Seçilmemişlerin yakınlarını unutma

Eski Yunan matematikçisi ve çarpı cetvelini düzenleyen Euklaides neden:
– Saatten merdiven basamaklarının genişliğiyle, yüksekliğine; yolların genişliğiyle darlığına kadar her şeyin ölçüsü İNSANDIR, diyordu?
***
Karl Marx ile beyinsel dostu Engels neden yayımladıkları 1848 Komünist Manifestosu’nda, dünyadaki fabrika işçilerini evrensel bir örgütlenme içinde Kapitalizme karşı baş kaldırmaya çağırıyordu?
***
Neden 17 eyaletten oluşan Almanya İmparatoru 2’nci Wilhelm, 1917’de annesi Alman olan Lenin’i Rusya’ya gönderiyor, neden 1889’da gizli bir “cemiyet” olarak kurulmuş “İttihat ve Terakki Fırkası”na parasal yardım yapıyordu?
***
Bu tür soruların tümüne, Bilgisayar’ın “İnternet”inde yanıt bulunabilir mi, bulunamaz mı?
***
Bir Cuma sabahı, işe gitmek için erkenden kalkmışların ne kadar ilgisini çeker bu tür “doktora tezi” konuları?
***
İsmet Paşa muhalefete düştüğü zaman, Ulus gazetesinin karikatüristi Ratip Tahir’in odasına uğramıştım. Beyaz çini mürekkebiyle bir şeyleri siliyordu:
– Neleri beyazlatıyorsun öyle, diye sordum.
– Yüksek yerden emir geldi, kara sakallı yobazların sakallarını siliyorum, demişti.
***
Tüm Dünya ile alay edercesine dilini iyice dışarı sarkıttığı kartpostalıyla da ünlenmiş, ünlü fizikçi Einstein da:
– Dünya’da her şey “görecelidir”, diyordu.
***
Cuma sabahına ters düşen bir soru daha:
– M.Ö. 500 yıllarında yaşamış olan Eukleides mi haklıydı, yoksa biten yüzyılda yaşamış olan Einstein mı?
***
Ay’a yolculuğu da, denizlerin altında 20 bin fersahı da, Arz’ın merkezine yolculuğu da Jules Verne yazmış ve roman edebiyatında “Fütürizm” dönemini yaratmıştı.
***
1969’da Ay’a giden ilk İNSAN olan, Amerikalı astronot Armstrong AY’dan Yer küresinin mavi bir portakal gibi göründüğünü açıklamıştı.
Alt tarafı Dünya’mızın 3’te 2’si denizlerle kaplıydı.
***
Neyse… Yarın yine hafta sonu tatili ve Ekim’in de 5’i.
***
Şaşmayalım, şaşmayalım, günlerin ne kadar çabuk geçtiğine; ola ki günler değil, biz geçiyoruz.
***
“Sosyoloji” biliminin babası Auguste Comte, bir dersinde:
– “Niçin” sorusuna beynimiz kilitlidir, sadece “Nasıl” sorusunu yanıtlayabilir, diyordu.
***
Dileriz ki erkenden işe gidenleri, kendi iş yerlerinin servis arabaları alıyordur evlerinden.
***
Sabah sabah sade kafayı değil, ayakları bacakları da yormamak gerek ama trafik İstanbul’unki gibiyse, cevabı bulunamayan bir soru daha:
– Nasıl?

Bir önceki yazımız olan Eskişehir Valisi'nin gazeteciyi tehdit etmesi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *