O Hayat Benim’in Hülya’sı Ahu Sungur

Oyuncu Ahu Sungur ruj almaya bayılıyor: “Bir rengin her tonunu alırım. Evde onlarca rujum var. Yatmadan önce bile hafif renkli koruyucu sürerim”

Fox TV’deki “O Hayat Benim” adlı dizide dominant, hırslı Hülya karakterini canlandıran Ahu Sungur’la alışverişe çıkmak için sözleşip Astoria’da buluştuk. Ahu Hanım beni biraz şaşırtıp biraz da sevindirerek tiyatrocu eşi Suat Sungur ve 9 yaşındaki oğlu Ege’yle geldi buluşmaya. “Alışverişi ailece mi yapacağız? İlk kez böyle bir şey olacak” diye düşünürken baba Sungur oğlunu yanına alıp “Biz size mani olmayalım, siz rahat rahat dolaşın” dedi, pek çok erkek gibi alışverişe olan tavrını tatlı da olsa gösterdi. Biz de baba ve oğul bizi beklerken mağazaları dolaşıp hem alışveriş yaptık hem sohbet ettik.

Eşiniz ve oğlunuzla diyaloğunuzdan anlıyorum ki siz alışverişe düşkünsünüz ama onlar bunu pek sevmiyor…

Aynen öyle! Ne zaman alışverişe çıkacak olsam ayrılıyorlar. Mağazalarda biraz fazla kalıp alacağım şeyi fazla uzun inceliyorum, ne yapayım? Sırf bu yüzden eşim benimle alışverişe çıkmaz. Ama alışveriş benim için bir ritüeldir. Bunun için mutlaka fırsat yaratırım.

Ruj almayı ve kullanmayı çok sevdiğinizi duydum.

Bayılırım. Bir rengin her tonunu alırım. Onlarca rujum var evde. Chanel’den, Sephora’dan, Mac’ten çeşit çeşit alırım. Rujumu sürmeden asla dışarı çıkmam. Gece yatmadan önce bile hafif renkli dudak koruyucularından sürer öyle uyurum. Hoşuma gidiyor.

“Fazla makyaj yapmam”

Kozmetikle aranız iyi o zaman…

İyidir, evet. Alışverişe çıkınca ruj, rimel, allık, dudak kalemi alırım. Ama normalde çok fazla makyaj yapmam, cildim hava alsın isterim ve çok iyi bakarım. Kokuları çok severim. Yıllardır Guerlain Samsara parfümü kullanırım.

Cildime çok iyi bakarım dediniz. Kendiniz mi bakım yaparsınız?

15 günde bir mutlaka cilt bakımına giderim. Kendim de bitkisel içerikli ürünler alıp evde bakımımı yaparım. n Pek çok kadının düşkün olduğu, alsa da yetmeyen bir şey vardır. Sizin var mı böyle bir alışkanlığınız? Çoğu kadın gibi ayakkabı ve çantaya düşkünüm ben de. Yüzlerce olmasa da epey çantam var. Öyle özellikle bir markanın tasarımlarına da takılı kalmıyorum alırken. Beğeniyorsam, kaliteli de geliyorsa gözüme, alırım. Genelde Derimod ve Desa’nın tasarımlarını tercih ediyorum.

Ayakkabıda tercihiniz hangi tarz?

Kesinlikle topuklu! Spor ayakkabı da giyerim ama sadece yürüyüş yaparken. Normalde hep topuklu giyerim. Kadınsı olmayı seviyorum. Network ve Desa’nın tasarımları çok hoşuma gidiyor. n Aksesuarla aranız nasıldır? Küpe, kolye, yüzük kullanmayı çok severim. Kış aylarında sık sık değişik fularlar takarım.

“Teknolojiyle aram yok ama Ege sağ olsun öğretiyor”

Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?
Dizi izlerim, “The Following” favorim! Bir de Fransız müziklerine hayranım; arabamda, evimde mutlaka dinlerim.

Kitap okumayı sever misiniz?
Çok severim. En son okuduğum kitap Don Miguel Ruiz’in “Dört Anlaşma”sıydı, Şimdi “Beş Anlaşma”yı aldım, okuyacağım.

Yemekle aranız nasıl?
Yapmayı çok severim ama çok yemem. Çok güzel etli dolma yaparım. Mutfak alışverişine çıkarım, çok da keyifli gelir.

Formunuzu korumak için mi yemiyorsunuz peki?
Yok, sadece yemek keyifli gelmiyor.

Ailenizle nasıl vakit geçirirsiniz?
Bir şeyler yiyip içmeye gideriz, dolaşırız, oyun oynarız. Her anne-baba-çocuk ilişkisinde olan şeyleri yaparız yani.

Birlikte seyahat eder misiniz?
Ege’ye hamile kaldığımdan beri gittiğimiz çok güzel bir aile pansiyonu var Bodrum’da, her yaz orada bir ay kalırız.

Teknolojiye merakınız var mıdır? Alışverişe çıktığınızda o tarz ürülnere de bakar mısınız?
Hiç bakmam, ben çok geri kalmış bir kadınım o anlamda. Teknolojiyle aram yok ama Ege sağ olsun öğretiyor.

Ceren Sırdar

Bir önceki yazımız olan Şebnem Schaefer ve Murat Kadıoğlu ilk kez el ele başlıklı makalemizde Murat Kadıoğlu, Murat Kadıoğlu Şebnem Schaefer ve Şebnem Schaefer hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *