Öğrencilerden alınan temizlik ve kayıt parası!

Bütçeden her yıl en büyük pay, eğitime ayrılıyor ancak yetmiyor. Okullar kendilerine yeterli ödenek verilmemesinden ve hizmetli personel ihtiyacının karşılanmamasından şikâyetçi. Velilerden kayıt parası da alamayan okullarda temizlik ve güvenlik büyük sıkıntı

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2015 yılında da bütçede en büyük payı eğitime ayıracaklarını açıkladı. Ancak sendikalara ve okul yöneticilerine göre bu yeterli değil. Çünkü bütçenin büyük kısmı personel giderlerine ayrılıyor. Bunun da büyük çoğunluğunu öğretmen maaşları oluşturuyor. Kendilerine Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yeterli ödenek ayrılmadığını kaydeden okul müdürlerine göre hizmetli personel sayısının yetersizliği en büyük sorunların başında geliyor. Örneğin 1800-2000 öğrencinin öğrenim gördüğü bir lisede, devlet tarafından atanan sadece bir hizmetli bulunuyor. Velilerden kayıt parası almaları da yasaklanan okullar, kantinlerden kira toplayarak, okul bahçesini otopark olarak kullanıp buralardan ücret alarak ya da okul aile birliğinin topladığı bağışlarla kendi gelir kaynaklarını oluşturuyor; temizlik, güvenlik gibi personel ihtiyaçlarını ve boya, badana, ısınma gibi giderlerini de bu gelirlerle karşılamaya çalışıyorlar. Ancak pek çoğunun bu gelirleri de bulunmuyor. En büyük sıkıntıyı da bu okullar yaşıyor.

‘Okullar perişan’
Eğitim sendikaları da ayrılan bütçenin yeterli olmadığı görüşünde. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, bugüne kadar bütçeden ayrılan payın her ne kadar en büyük kalemi teşkil etse de eğitimin problemlerinin büyüklüğüyle doğru orantılı olamadığını söyleyerek, “Eğitimin bütçesinin diyanet işleri başkanlığından, emniyet teşkilatından diğer bakanlıklardan daha fazla olacağı kesin. Çünkü 850 bin eğitimci, 17 milyon öğrenci var. Eğitimde yatırımlara ayrılan pay yeterli olmuyor” diyor.
Ayrılan bütçeyle okulların modernize edilmesinin mümkün olmadığını kaydeden Koncuk, okulların perişan olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor:
“Okulların hiçbir ihtiyacı karşılanmıyor. Okullar boya badana işlerini bile yapmakta zorlanıyorlar. Geçen gün Adana’daydım. Okul müdürüyle görüştüm 1000 TL bulamıyor, İl Milli Eğitim Müdürü’ne söyledim. Bir okul müdürü 1000 TL bulamıyorsa orada eğitim öğretim faaliyetine nasıl devam edecek. Okullarımıza maddi imkan sağlanmıyor. Zengin muhitlerdeki okullarda, müdürlerin gayretleriyle bir takım bağışlarla çareler üretiliyor ama kenar mahallelerdeki okullarımız neredeyse çaresiz bırakılmış. Çocuğuna kahvaltı yaptırmaya imkan bulamayan veli, nasıl okula yardımda bulunacak. Okullar gerçekten perişan.”
Kaynak bulabilen okulların güvenlik elemanı çalıştırabildiklerini belirten Koncuk, okulların çoğunda güvenlik elemanı olmadığına dikkat çekiyor.

‘Kaynak aktarılmıyor’
Devlet okullarına kaynak aktarılmadığını kaydeden Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, bu bütçenin özel okullara aktarıldığına dikkat çekiyor. “Yeterli kaynak aktarılmadığı için okullar kendi yağıyla kavrulmak zorunda kalıyor” diyen Karaca, okulun temizlik giderlerinin, hizmetli ihtiyacının para toplanarak karşılandığını dile getiriyor. Okullarda yaşanan sıkıntılarla ilgili Karaca, şu açıklamalarda bulunuyor: “40 bin öğretmen atamasında 1000 hizmetli atandı ama bu ihtiyacın yüzde 10’u bile değil. Geçtiğimiz 8-9 yıldan bu yana hiç hizmetli ve memur atanmıyordu. Ama bu yıl 1000 atama yapıldı. Bu çok küçük bir rakam. Okullar bunu kendi imkanlarıyla yapmak zorunda kalıyor bu da büyük bir sıkıntı yaratıyor. Her okulun boya badana, yakıt, temizlik, kırtasiye gibi birçok gideri var. Bunların da karşılanması gerekiyor. Kaynağa ihtiyaç var.”

‘Çalışanlar da sıkıntıda’
Kendisi de ilkokul öğretmenliği yapan, Eğitim-Sen eski Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, eğitim bütçesinin yaklaşık yüzde 70’inin personel giderlerine ayrıldığını, sonrasında yeni okul, derslik yapımı, mevcut binaların tadilatı, araç gereç alımı gibi yatırımlara kaynak aktarıldığını söylüyor. Ancak yatırımların yeterli olmadığına dikkat çeken Dinçer, hâlâ 8 bin 400 okulda ikili eğitim yapıldığını, 105 bin öğretmen ihtiyacının bulunduğunu, okullardaki fiziki altyapı eksikliğinin devam ettiğini belirtiyor.
Okullarda, taşeron şirketler üzerinden hizmet alımı ve velilerin okul aile birliklerine yaptıkları bağışlarla olmak üzere, temizlik hizmetinin iki türlü karşılandığına değinen Dinçer, hizmetlilerin kısa süreli, güvencesiz ve çok düşük ücretlerle çalıştırıldıklarını söylüyor.

‘Gelirin kaynağı okul öncesi’
Büyük şehirlerde okul öncesine devam eden çocuklardan 1200 TL para alındığını açıklayan Dinçer, bu paranın hem okul öncesindeki çocukların ihtiyaçları için hem de okulun diğer ihtiyaçları için kullanıldığını dile getiriyor. Dinçer, okul öncesindeki okullaşma oranının düşüklüğünü de ücret alınmasına bağlıyor.
Özel okullar öğrencilerine devlet katkısı teşvik yardımının devlet okullarına aktarılarak devlet okullarındaki sorunların çözülebileceğine dikkat çeken Dinçer, şu açıklamayı yapıyor:

“Biz nasıl ki teşvik amaçlı verilen paranın kamu okullarına aktarılmasını talep ediyorsak özel eğitim rehabilitasyon merkezlerine aktarılan kaynağın da okullara aktarılarak bu eğitimin okullarda verilmesini istiyoruz. Bu aktarılması planlanan kaynağın 4 yıllık bilançosu 5,5 milyar. Bu rakam ayrıldığında İstanbul 30 öğrencili tam gün eğitime kavuşuyor, 50 bin öğretmen istihdam edilebiliyor. Devlet politik bir karar veriyor, bunu özel okullara teşvik amaçlı aktarıyor.”

Bir önceki yazımız olan Taban puanlar artacak mı? 2015 başlıklı makalemizde 2015 Taban puanlar, Taban puanlar ve Taban puanlar artacak mı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *