Sivil Toplum Kuruluşları için sosyal girişim

Sosyal girişim istihdam açısından bakıldığında dünyada oldukça önemli bir alan. Türkiye’deki Sivil Toplum Kuruluşları’nın (STK) ise yüzde 57’sinin ücretli çalışanı yoktur.Yüzde 41’lik kısmının insan kaynakları 6 ile 20 gönüllü çalışandan oluşuyor. Aralık 2012 verilerine göre vakıf ve derneklerde çalışanların (32 bin kişi), aktif nüfusa oranı binde 6, toplam istihdam içindeki payı binde 13 oldu. Bu rakamlarla Türkiye AB ülkelerinin oldukça gerisindedir. Gelişmiş ülkelerdeki sosyal amaçlı işlerde çalışanların aktif nüfusa oranı toplam yüzde 7.41 seviyelerinde iken, gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde 1.91’de kalmıştır.

Kâr amacı yoktur
Sosyal girişim tamamen sosyal bir amaca hizmet etmek için kurulan ve bu sosyal hizmeti devam ettirebilmek için herhangi bir işletme gibi davranan organizasyonlardır. Sosyal girişimlerde kâr patrona aktarılmaz, sosyal amaçlarda kullanılır. Sosyal girişimciliğin yarattığı en önemli ekonomik değerlerden birisi istihdama olan olumlu katkısıdır. Günümüzde sosyal girişimciliğe önem veren gelişmiş ülkelerin verilerine baktığımızda, sosyal girişimlerin yeni bir çalışma alanı yarattığı ve önemli bir istihdam potansiyeline sahip oldukları görülmektedir. İngiltere’de yayımlanan bir rapora göre Birleşik Krallık’ta sayıları yaklaşık 70 bini bulan sosyal girişimler, 1 milyon 533 bin kişiyi istihdam ediyor, ekonomiye yılda 24 milyar sterlin katkı sağlıyor, büyümeye yüzde 1 destek veriyor.
ABD’de ise güçlü ve etkili vakıfların varlığı ve bu vakıfların toplumsal hayatta giderek artan rolü sosyal girişimlerin gelişimi için elverişli bir ortam yaratmıştır. Yaklaşık 7 milyon kişi bu tarz sivil toplum kuruluşlarında tam zamanlı olarak istihdam edilmekte, bu oran ABD’deki toplam istihdamın yüzde 6.8’ini, hizmet sektöründe istihdam edilenlerin ise yüzde 15.4’ünü oluşturmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde de durum benzer.

Yasal düzenleme
Dünya örnekleriyle kıyaslandığında Türkiye’de tam anlamıyla bir sosyal girişim yapılanmasından bahsetmek güç. Bunun nedeni Türkiye’de sosyal girişimlere ilişkin özel bir yasal düzenleme bulunmaması ve ayrı bir tüzel kişilik olarak kabul edilmemeleridir. Bu nedenle Türkiye’de bireylerin sosyal girişim olarak tanımlanacak kar amacı gütmeyen bir şirket kurmaları hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla Türkiye’deki sosyal girişimler; vakıf, dernek ve kooperatif gibi farklı tüzel kişilikler olarak faaliyet göstermektedirler. Sosyal girişimlerin Türkiye’de hukuki ve kurumsal altyapısının oluşturulması, istihdamda ve işgücüne katılımda olumlu bir artışa yol açabilir.

Bir önceki yazımız olan Abdullah Gül'ün Gezi Parkı yorumu başlıklı makalemizde Abdullah Gül Gezi Parkı yorumu, cumhurbaşkanı abdullah gül ve gezi parkı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *