Satırlamak caizdir hesap sorulmaz

03 June 2013 Monday, 19:18

Ağaçların düşman ilan edildiği, köprülerin insanları ayrıştırma amaçlı kullanıldığı günlerden geçiyoruz.
Bütün medeniyetlerin kardeşçe yaşadığı gibi gülünç bir iddiayla büyütülmüş nesillerin birbirine düşürüldüğü karanlık günlerden.
Geçilen benzer günlerde öğrenciler kızdığında tutuklandı, sendikacılar terörist, öğretmenler anarşist, Kürtler bölücü, Ermeniler bozguncu ilan edildi.
Artık bir kimlik etrafında birleşmeyenlere, gündelik hayatlarını yakından ilgilendiren düzenlemelere tepki gösterenlere geldi sıra. Gezdikleri parka, geçtikleri köprüye, bindikleri metroya müdahale edilenlere geldi. Bu kez onlar terörist, anarşist, bozguncu, yıkıcı.
Bu yüzden de bu anarşistlere biraz şekil vermek gerekiyor elbette.
Herkes bu nedenle yükümlü sayıyor kendisini.
Bir anarşisti kazandırsan topluma kârdır!
Polisi gazla getirmeye çalışıyor yola, zabıtası kaba dayakla. Siyasetçisi kanunla getirmeye çalışıyor, metroyu kullanan da anonsla.
“Öpüşmeyin, ahlaklı olun” diye bir anons yapma hakkını bulabiliyor kendisinde.
Ve bulur elbette.

Öpüşene satır
İşte artık tepki göstermek hayatının olağan akışı haline gelmiş insanlardan bir bölümü de kısa süre önce Kurtuluş Metro Durağı’nda ‘öpüşme’ eylemi düzenledi.
Barışçıl, hümanist, kimseye zararı olmayan bir eylem.
Ama ahlak bekçileri, nizamseverler, kutlu gençliğin bir bölümü bıçaklarla, satırlarla basıverdi eylem alanını.
Polis orada nedense o gruba müdahale etmediğinden, önce sakince bekleyip eylemin bitişini, sonradan saptadıkları isimlere sallayıverdiler bıçaklarını, satırlarını.
İnsanlar yaralandı. Hiç yara almayanın gönlü kanadı.
Peki ne oldu o olaylardan sonra?
Onca MOBESE, onca polis kamerası, fotoğraf makinesinin önünde yapılan saldırılardan sonra herhangi bir gözaltı var mı?
Bir pankartın ucundan tuttuğu için aylarca tutuklu kalırken gencecik çocuklar, o bıçak sallayanlardan bir tanesi bir gün nezarethanede yattı mı?
Bulunamadı…
Herhalde öpüşmeleri çekiyordu ki bütün güvenlik kameraları iki yüzlü bir ahlakla, asıl ahlaksızlığa kapattılar kayıtlarını.
Bıçaklayana değil, öpüşene ‘nizam’ verilen bir toplumda, daha çok anons uğuldayacak kulaklarımızda.
Daha çok ne olmamız gerektiğini söyleyen, nasıl yaşamamız gerektiğini öğütleyen olacak.
Sadece kendi mağduriyetleri üzerinden bir toplum yaratmaya çalışan ‘uyaranlar’, sadece nizamsever gençlerinin sırtını okşamaya devam edecek.
Onlar anons edecek.
Daha çok terörist, daha çok ahlaksız olacağız.
Yeşilin, sevmenin, öpüşmenin güzelliğini bilenlerle gazla bir toplumun önüne perde çekenlerin kavgasıysa ve o hale sokulduysa bu şayet, o gaz bulutu dağıldığında, o ahlaksızların orada durup beklediğini de görecekler nizamseverler.

Gkçr

Bir önceki yazımız olan İstanbullu olmaktan utandım başlıklı makalemizde ASALA, atatürk ve İstanbul hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz