Sokak sanatına yakından bakalım

Hüseyin Çetinel, Orman Mühendisi, 64 yaşında. Hikaye malum: Çetinel bir gün kendi deyişiyle “İnsanlar gülümsesin diye” yaşadığı şehirde gözüne kestirdiği bir merdiveni damadıyla birlikte gökkuşağı renklerine boyuyor. İkili tam dört gün uğraştıktan sonra ortaya çıkan eserlerini daha şöyle ellerini bellerine koyup izleyemeden belediye ekipleri bir gece operasyonuyla merdivenleri yeniden griye boyuyor. İşte bu noktada, insanların gülümsemesi için yapılan sanatsal bir eylem, aylardır süregelen iktidar karşıtı eylemlerin bir simgesi haline geliyor. Sanat, bir eylem aracı olarak tüm ülkeye hızla yayılıyor. Bazı şehirlerde belediyeler çeşitli bölgelerin renklendirilmesi için halkla birlikte çalışırken, bazı şehirlerde bu kanuna aykırı bir eylem olarak adlediliyor ve polis müdahale ediyor, elinde boya olan herkesi göz altına alıyor.

PROTEST ORİGAMİ
Sokakta büyük ölçekli origami enstalasyonları, Fransız Mademoiselle Maurice adlı sanatçının adıyla anılıyor. Dünyanın çeşitli şehirlerindeki duvarlarda eserlerini sergileyen sanatçı, geçen mayıs ayında Fransa’nın Angers şehrinde ARTAQ 2013 festivali çerçevesinde toplam 30 bin parçadan oluşan 3 farklı sokak enstalasyonu sergilediğinde sanat çevrelerinin dikkatini çekmişti. Mademoiselle Maurice, atölyesinde büyük paneller yerine sokakta çalışmak istemesini sokaktan aldığı ilhamı ona iade etmek
olarak anlatıyor. Güzeli ve çirkini, rengin enerjisini ve şehrin donukluğunu bir arada kullanarak günlük yaşantımıza gönderme yapıyor ve şehir hayatının insanlara getirdiği mutsuzluğu vurguluyor.

LEGO’YLA TAMİR ETMEK
LEGO’nun mucidi bir İskandinav, detaya inersek Danimarkalı bir marangoz. 1934’te LEGO’yu kuruyor. Şirket 1947’de bugünkü plastik LEGO’ları üretmeye başlıyor ve o günden bu güne dünyada en çok sevilen oyuncaklardan biri olmayı sürdürüyor. LEGO’nun bir sanat unsuru olması, 90’larda ayağa kalkan dev enstalasyon akımına daya-nıyor. LEGO’nun sokak sanatının çok sevilen bir parçası haline gelmesiyse Alman sanatçı Jan Vormann’ın ilginç fikriyle oldu. Dispatchwork: Dünyanın çeşitli şehirlerini dolaşıp buralarda gördüğü aşınmış duvarları, eksik sera-mikleri LEGO ile onarmak/ tamamlamak… Berlin’den
yola çıkan Vormann 3 yıldır yollarda…

PIXEL, INVADER YA DA PACMAN
Piksel sanatı aslında bildiğimiz antik mozaiklerin ya da annele-rimizin işlediği nakışların modernize edilmiş şekli. Bilgisayar ekranı, nakış kasnağındaki gibi karelere bölünmüş bir zemin aslında. Her bir kareye piksel deniyor. Atari ve Commadore 64 çocukları hatırlar, 1980’lerin oyunları şimdiki gelişmiş torunlarından çok uzak, basit grafiklerdi. Space Invader ve Pacman ise o yılların ikonlaşmış oyunları… Piksel sanatı ilk kez 1982’de bir grafik sanatı olarak ortaya çıkıyor, 90’ların sonundaInvader ismiyle anılan Fransız sanatçı sayesindeyse sokaklara iniyor.
SOKAKLARA YÜN BOMBASI
Sokak sanatının çok farklı çeşitleri var. Biz Hüseyin Çetinel’in boyadığı merdivenden esinlenerek renkli sokak sanatı örneklerine ve trendlerine odaklanacağız. New York, Paris, Berlin ve Londra başta olmak üzere, dünyanın pek çok başkenti ve büyük şehrinde yoğun şekilde renkli sokak projeleri geliştiriliyor. Bunlardan en fazla yankı bulanı, ilk kez 2004 yılında Hollanda’da ortaya çıkan “yarn bombing” yani, yün bombalaması… Açılımı şu: etraftaki parklar, bahçeler, sokak lambaları ya da şehir mobilyaları rengarenk yünlerle örülmüş desenlerle kaplanıyor. Neşeli bir protesto aracı olması, istendiğinde çıkarılabiliyor olması, renkler ve desenlerle sağlanan bir sözsüz iletişim aracı olması graffitinin aksine toplumlar tarafından sevilen, onaylanan hatta desteklenen bir eylem şekli olmasını sağlıyor. Buna rağmen birçok ülkede hâlâ yasal değil.

Bir önceki yazımız olan Petek Dinçöz'ün yeni imajı başlıklı makalemizde Petek Dinçöz, Petek Dinçöz'ün saç stili ve Petek Dinçöz'ün sevgilisi hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *