Sık bakalım

Türkiye-İsveç U-21 maçındaki milli futbolcular gibi benim de bir “biber gazı molası” en doğal hakkım olmalı.
İnsan, ağzında kimyasal tadı, boğazında biber yanığı ve yüreğini sıkan “kaç ölü, kaç yaralı” evhamı ile Galatasaray’a, Milli Takım’a, Terim’e, Tanjevic’e falan konsantre olamıyor gerçekten.
***
Dün gece eksik olmasın Emniyet, Bahariye’den Moda’ya kadar kadim semte yerleşmiş ne kadar “haşarat” varsa hepsini öldürdü, direnen gençleri dağıttı, bu arada insanıyla hayvanıyla, bebeğiyle yaşlısıyla semt sakinlerini tıknefes etti.
Sabaha kadar GAZap Üzümleri okuyup, GAZoz içtik. GAZ’ın en doğalı ile kendimizden geçtik.
Ciğerimize deydi yani!
***
Yahu burası meydan falan değil ki…
Kepengi kapatıp giden işyerleri altta bir sıra. Üstte, yanda, önde evinin güvenliğinde vatandaş var.
On tane çocuğu dağıtacağım diye 7-8 metre eninde sokaklara bile basıyorlar gazı…
Hem de bir batında 8-10 kapsül.
Çocuklar ceylan gibi uzuyor, gaz kalıyor.
***
İroniye bakın… Sadece eylemciler zarar görmüyor!
Cin gibiler, hemen hepsi baretli, maskeli… Bizler Auschwitz kampındaki Yahudiler gibi kilit ve gaz altında.
Çıkamazsın, gidemezsin… Dışarıda “sık bakalım”!
Kapı pencere tıka, kokla, tiksin, tıksır işin yoksa.
***
Gelecekte hangi kanseri tetikler bilinmez ama şimdilik yırttık!
Biraz öksürük, biraz kızarıklık.
Kırık çıkık varsa, o da ruhumuzda!
Endişe, korku?.. Evlatlarımıza.
Ancak… Kalp veya solunum hastası kaç yaşlının eksildiğini merak ediyorum bizim semtten.
***
Mesela, koah hastası annesini hastaneye yetiştirmeye çalışan ve ambulanstan “yol açılırsa gelebiliriz” yanıtı alan bir arkadaşımı biliyorum.
Yazı bitsin arayacağım; ya “geçmiş olsun” diyeceğim, ya “başsağlığı” dileyeceğim!
Sabah hâlâ gözlerine ilaç damlatan komşuları gördüm. Masalardan kimyasalları silmeye çalışan cafeleri…
Onları da katın direniş kurbanlarına.
***
Bu yazıyı yazarken bile akciğerlerim fazla mesaide, havaya asılı kalan gazı süzmek için.
Mola talebindeyim.
Benden Galatasaray’ı, Milli Takım’ı, Terim’i, Tanjevic’i beklemeyin; çok isterdim ama koşullar elvermiyor spor yazmama.
Hatta yazı yazmama.

Bir önceki yazımız olan Savarona’ya sahip çıkmak tarihe karşı sorumluluktur başlıklı makalemizde Deniz Harp Okulu, N. İsmet Hergünşen ve Savarona hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *