Senin niyetin ne

04 September 2013 Wednesday, 12:49

Kavgadan beslenen, hayatın öfkesini birbirine kusan ne çok insan var etrafımda. Mutsuz olmaya niyet etmiş onlar

Yardımcı Doç. Dr. Mehmet Balkanlıoğlu ve ekibi bir araştırma yapmış. Evliliğin aşkı filan öldürdüğü yokmuş. Ama bir yastıkta kocamak için bazı kurallar varmış. Birinci öncelik, niyetmiş. Evli arkadaşlarımın hepsi onayladı bunu. Niyetin gerçekten bir ömür birliktelikse, ne yapıyor ediyor başarıyorsun. Mevlana’nın çok güzel bir sözü var, “İnsanda iyilik ararsan kötülük bulamazsın”. Her işin başı iyi niyet neticede.
Karşı apartmanımda oturan bir çift var mesela. Taşınalı birkaç ay oldu. Yakında evleneceklermiş… Ancak haftada en az iki gece bağırtıları yüzünden koltuktan zıplıyor, onların özel hayatına kulak misafiri olmanın rahatsızlığıyla camları kapatıyorum. Kavgalarının başlangıcını da bitişini de tahmin edebiliyorum artık. Genç kadının adamı suçlamasıyla başlıyor her şey, sürekli ve her konuda ne kadar yetersiz olduğunu haykırıyor. Ardından kendisini çıldırttığını ve ona tahammül edemediğini söylüyor. Adam alttan almaya çalışıyor ve sonunda karşılıklı hakaretler başlıyor. Ne zaman ki genç adam sesini tüm mahallenin duyabileceği tonda yükseltiyor, kavga kesiliyor… Ben ki komşuları olarak ezberlediysem gidişatı, onların kesinlikle biliyor olmaları gerekir ama yok! “Niyet” dedik ya, o kadar belli ki niyetin kavga olduğu… En son dayanamadım, “Ayrılsanıza siz” dedim, pencereyi suratıma yedim.

Hastalıklı ilişkiler
Kavgadan beslenen, hayatın öfkesini birbirine kusan ne çok insan var etrafımda. Mutsuz olmaya niyet etmiş onlar… Cenk ile Dila mesela… İkisi de her fırsatta başkalarının yanında birbirlerini küçük düşürmeye çalışıyor. İğneliyor, alay ediyor. Birbirlerine göre hep eksik, hep yetersizler ama bir türlü ayrılmıyorlar.
İnsan niye biriyle birlikte olur ki? Çok basit… Sevmek için, sevilmek için, destek olmak ve destek görmek için. Paylaşmak için. Mutluluk için.
Geçenlerde bir tezgahta, kime ait olduğunu bilmediğim bu resmi gördüm. Bakar bakmaz içim ısındı, aldım eve getirdim. Nazım Hikmet ile Abidin Dino arasında gidip gelen ‘mutluluğun resmi’ bence tam da bu…
Ne yazık… Ne çok insan hastalıklı ilişkiler içinde boğulurken hiç yaşayamayacakları bu tabloyu kaçırıyor…

Davetiyeleri de sattılar

Tarkan’ın 5 gün süren Harbiye Açıkhava konserleri dün bitti. Haberlerini mutlaka okumuşsunuzdur, Açıkhava Açıkhava olalı böyle kalabalık görmedi. 5 bin kişilik konser alanı, her gün 7-8 bin kişiyle doldu taştı.
Biletleri satışa çıktığı gün tükenen konserler için Tarkan’ın şirketine öyle çok davetiye talebi gelmiş ki, ekip ne yapacağını şaşırmış. Açıkhava gibi konser mekanlarının seyircisi bilir, ilk 3-4 sıra, yani sahne önü; “protokol” denilen davetli grubuna ayrılır. Ancak konu Tarkan olunca bu üç sıra da yetmemiş. Ekip bakmış başa çıkamıyor, şahane bir fikir geliştirmiş, protokol biletlerini çeşitli yardım kuruluşlarına bağışlamak üzere satışa sunmuş. Davetiye isteyenlere bu kuruluşların hesap numaraları verilmiş. Şimdilik beş konserin üçünde gerçekleştirebildikleri bu uygulama, bundan sonraki tüm Tarkan konserlerinde geçerli olacakmış.

Bir önceki yazımız olan Femen'in kurucusu bir erkek! başlıklı makalemizde femen, feminist ve italya hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz