Pınar Ergüner hayat hikayesini anlattı

NTV’nin hafta sonu programcısı Pınar Ergüner de benim gibi tamamen başka amaçla kursa gidip televizyoncu olanlardan. Dialog İletişim’den mezun olduktan sonra başlayan süreç bugüne kadar devam ediyor.

Haberci olarak başladığı mesleğe programcı olarak devam eden meslektaşım gerçekten sıra dışı ve keyifli. Kimine göre yanlış anlaşılır diye asla telaffuz edilmeyen ama yaşanan şeyleri o açık yüreğiyle anlatıyor. Yanlış anlaşılmak mı? Umrunda bile değil. Gelin siz de şahit olun bu cesur açıklamalara.

En başı sormayacağım ama haberci olarak başladın değil mi Pınar?
Küçük bir kanalda az bir maaşla çalışırken denemelerimi izleyen Reha Muhtar tarafından Show TV’ye çağrıldım. Uçarak gittim. Bana; “Yarın sabah bizimle başlıyorsun” dedi. “Nasıl yani” diye sordum? Erol Aksoy “Sarışın olanı alın” demiş. İzlediği dört kız içinde tek sarışın bendim. Yani tamamen sarışın olduğum için alındım işe. Belki o ilk küçük kanaldaki işimden sonra iş bulamasam bırakıp yoluma devam etmiştim, çünkü TV aklımın ucunda yoktu. Ben kadere inanan, teslim olan biriyim. Herhangi bir şey eğer olmuyorsa, sebebi vardır deyip yoluma devam ederim.

Şimdi program yapıyorsun. NTV’deki programının içeriğini anlatsana biraz?
“Life Style” genelde, “Televizyonda biz ne görmek isteriz?” üzerine kurgulu bir program.

Memnunsun yani hayatından?
Her yayın öncesi ne kadar mutlu olduğumu düşünüyorum çünkü işimi çok seviyorum. Yaptığın işi sevmek çok önemli. Belki ileride 5 gün olan bir program ya da gece programı isteyebilirim. Program henüz yeni sayılır üç sene oldu.

Pınar Erguner neden CNN’den NTV’ye geçti?

‘Aşkın ömrü 3 yıl değil 17 aymış!’

Boşanma hangi şartlar altında olursa olsun travmatiktir. Senin için hâlâ umut var mı?
Tabii ki var ama bazı kriterlerim değişti artık. Gençlere hep şunu öğütlüyorum; Arkadaş olduğunuz insanla evlenmeyi tercih edin. Geçen gün programıma Mehmet Sungur geldi ve beni çok üzdü. Hani aşkın ömrü 3 yıl derdik ya? 17 aymış sadece.
Yani 17 ay için yakmayın kendinizi. Aşk biter, dostluk ve sevgi kalır geriye.
Yani yeni evlilik mottosu bu benim için; aynı zamanda arkadaş olabileceğim insan doğru insandır.

‘Flörtümüz 9 ay, evliliğimiz 9 yıl sürdü’

Neşelisin, enerji dolusun oysa yeni bir evliliği noktaladın. Gerçekten atlatabildin mi?
Bir yıl oldu boşanalı. Çok fazla düşündük, ayrılmalı mıyız diye? Çok büyük bir aşk evliliğiydi bizimki. 9 ayda tanıştık evlendik 9 yıl evli kaldık. Bugün olsa yine Arda’yla evlenir yine Güney’i doğurmak isterdim, ama bugün olan koşullar altında yine boşanırdım. İlişkinin süresi o kadardı. Oldu, bitti. Bu arada beni Cem Öğretir ile Mehmet Sümer yaktı. O zaman 29 yaşımdaydım. Bizi birbirimize yakıştırmışlar demek ki.

‘Birine ait olmaya bayılıyorum’

Bir daha evlilik fikri?
Asla, “asla” demiyorum. Çünkü evliliği çok seviyorum. Birine ait olmaya bayılıyorum. Çok fazla aidiyet duygusu gelişmiş bir kadınım. Aynı evde oturayım, eşyalarımın yeri aynı olsun, aynı restoranda aynı yemeği yiyeyim isterim. Bu derece alışkanlıklarıma bağlıyım.Tatilde bile her sene aynı yere gidebilirim. Yeter ki huzurlu olayım. Avucumun içi gibi bildiğim her şey mutluluk veriyor bana.

Dönelim evliliğe. Sen tamam mısın artık? Yani bir yılda attın mı o travmatik emareleri üstünden?
Ben doldurdum o süreyi. Bir yıl yalnızlığın keyfini çıkardım. Evliliğimde kendi hatalarımı düşünüp onlarla yüzleştim. Bundan önce kimseyi tam anlamıylaistemedim hayatımda. Çünkü biliyorum birisi olursa ben onun sorumluluğunu alacağım. 1-2 kişi için olabilir mi acaba dedim, ama olmadı.

Bir erkek için çok ideal bir eş adayı gibi geliyorsun bana. Zor olmaz istediğin gibi biriyle tekrar evlenmen?
Öyleyim ama artık belli huylarımı değiştirme kararı aldım. Artık kimsenin kaprisini çekmek istemiyorum. Yıllarca kendi ayaklarım üzerinde durdum. Hiçbir erkekle zengin olduğu için birlikte olmayı düşünmedim. Evlendiğim adam da zengin değildi. Kimsenin sırtına dayanmadan gelmişim bugünlere, bu saatten sonra neden dert çekeyim? Ama eğer aşık olursam her türlü geyşalığı yaparım, o ayrı. Saygılı olsun bana en önemsediğim bu. Dokunulmayı, sevilmeyi, biraz da kıskanılmayı seven bir kadınım. İlgi maymunuyum. Sevsin, saysın kedi gibi otururum dizinin dibinde.

Bayağı ideal kadınmışsın. Arıza çıkarmaz mısın?
Aaaa eskiden çok fenaydım çok. Bildiğin kötüydüm yani. Son yıllarda değiştim. Çok kısa ömür denen şey.

‘Bir de kızım olsun istiyorum’

Hayatının adamını buldun, evleneceksin ama Güney, “Hayır” dedi?
Olmaz öyle bir şey. Yolunu bulurum, ikna ederim. Uzmanlara danışırım. Zaten başladı kıskanmaya beni. Okuma yazma öğrendiği için çok mutsuzum. WhatsApp’ta yazışırken göz ucuyla bakıp, okumaya çalıştı.

Demek ki izin vermez…
Bunu düşünmek bile istemem ama şunu “Çocuğum istemiyorsa evlenmem” de demem. Önce benim mutlu olmam lazım ki onu da mutlu edeyim.

Dikkatimi çeker hep, galiba çok düşkünsün süse?
Bayılırım. Bakımlı olmayı seviyorum. Cildime çok güzel bakarım. Kadınlığımı 40 yaşına gelirken keşfettim ben. Vücudumu da. Bana ne daha çok yakışır,nasıl daha güzel görünebilirim bunları yeni yeni keşfediyorum ve tadını çıkarıyorum.

Hedeflerden bahsedelim mi sohbetin sonunda?
İlerde inşallah babaanne olacağım ama bir de anneanne olmak istiyorum. Yani kızım olsun istiyorum. Onu süsleyip püsleyip Nişantaşı’nda gezeyim. 1-2 sene içinde yaş geçmeden gönlüme göre birini bulup yuvamı kurarsam bir evlat sahibi olmak istiyorum. En büyük hayalim bu.

 

Bir önceki yazımız olan Tuluhan Tekelioğlu ile samimi röportaj başlıklı makalemizde Artı 1 TV, Gece Masası ve Tuluhan Tekelioğlu hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *