Sophia Vari: Sanata yatırım yapan kazanır

Kolombiyalı ünlü heykeltraş ve ressam Fernando Botero’nun kendisi gibi heykeltraş eşi Sophia Vari Türkiye’deydi. Türkiye’deki ilk sergisiniSophia Vari, heykeller ve resimler” adıyla dün Pera Müzesi’nde açan sanatçı için kimileri Botero’nun gölgesinde kaldığını ancak özellikle heykelde Botero’dan daha iyi bir isim olduğunu düşünür.
Sophia Vari kendisiyle sanat ve ekonomi üzerine yaptığım sohbette, sanatın yatırım aracı olarak görülmesinden çok hoşlanmadığını ancak iyi bir sanatçıya yatırımın bankada açılmış yüksek faizli hesap gibi olduğunu söyledi.

Garantili bir yatırım
Dünyada ekonomik buhran dönemlerinde dahi iyi isimlerin değerinin düşmediğine dikkat çeken Vari bu noktada gerçekçi bir de tespit yaptı:
Sanat biriciktir, size özeldir. Ama bir şekilde paraya çevrilebilir de birşeydir. Sanat pahalı ama para kazanmayı da garanti eden bir tutkudur. Ancak tabii ki tanınmamış birisine yaptığınız yatırımın illa ki geri dönüşü olacak diye bir kaide yok. Bu her zaman risktir.”
Jale Yılmabaşar, Çiğdem Simavi, Ethem Postacıoğlu, Selma Türkeş, Yüksel Behlil gibi isimlerin de yer yer katıldığı sohbetimizde, Pera Müzesi Başkanı İnan Kıraç, Botero’nun ününün gölgesinde kaldığını düşündüğü Sophia Vari için, “Doğruyu söylemek gerekirse Botero isminin altında ezilmiş. Ama hakikatte öyle değil. Bana göre Botero’nun üstünde bir sanatçı. Eserlere tek tek bakınca, modern sanatta başka bir seviyede bambaşka bir sanatçıyla karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz.”

Roden gibi bencil değil!
Bunun üzerine, Sophia Vari’ye ekonominin temel kuralı olan rekabetin eşiyle ilişkilerine nasıl yansıdığını sordum. Roden ve tutkusuna karşın hak ettiği üne ulaşmasını engelleyip yaşamının bir akıl hastenesinde nihayetlenmesine yol açtığı partneri Camille Claudel örneğini de hatırlatarak….
Vari, Botero’nun aksine kendisini desteklerken bazen ölçüyü kaçırdığını şu sözlerle anlattı:
“O Roden gibi birisi değil. Aksine her zaman beni destekliyor. Bazen ölçüyü de kaçırıyor. O zaman ona, ‘Bana bak. Ben Botero değilim’ demek zorunda kalıyorum. Daha çok, daha çok üretmemi istiyor.”
Paris, Roma, Atina, Pekin, Monte Carlo, Berselona gibi dünyanın önemli kent meydanlarında heykelleri yer alan Vari, Avrupa’da çok tanınan bir sanatçı.

Trump’ın sanat taciri ‘Pera’daydı
Pera Müze’sindeki serginin önizlemesine Donald Trump, George Soros gibi zengin Amerikalıların kendisine danışmadan eser almadıkları, ünlü sanat dealer’ı (sanat tüccarı) Edgar Batista’da da katıldı. Sophia Vari’nin yakın çalışma arkadaşı. Türkiye denince akla İstanbul sanat piyasanının geldiğini söyleyen Batista’ya göre İstanbul tam anlamıyla bir sanat patlaması yaşıyor. Türklerin artık dünyada toplayıcı durumuna geldiklerini anlatan Batista’nın sözlerini de kayda geçirmekte fayda var:
“İstanbul’da uzun süredir çok ilginç sergiler açılıyor. Bunun farkındayız. Çağımızda sanat ve ekonomi aynı kulvarda paralel giden alanlar haline geldi. Art Basel’in sanat sponsoru UBS, bir banka. Ekonomi büyüdükçe Türkiyeli koleksiyoner sayısı artıyor. Yabancı sanatçı ve eserlere de ilgi artıyor.”
Batista sohbetimizde, İstanbul’da birkaç yalıyı ziyaret etmek, Osmanlı sanatını görmek istediğini söyledi. Kendisine yalıların bir çoğunun el değiştirdiğini, görmeyi umduğu eser ve objelerin o yalıların bir çoğunda da artık olmadığını söyleyip hevesini kırmak istemedim.

Bir önceki yazımız olan İstanbul Moda Haftası'nın detayları başlıklı makalemizde 2013-2014 modası, 2013-2014 sonbahar kış ve Ayşe Ferhangil hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *