Sinsi hastalık parkinson ve tedavisi

Medical Park Göztepe Hastanesi’nden beyin ve sinir cerrahisi uzmanı Yrd. Doç. Dr. Akın Akakın, Parkinson’u anlattı: “İlk kez James Parkinson tarafından 1817 yılında tanımlanan Parkinson, ilerleyici, nörolojik bir rahatsızlık. Hastalık, daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkmakla birlikte genç yetişkinlerde de görülebilir. Yavaş ve sinsi seyreden sorunun ortalama bir seyir hızı yok. Beynimizde hareketlerimizi kontrol eden ve bundan sorumlu olan hücreler bulunur. Bu hücrelerin salgıladığı maddeler, vücudumuzun kontrollü hareket etmesini sağlar. Bu maddelerden biri de dopamin.
Dopamin, beyine gelen bilgileri bir sinir hücresinden diğerine aktarır. Böylece vücut dengesi sağlanır. Bu hücrelerin bir kısmı hasar gördüğünde ya da azaldığında dopamin salgılanamaz. Azalmış dopamin sonucu vücutta titreme ve yavaş hareket etme ortaya çıkar. Dengenin bozulmasıyla gelişen hastalığa Parkinson denir.
Parkinson’un başlangıcında tek taraflı belirtiler görülürken, bunlar daha sonra bütün vücuda yayılır. Belirtilerin şiddeti her hastada farklı. Hastalık, genelde 40 yaşından sonra görülür ve erkeklerde kadınlara oranla daha sık ortaya çıkar.

Belirtileri arasında bunlar var
Parkinson, uzun süre fark edilmeyebilir. Genelde ilk belirti, elde veya vücudun bir yarısında titremedir. Hastanın daha önceki yılları incelendiğinde öne eğik durma ya da yürürken kolunu sallamama görülebilir. Yavaş yürüme, ağızdan salya kaçması ve kabızlığa Parkinson hastalarında sık rastlanır. İstirahat halinde bile titreme devam eder.
Tabii ki, her titreme Parkinson belirtisi değil. Günlük aktivite sırasında, heyecan ve sinir gibi durumlarda da titreme olur.
Hasta, günlük işlerini yaparken zorlanır. Yemek yerken, bir tarafa dönerken, yavaşlama söz konusudur ve bunlar güçlükle yapılır. Hastalığın ilerleyen aşamalarında hasta kendi başına bir şey yapamaz hale gelir. Yardım almaksızın yemek yiyemez, kaşık tutamaz, gömleğini ilikleyemez. Diğer belirtileri arasında şunlar da var; vücudun öne doğru eğik şekilde durması, depresyon, sıkıntılı ruh hali, kas ağrıları, konuşma bozukluğu, kısık sesle ve donuk konuşmak, yürürken kolların sallanmaması, terleme, tansiyon düşüklüğü ve yutma zorluğu.

Tedavide iki seçenek var
Başta Parkinson hastalığı olmak üzere, pek çok hareket bozukluğunun tedavisinde ilk başvurulacak yöntem, nöroloji hekiminin takip ve onayı doğrultusunda ilaç kullanımı. Organik olmayan tarımda kullanılan kimyasal maddelerin Parkinson’a yol açtığı bilimsel olarak kanıtlandığından hastalara dengeli ve organik beslenme önerilir. Hastaların düzenli spor yapması ve sudoku, bulmaca çözme gibi beyin jimnastiklerine yönelmesi, bilgi yarışmaları izlemesi ve sıkça kitap okuması tavsiye edilir.
Parkinson, ilerleyici bir rahatsızlık. Bu sebeple tedavi yöntemi, hastanın bulgularına ve fonksiyonel bozukluğunun derecelerine bağlı olarak değişiklik gösterir. Tedavide tekli ya da çoklu ilaçlar uygulanır. Tedavinin amacı, merkezi sinir sistemindeki dopamin düzeyini artırmak. Çoklu ilaç kullanımına rağmen sonuç alınamıyorsa nörolog kontrolünde Derin Beyin Stimülatörü (Beyin Pili) ameliyatı yapan yerlere başvurmak gerekir.

Cerrahi uygulama
Parkinson hastalarında, az çalışan, ‘beyin hücresi topluluğu’ ya da ‘çekirdek’ adı verilen yapılar bulunur. Bu yapıların uygun seviyede çalışması sağlanarak hastalığın birçok belirtisi düzeltilebilir. Beyin pili yöntemi, 20 yılı aşkın süredir tüm dünyada uygulanıyor. Kabul görmüş bir tedavi biçimi. Başarı oranı yüzde 80’leri buluyor.
Beyin pili ameliyatları, yan etkilerinin geçici olduğundan tedavi şekli açısından beyin cerrahisinin en düşük riskli yöntemlerinden. Nöroloji hekiminin takibi sonrasında yapılan bütün tedavilere rağmen yanıt vermeyen ve şiddetli titreme nöbetleri geçiren Parkinson hastalarında, beyin pili iyi sonuçlar verir. Yardımsız en basit işleri bile yapamayan hastalar, ameliyat sonrası süratle hastalık öncesi günlerine geri döner. Hatta Parkinson nedeniyle yürüyemeyen, tekerlekli sandalyeye mahkum hastaların birçoğu ameliyattan 3-4 ay sonra yürümeye başlayabilir.”

Bir önceki yazımız olan Besin değeri olmayan şeyleri yemeyin başlıklı makalemizde Ayşegül Çoruhlu, nişantaşı üniversitesi ve sağlık hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *