Sahi ne zaman kirleniyoruz? Balçiçek İlter yazdı

‘Küsüm bir süredir kelimelere. Sevmiyorlar beni. Aşk – nefret ilişkişi’

Emir büyük yerden gelmiş… Ali Eyüboğlu “Yaz” demiş, nasıl yazmam? Oysa küsüm bir süredir kelimelere… Sevmiyorlar beni. Ben de ne yalan söyleyeyim haz etmiyorum onlardan bir süredir. Aşk-nefret ilişkisi bizimkisi, aldırmayın çok, tutku böyle bir şey. Birbirimiz olmadan yapamayız.. Sadece bu ara böyle… Ali ”Yaz yahu” deyince dün gece aklıma geldi..
Hıdrellez… Kilyos sahillerine yakın bir yerlerde rengarenk seyyarların altında toprağa bağdaş kurmuş oturuyordum… Kocaman bir ateş yakılmıştı. İkizlerim üzerinden atlıyor, her atlayışta bir dilek diliyorlardı. Dilekler mi? Oğlum duygusaldır, herkesin mutlu olmasını ister. Kimse ağlamasın, herkes gülsün, kocaman büyük bir evde çok ama çok kalabalık yaşayalım. 3’lü çekirdek ailemize inat hep kalabalıkların peşindedir. Herkesin mutluluğu için atladı, dostlarımızın sevdiklerimizin. Ha bir de daha fazla mantı yemek için. Pek izin vermiyorum da abatmasına….
Kızıma gelince. O yalnızlıktan hoşlanır anası gibi. Hep kalabalıklar vardır etrafında ama hep tek başına kalmayı sever, tercih eder ve bundan çok ama çok büyük keyif alır. Bir tutkusu da hayvanlar. Ateşin üzerinden atladıktan sonra yanıma gelip yere oturdu ve başladı çizmeye. Envai çeşit hayvan çizdi. Pandasından maymununa kadar ve yazdı altına 7 yaş kargacık burgacık yazısıyla ”Hayvanlara iyi davranılmasını istiyorum ben, dileğim bu!”
Elimdeki kağıda baktım, ”Ev mi çizsem, araba mı?” diye düşünürken ben…
Sahi diye düşündüm ne zaman kirleniyoruz biz, büyükler?
Yani ne zaman ”mana” dan ”madde” ye geçiyoruz?
Var mı bunun bir yaşı? Oysa sahip olduğumuz her şeyin esiri değil miyiz?
Asıl özgürlük hiçbir şeye sahip çıkmamak değil mi?
Kelimelerle aramıza kara kedi değil, Berkin Elvan girmişti… Bir çocuğun yasını bile beraberce tutamamak… Sonra havuzda boğulan Pamir geldi… Ardından işkenceyle öldürülen Gizem….
Hayat ne kadar ağır ne kadar zor ve ne kadar acımasız diye düşünebilir insan…
Her gece haberleri sunarken bu hisse kapılıyorum. Ama sonra geçiyor…
Çünkü her gün büyüyorum, olgunlaşıyorum ve iyileşiyorum galiba…
Ve çünkü hayat siz ona nasıl bakarsanız öyle geliyor.
Çünkü görmeye değil, bakmaya…
İşitmeye değil gerçekten duymaya öylesine ihtiyacımız var ki…
*
”Dilediğini yapanı” görüp seyredemiyorsan körsün”

Balçiçek İlter yazdı

Balçiçek İlter kimdir?

16.06.1973 doğumlu… Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi ve ODTÜ psikoloji mezunu. Kariyerine 17 yaşında Cosmopolitan dergisinde çeviriler yaparak başladı. Ardından sırasıyla Aktüel Dergisi, Ankara haber müdürlüğü, Ankara temsilciliği, 1 Numara Hearst Ankara temsilciliği, 1 Numara Hearst’ün koordinatörlüğünü üstlendi.
Sabah’ta 6 yıl yazı işleri müdürlüğü yaptı. ”Pazartesi Sohbetleri”yle ses getiren söyleşilere imza attı. TMSF’nin el koymasından sonra yazarlık da yaptığı Sabah’la yolları ayrıldı.
Habertürk TV’de ”Söz Sende”den sonra “Karşıt Görüş” ve “Memleketin Hali”ni hazırlayıp, sundu, Habertürk’te köşe yazdı. Halen Habertürk TV’de ana haberi sunan ve ”Söz Sende”yi devam ettiren İlter’in boşandığı eşinden 7 yaşında ikiz çocukları var.

Bir önceki yazımız olan BMW 218i özellikleri ve fiyatı başlıklı makalemizde 218i Active Tourer, BMW 218i ve BMW 218i fiyatı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *