Sosyologlar isyan ediyor: Emeğimiz çalındı!

08 September 2013 Sunday, 10:55

Ülkemizde öğretmen, sosyolog, mühendis, sağlık personeli gibi değişik mesleklerde atama bekleyen on binlerce insan var. Bunların ortak sorunu yetersiz kadro ve sınavlarda torpillilerin kayırılması. Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS)’ndan yüksek puan almasına rağmen işe giremeyen birçok adaydan, sözlü sınavlarda adamı olanların kollandığı ve kendisinden daha düşük puanlıların tercih edildiği yolunda iddialar var. Bunlardan biri de sosyologlardan.
Okurumuz Zeki Kara’ya göre; Adalet Bakanlığı, tarihte ilk defa rekor sayıda sosyolog alımı yaptı. 370 sosyolog alım süreci yaklaşık 6 ay sürdü. 2012 Ağustos’unun son günlerinde alım ilanı verildi. Eylül ayında başvurular kabul edildi. Ekim’de mülakat listesi (1850 kişi) açıklandı. Kasım ayında yapılan mülakatın sonucunda 370 şanslı sosyolog devlet memuru oldu. Tartışma ve itirazlar da o zaman başladı. Çünkü; 80 puan üstü 650-700 sosyolog atama beklerken, tercih edilenlerden 280’i 73 ile 79 arası puan alanlar idi…

‘Emeğimiz çalındı’
Bu da bir sosyolog adayının isyanı:
“Bizler kendi gücümüze, puanımıza güvenerek atamamızın yapılmasını bekliyoruz. Ama maalesef her koyunun kendi bacağından asıldığı bu memlekette kardeş olarak gördüğümüz çoğu sosyolog arkadaşımız mülakata gitmeden torpilini ayarlayıp öyle gitti. Çoğumuza torpilin yoksa boşuna yol parası verme demişlerdi. Biliyorduk ama yine de gittik. Umut fakirin ekmeği dedik gittik. Mezun olalı kaç yıl oldu? Bu gerçek bir kez daha suratımıza vuruldu. Zaten dayımız olsa şimdiye kadar beklemezdik. Aldığımız KPSS puanlarında emek var, azim var, mücadele var, yaşanmışlık var ancak atamalar sonunda hayal kırıklığı var, öfke var, sitem var, gözyaşı var, isyan var. Kaç yıllık emeğimiz göz göre göre 5 dakikanın içinde çalındı, hayallerimiz yok oldu.”

 

Yakıştı mı bu çöpler sana güzel Ege!

“Yunan adalarına gezmeye gidince şehirsel ve çevresel estetik anlayışına bakıp içimizi çekiyoruz. Neden bizim Egeli turistik beldelerimiz Çeşme, Kuşadası, Didim, Bodrum, Marmaris ve diğerleri böyle değiller diyoruz. Adalardaki yapılara tek tek bakarsanız belki mimari şaheserler göremezsiniz. Ancak bir bütünlük, bir uyum, bir devamlılık var. Komşuya, çevreye, insana saygı var. Binaların neredeyse tümü tertemiz, beyaza boyanmış, onları begonviller, sardunyalar süslüyor, palmiyeler gölge getiriyor. Mimari dil genel bir uyum içinde. Bina ölçeği insanı ezmiyor. Sokaklar geleneksel taş ile döşeli, kanserojen asfalt çok az. Tabela terörü yok. Ve de en önemlisi her köşede çöp dağları yok.”
Yukarıdaki sözler Kentbilimci mimar Prof.Dr. Ahmet Vefik Alp’e ait. Bir hafta önce tatilini geçirmek için gittiği Ege sahillerini görünce dayanamayıp kaleme almış ve fotoğraflamış. Sözlerin devamı da şöyle:
“Ya bizim Ege!
Çöpler dağ boyu, çöp bidonları leş, pislik etrafa yayılmış. Sağlık açısından mı ağlarsınız, görsel açıdan mı…
Buralara yerli, yabancı turistler geliyor. Ayıp olmuyor mu Hanımlar, Beyler, Başkanlar!..
Buralar seçkin turizm bölgelerimiz, en gelişmiş batılı yörelerimiz. Buralarda belediyeler yazlıkçılardan çeşitli başlıklar altında büyük paralar topluyor. Bir tanesini ödeme, hemen suyun kesiliyor.”
Gerçekten de bu görüntüler ne Ege sahillerimize ne de Türkiye’mize yakışmıyor…

 Tunca Bengin

Bir önceki yazımız olan Lokantalar örtünecek! başlıklı makalemizde alkol yasakları, alkollü içecekler ve istanbul 2020 hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz