir iş. Enerjimi, karakterimi anlamak ve onu yaşatmak üzerine harcıyorum. Zengin oğlan, fakir kız aşkındaki zengin oğlan Ozan’ı canlandırıyorum. Maddi olarak içinde bulunduğu çevrenin çocuğu olsa da, manevi açıdan o çevreye ait değil. Evet kulağa alışıldık geliyor ama her oyuncunun kendine has hikaye anlatım biçimi vardır. Bu hikayeyi bir de benden dinleyin.

KADINLAR NE DÜŞÜNÜYOR?
-Onun hakkında bilinmeyen bir şey söyler misiniz?

ESRA RONABAR (rol arkadaşı)
“Şükrü çok disiplinli ve çalışkandır, tabii bu çalıştığı ekibe de sirayet eder. Hem çok olgun, hem de deneyimli bir aktördür, mesleğine tutkusunu gözlerinden okuyabilirsiniz. Onunla çalışmak benim için keyifliydi.”

İPEK BİLGİN (eğitmeni)
“Şükrü’yle bir film çalışması sebebiyle bir araya geldik. Güçlü bir oyuncunun geldiğini söyleyebilirim. Son derece çalışkan, çabuk algılayan ve adanmış bir kişiliği var.”

GİZEM KARACA (rol arkadaşı)
“Şükrü, tanıştığım andan itibaren enerjimin tuttuğu, çok çabuk kaynaşabildiğim ve sevdiğim bir arkadaşım. Sıcakkanlı, hırslı, samimi ve yardımsever… Özetle; aramız çok iyi, şimdiden sıkı bir dostluğun temellerini attık diyebilirim.”

 

Bir önceki yazımız olan İstanbul'daki tarihi çeşmelerin başlıcaları başlıklı makalemizde İstanbul'da görülmesi gereken çeşmeler hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum

  1. Pingback: Şükrü Özyıldız’dan Özcan Deniz yorumu NetGazetesi.Net

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz