Savaşın Çiçekleri – The Flowers of war film konusu ve eleştirisi

The Flowers of war yani Savaşın Çiçekleri film konusu ve film eleştirisi bu yazıda… İşte The Flowers of war film konusu…

Namlunun ucundan baktığımızda genelevden çıkmış bir grup hayat kadını var; bu kadınlar yaşamanın ne olduğunu bilemeden ölmeyi seçecekler. Kilisenin renkli gravürlerinin yansımasında ise gördüğümüz bir grup önlüklü kız çocuğu; bu çocuklarsa hayatlarını ölü taklidi yaparak geri kazanacaklar.

Birbirleriyle aynı ortamda nefes dahi alamayan bu iki grup birbirine nasıl olur da benzer demeyin, o ikisi birbirinin pekâlâ sebebi ya da sonucu ve hatta kaderi olabilir. Japonların işgali altında kalmış küçük bir Çin kentinde, kadınlığın ve erkekliğin yok oluşuyla harmanlanmış, acil durumlarda uygulanacak ‘önce kadınlar ve çocuklar’ kuralının pek işlemediği bu savaş değil kurtuluş hikâyesinde, Mickey Rourke olmaya çalışırken, baktı olmuyor, bari Süpermen olayım diyen Christian Bale’i saymazsak hüzünlenmemek kaçınılmaz.

Tabii bu yazıyı okuyup filme gidecek herhangi biriniz velev ki taş değilseniz. Tanrı’nın evinin en güvenli olmasını beklediğimiz bir savaş ortamında, o Tanrı’nın evi ki, alt katı Bağdat, üst katı çocuk esirgeme kurumu, başlarında ise cenaze levazımatçısından hallice bir Peder bozuntusu. “Bir ulus yıkılırken fahişeler, umursamaz dans ederler”miş eski bir Çin halk türküsüne göre.

Peki, kız çocukları ne yaparlar? Ya da ne yapmalılar hayatlarını ellerinde tutabilmek için? Kızlar kaderlerinden kaçarken onların arkasında ya da önünde kalmaktansa, tam da yanlarında onlarla koşuyormuşuz hissi veren görüntülerin mimarlarına hitaben; Steadicam hiç bu kadar yürek parçalayıcı olmamıştı.

Bir önceki yazımız olan BMW 218i özellikleri ve fiyatı başlıklı makalemizde 218i Active Tourer, BMW 218i ve BMW 218i fiyatı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *