NetGazetesi.NET / Gündem / Seçil Müge Doğanay’ın sevgilisi konuştu
Seçil Müge Doğanay’ın sevgilisi konuştu

Seçil Müge Doğanay’ın sevgilisi konuştu

Gölcük’te dokuz günlük bayram tatili boyunca annesinin tek başına bıraktığı bebeğin ölümüyle ilgili başlatılan soruşturmada bebeğin babası olduğu iddia edilen polis memuru T.A.’nın da bilgisine başvuruldu. T.A.’nın anne Seçil Müge Doğanay ile Adana’da yaşadığı dönemde birlikte olduğu anlaşılırken, genç polis, “Evlenecektik, ancak ailelerimiz uygun görmeyince ayrıldık” dedi.

Adana’da inceleme
Dokuz günlük bayram tatiline giderek “Berk” adını verdiği bebeğinin açlıktan ölümüne neden olduğu iddia edilen öretmen anne Seçil Müge Doğanay’ın ifadesinde “Polis sevgilimden hamile kaldım” bilgisini vermesinin ardından Adana Emniyeti’nce inceleme başlatıldı.
Adana Emniyet Müdürlüğü’nce görevlendirilen soruşturmacı tarafından başlatılan inceleme çerçevesinde, T.A., üst yöneticileri olayla ilgili bilgilendirdi.

‘Aileler uygun görmedi’

Genç kadınla bir dönem birlikte olan ve halen Adana Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şubesi’nde görevli 3 yıllık polis memuru T.A., Doğanay ile uzun süredir görüşmediğini öne sürdü.
Kocaeli Gölcük’te öğretmenlik yapmasına karşın Adanalı olan Seçil Müge Doğanay ile bir dönem arkadaşlık yaptığını kabul eden T.A., “Evlenecektik, ancak ailelerimiz uygun görmediği için ayrıldık” iddiasında bulundu. Polis memuru T.A., “Seçil’in hamileliğinden de, bebekten de haberim olmadı. Uzun süredir görüşmüyoruz” dedi.

 

Babanın kimliği DNA testiyle belirlenecek
Kocaeli’nin Gölcük İlçesi’nde bebeğini ölüme terk eden öğretmen Seçil Müge Doğanay ile ilgili soüruşturmada Gölcük Cumhuriyet Savcığınca gizlilik kararı alındı. Savcılıktan yapılan yazılı açıklamada annenin TCK 83’üncü maddesi gereğince tutuklanması istemiyle Gölcük Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edildiği ve ömür boyu hapis cezası istemiyle hakkında dava açılacağı ifade edildi. Cumhuriyet savcılığı’ndan yapılan açıklama şöyle:
“Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülmekte olan bir soruşturma ile ilgili olarak basında yer alan ’Cani Anne, Gölcükte Dehşet…’ başlıklı haberler nedeniyle toplumun doğru bilgilendirilmesi, medyanın bilgi alma hakkı ve toplumu bilgilendirme görevi ile soruşturmanın gizliliği, masumiyet karinesi ve kişilik haklarının korunması orasında bir dengenin sağlanmasının gerekmesi nedeniyle basın açıklaması ihtiyacı duyulmuştur” denildi.
Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Gölcük Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Yaman bebeğin babasının kim olduğunu tam olarak tespit edilemediğini belirterek, “DNA için otopside çalışma yapılacak. Çocuk nüfusa kaydı yapılmamış. Annenin tutukluyken soruşturma savcısının istiğiyle jandarma kontrolünde isterse mezarlığa defne katılabiliyor. Definle ilgili yer gösterme hakkı var. Ama şu anda ailesiyle ilgili bize gelen bir bilgi yok. Yasal olarak annesi veya dedesi de alabilir cenazeyi. Akli dengesinin yerinde olup olmadığıyla ilgili şu anda bir inceleme başlatılmadı. Ayrıca anneyle ilgili linç girişiminin doğru olmadığını düşünüyoruz” diye konuştu.

‘Bebek sesi duyuyorduk’
Bebeğini ölüme terk ettiği gerekçesiyle tutuklanan sınıf öğretmeni Seçil Müge Doğanay’ın oturduğu semtte sessizlik hakim. Mahalle sakinlerinden Şebnem Girger, “Ben öğretmeni tanımıyorum. Ama yaşanan olaya çok üzüldük. O masum çocuğu bizlere verseydi Allah rızası için ben bakardım. Veya Çocuk Esirgeme Kurumuna bıraksaydı” dedi.
Aynı mahallede oturan Şener Güngör ise yaklaşık 2 aydır geceleri bebek ağlama sesi duyduklarını belirterek Başka bir komşumuzun çocuğu var, o sanmıştık. Belki de ölüme terk edilen bebeğin ağlama sesini duyuyorduk” diye konuştu.

UZMANLAR ANNENİN PSİKOLOJİSİNİ DEĞERLENDİRDİ:

Lohusa sendromu sebep olamaz
İlköğretim okulu öğretmeni Sevim Müge Doğanay’ın 2 aylık bebeğini Gölcük’teki evinde 9 gün yalnız bırakarak açlık ve susuzluktan ölümüne sebep olması, lohusa depresyonu tartışmalarını da beraberinde getirdi. Psikolojik durumu tartışılan Doğanay’ın, lohusa depresyonu nedeniyle böyle bir vahşete imza atmış olabileceğine psikoloji uzmanları ihtimal vermiyor. Uzmanların değerlendirmeleri şöyle:
Sinem Demirel(Uzman psikolog): “Anne genetik kodlama olarak yaşamdaki görevinin bittiğini düşünüp ‘Lohusa sendromu’ yaşayabilir. Özellikle sosyal desteği, akraba desteği gibi iç kaynakları yoksa bu süreç anne için uzayabilir. Normal yaşam döngüsüne girdiğinde durum sonlanır. Bu kadının içinde bulunduğu durumda lohusa sendromu tetikleyicisi olmuş olabilir fakat altında başka psikolojik problemlerin olduğunu da düşünüyorum. Tek başına lohusa sendromunu bir ölüme sebep olarak göstermek doğru değil.”

“Kendini öldürürdü”
Pınar İlkkaracan(Psikoterapist): “Bu olayı sadece doğum sonrası başlayan depresyon olarak bildiğimiz post partum depresyon ile açıklamak doğru olmaz. Bu depresyonda birine zarar vermek çok karşılaşılan bir durum değildir. Fakat illa anne birine zarar vermek isterse bu kişi kendisi olur. Bu olayda evlilik dışı doğum yapmış bir kadından bahsediyoruz. Yorumlarken Türkiye’deki kadınlar üzerindeki baskıyı unutmamak lazım. Kadın bu çocuğu doğrudan öldürebilirdi ama öldürmemiş. Kadın üzerinde ciddi bir baskı olduğu ve bu yaşanılanlar psikotik bir durum yarattığı ortada. Çocuğun ölüsüyle karşılaştığında bile ölü bebeğe mama yedirmeye çalışması, ölümü kabul etmemesi ciddi bir psikotik krizin var olduğunu gösteriyor.”

“Çevresindekiler de sorumlu”
Zeynep Pınar(Psikiyatrist): “Bu kadının bu olaydan önceki davranışları sağlıklı ise kesin akıl hastasıdır. Sağlıksız ise yakın dönemdeki davranışlarına dikkat ederek lohusa depresyonu denilebilir. Bu yaşanılan lohusa depresyonu ise 9 günü birlikte geçirdiği kişiler de okul idaresi de ölümün suç ortağıdır. Çünkü kadının her tarafından dökülen bir psikiyatrik tablo vardır. Lohusa depresyonu sebebiyle anne çocuğa zarar verebilir ama bunu yapmadan önce ilk kendisine zarar verir. Ayrıca kadında ağır bir kişilik bozukluğu da olabilir.”

‘Nitelikli öldürmeden yargılanır’
Davanın belirleyicisinin anne Doğanay’ın akli dengesine ait rapor olacağını belirten İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi avukatı Nilüfer Ay da hukuki süreçle ilgili şunları söyledi: “Bu kadının çocuğuna ilişkin öldürme faaliyeti ‘Nitelikli adam öldürme’ suçuna girecek. 2005’de çıkan yeni TCK’ya göre ‘töre saikiyle öldürme’ cezada indirimi ortadan kaldırıldı. Lohusa sendromu ya da akıl sağlığına ilişkin gelecek psikolojik rapor hakimin takdir yetkisine etken olabilir.”

Sağlık raporu 5 yıllık
Doğanay’ın bebeğinin hayatını kaybetmesine sebep olması ‘Öğretmen psikolojilerinin rutin kontrolünün yapılıp yapılmadığı’ sorusunu da gündeme getirdi. Öğretmenler sadece memuriyete başlarken fiziksel ve psikolojik durumlarını belirtir bir sağlık raporu alıyor. Öğretmenin dersteki performansına ilişkin bir şikayet yok ise raporlar kontrol edilmiyor ve güncellenmiyor. Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri bugüne kadar Doğanay’ın hiçbir disiplin soruşturması, şikayet ya da müfettiş raporuna muhattap olmadığını belirtiyor.

Kocaelinin talihsiz bebeği NetGazetesi.Net

 

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*


*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top
Follow

Get every new post delivered to your Inbox

Join other followers