Reina’dan Re-Ana’da dava!

Bodrum’da bir balık lokantası işleten Remziye Ana, ben yemeklerini övdüğüm için mahkemelerde sürünüyor

Sabah balıkçı kahvesinden çıktım. Remziye Ana lokantasının önünü temizliyordu. “Merhaba” dedim. Suratından düşen bin parça. “Bir derdin mi var?” diye sual eyleyince, “Hocam, dört yıl önce Milliyet Cumartesi’de beni öven yazın çıktı. O yazı yüzünden mahkemelerde sürünüyorum” demez mi…

Eski köy evi bir lokantaya dönüştürüldü
Başladı anlatmaya: “İstanbul’da Reina isminde büyük bir kulüp varmış. Onun patronu bu yıl bizim köye uğramış.
Dostları ‘Senin Reina’n var ise bizim köyün de Re-Ana’sı var’ diyerek şakalaşacak olmuşlar. O da İstanbul’a dönüşünde,
senin yazdığın ve 17 Temmuz 2010 tarihinde Milliyet Cumartesi’de yayımlanan yazıyı ve fotoğrafı dosyalatarak haksız rekabet davası açtırmış. Kısacası ben İstanbul’daki Reina’nın rakibiymişim.”
Remziye Ana’nın anlattıklarına inanamadım. Dava dosyasını getirince gördüm ki Remziye Ana’nın başı gerçekten dertte. “Koskoca Reina’nın koskoca avukatları bizi mahkemelerde süründürecek, un ufak hale getirecek” diyerek ağlaşıyor.
Olan biteni baştan anlatayım… Bizim köy Bodrum Yarımadası’nda, Türkbükü ile Yalıkavak arasında. Şimdilerde belediyesi var. MÖ 553-375 yıllarında Romalılar tarafından Vara adı ile kurulmuş. Burada Mikenler, Persler, Kayralılar, Medler, Mısırlılar, Suriyeliler, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar yaşamış. Köyde, koyun en dibindeki kumsal boyu sıralanan eski köy evleri şimdilerde lokantaya dönüşmüş durumda. Remziye Ana ile kocası Zafer Akbaş da
28 yıl köyün bakkallığını yapan anneleri Ayşe Akbaş’ın dükkanını lokantaya çevirmişler.
İşte tam bu sırada, lokantanın biraz ötesinde bulunan 130 haneli Hariciyeciler Kooperatifi’nde yaşayan hariciyeciler ve eşleri, Remziye Ana’ya akıl vermeye başlamışlar. “Mutfağın şöyle olsun, masaların böyle olsun. Binayı şu renge boya…” Bu kadarla kalsa ne âlâ… “Remziye Ana diye lokanta adı olur mu? Bu isme modernleştirelim. Lokantanın ismi Re-Ana olsun” demişler.
Remziye Ana’ya bu sorunu çözmek için söz verdim
Remziye Ana mutfakta yerel yemekleri, mezeleri hazırlıyor. Kocası Zafer Akbaş ızgara başında balık pişiriyor. Üniversiteyi bitiren oğulları Hüseyin Akbaş servisi yönetiyor.
Remziye Ana’nın lokantası klasik bir Bodrum balık lokantası. Zeytinyağlılar dışında günlük balık çeşitleriyle köftesi var. Müziği, eğlentisi yok. Benim günahım ise dört yıl önce Remziye Ana’nın lokantasını anlatırken, yazıya “İstanbul’un Reina’sı var ise bizim köyün de Re-Ana’sı var” şeklinde bir başlık koymamdır.

Uzun anlatımın sonu: Remziye
Ana’ya söz verdim. İstanbul’da Reina’nın patronu Mehmet Koçarslan’ı tanıyan birilerini bulacağım. Onlar aracılığı ile Remziye Ana’nın Reina’nın rakibi olmadığını, olamayacağını anlatmaya çalışacağım. Beceremezsem, iyilik
yapmak isterken günaha girmiş durumdan kurtulamayacağım.

ALİ RIZA KARDÜZ

Bir önceki yazımız olan Ahmet Hakan ve Melih Gökçek düellosu başlıklı makalemizde Ahmet Hakan, Burada Laf Çok ve cnn türk hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *