Robin Williams’ın en iyi 5 performansı

Komedi ve doğaçlama konusundaki yeteneğiyle milyonların sevgisini kazanmış, Hollywood’un en popüler aktörlerinden Robin Williams, dün 63 yaşında Kaliforniya’daki evinde hayatını kaybetti. Bu haber, sinema dünyasını ve takipçilerini yasa boğdu. Williams’ın ölüm nedeni boğulma olarak açıklandı. Yapılan ilk açıklamalara göre gelmiş geçmiş en büyük şovmenler arasında gösterilen Williams’ın intihar etmiş olma ihtimali yüksek. Menajeri, yaptığı açıklamada Williams’ın bir süredir depresyonla boğuştuğunu söyledi.
‘Komedi dehası fırtınası’
‘Good Morning, Vietnam’, ‘Ölü Ozanlar Derneği’, ‘Balıkçı Kral’la Oscar’a aday olan ve ‘Can Dostum’daki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar alan aktör, Steven Spielberg’ün tanımıyla ‘komedi dehası fırtınası’ydı ve 1997’de Entertainment Weekly tarafından yaşayan en komik adam seçilmişti.
1951’de Chicago’da model bir annenin ve Ford’da yöneticilik yapan bir babanın oğlu olarak doğan Robin Williams, banliyöde büyüyen çekingen bir çocuktu. İleride milyonları güldürecek komedi yeteneğinin ilk parıldaması, annesini güldürdüğü büyük annesinin taklidiydi. Sonradan güldürmek söz konusu olunca geniş kitleler veya tek bir kişi arasında ayrım yapmadığını gösterecekti…
Lisede tiyatro kulübüne katılınca çekingenliğini üzerinden atmaya başladı. Ardından prestijli sanat okulu Juilliard’a kabul edildi; sınıf arkadaşı Reeve’di, kabulünü sağlayan ise ünlü aktör John Houseman. Onu, komediye yönlendiren ve ABD’de tanınmasını sağlayacak stand-up gösterilerinin temelini atan da Houseman oldu. Houseman’ın ‘komediye eğil’ tavsiyesi, meyvelerini kısa sürede verdi. Aksan taklidi, doğaçlamaya neredeyse bir sanat gibi yaklaşması, bazı kaynaklarda manik olarak tanımlanan yüksek enerjisiyle gerçekleştirdiği stand-up şovlarıyla ünlendi.
1978’de başlayan ve dünyaya uyum sağlamaya çalışan bir uzaylıyı canlandırdığı dizi ‘Mork and Mindy’ ise onun ününü sahnelerde ekran karşısına taşıdı. İlk filmi 1977 yapımı ‘Can I Do It ‘Till I Need Glasses’ olsa da, sinemada onu dünyaya tanıtan on yıl sonra çekilen ‘Good Morning Vietnam’ oldu.
Ve karanlık taraf…
Uyuşturucu ve alkol bağımlılığıyla hayatı boyunca uğraştı ve bu konuda yorum yapmaktan çekinmedi. ‘Günaydın Vietnam’ın ardından sinemadaki, kendi enerjisine yakışan bir hızla aldığı yol, 90’lar boyunca hiç çıkmaz sokağa girmedi. Çocuklarını görmek için İskoç aksanlı bir dadı kılığına giren bir babayı canlandırdığı ‘Mrs. Doubtfire’ (1993), elde ettiği başarıyla animasyonların ünlü aktörler tarafından seslendirilmesi geleneğini başlatan ‘Alaaddin’ (1992) bir yana komediden drama geçişlerde rahatlığı da kariyerinin yükselişine katkıda bulundu. ‘Uyanışlar’ (1990) ve ‘Aşkın Gücü’ (1998) gibi dramlardaki performansları izleyiciyi etkiledi. Her zaman izleyicinin kendisini yakın hissettiği, aileden biri gibi gördüğü bir aktör oldu. Komedi için “İyimserliği sahnelemektir” diyordu. İyimserliği aşıladığı milyonlarca takipçisi, dün gelen haberle aktörün bu yeteneğinin karanlık tarafıyla karşılaşmanın trajedisiyle yasa boğuldular.

‘Komedi, korkuyla baş etme yoludur’

1991’de Williams’ın altın döneminde Rolling Stone dergisinin aktörle ilgili makaleye attığı başlık, “Bir palyaçonun korkuları”ydı. Williams, sık sık söyleşilerinde mizahı korkuyla baş etme yolu olarak işaret ediyordu: “Bazen dünyaya bakarsınız ve çok korkutucu olduğunu görürsünüz. Komedi, korkuyla baş etme yoludur. Sizi felç etmez; korkunuzun biteceğini de söylemez. Burada bazı seçimlerin var, onlara gülebilirsin ve bir kez güldüğünde korkularınla yüzleşirsin ve onlarla mücadele edebilirsin. Ben bunu yapıyorum.”

Obama’dan dokunaklı mesaj

Williams’ın ardından bir taziye mesajı yayınlayan ABD Başkanı Barack Obama, Williams’ın bir uzaylıyı canlandırdığı ‘Mork and Mindy’ adlı televizyon dizisine referans vererek, “Hayatımıza bir uzaylı olarak girdi ama sonunda insan ruhunda dokunulmadık yer bırakmadı. O bir radyocu, doktor, dadı, başkan, profesör, Peter Pan ve aradaki her şeydi. Ama benzersizdi. Bizi güldürdü, ağlattı. Sınırsız yeteneğini, ihtiyacı olanlara bize özgürce ve cömertçe verdi” dedi.

En iyi 5 performansı

Williams’ı sinema izleyicilerin kalbinde ayrı bir yere taşıyan 5 performansı…
1- ‘Can Dostum’ (1997)
Gus Van Sant’ın ticari başarı elde eden filminde, Matt Damon’ın canlandırdığı dehaya akıl hocalığı yapan terapist rolünde
3 kez aday olduğu Oscar’da En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar kazandı.
2- ‘Ölü Ozanlar Derneği’ (1989)
Peter Weir imzalı yapımda öğrencilerin duygusal bağ kurduğu öğretmen rolünde komedi ile duygusallık arasında geçişteki başarısının tepe noktalarından birini sundu. Bir neslin ideal öğretmen anlayışını değiştiren Keating karakteri ‘Carpe Diem (anı yaşamak)’ mottosunu kazandırdı.
3- ‘Baskı’ (2002)
Yönetmen Mark Romanek, Williams’ın sempatik imajını ters yüz ederek ona bu filmdeki psikopat rolünü verdi. Film, aktörün rol skalasının genişliğini kanıtladı.
4- ‘Günaydın Vietnam’ (1987)
Vietnam Savaşı’nda geçen filmde, buradaki bir üsse atanan sıra dışı bir DJ’yi canlandıran Williams’ı yıldızlığa taşıyan filmdi ve ona Oscar adaylığı getirdi.
5- ‘Balıkçı Kral’ (1991)
Williams, Jeff Bridges’in canlandırdığı gözden düşmüş talk şovcuyla Kutsal Kase’nin peşine düşen evsiz adam rolündeydi.

Bir önceki yazımız olan Nejat Uygur'un anısına Paşa Hazretleri müzikali başlıklı makalemizde behzat uygur, paşa hazretleri ve paşa hazretleri behzat uygur hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *