Niye bu soruyu sordum

Niye mi bu soruyu sordum.. Son 10 yıldır bize anlatılan ne? Koalisyonlar kötüdür, koalisyonlar ülkeyi mahveder, koalisyonlar istikrarsızlık getirir..
Hatta son zamanlarda tek parti iktidarını bile yetersiz buluyorlar..
Türk usulü başkanlık sistemi istiyorlar.. Başkan ülkeyi tek başına yönetsin, yasa bile çıkarsın..
Bizimkilerin söylediği bu..
Hal buysa; koalisyon felaket demekse; Almanya yandı!..
*
Merkel yüzde 41.5’le seçimi kazandı kazanmasına ama beş milletvekili daha çıkarsa tek başına iktidar olacaktı, olamadı..
Mecbur, koalisyon hükümeti kurulacak..
Bu siyasi tabloyu gören Almanlar panikte mi?
Yooo.. Almanya 2009’dan beri zaten koalisyonla yönetiliyordu.. 2009’dan önce de koalisyonla yönetildi.. Ondan önce de koalisyon vardı..
*
Deniliyor ki; Merkel bu seçimden Avrupa’nın en güçlü lideri çıktı.. Avrupa’nın patronu oldu!.
Büyük kriz İspanya’yı vurdu, İtalya’yı salladı, Yunanistan’a havlu arttırdı, Fransa’yı etkiledi..
Ekonomisi ayakta kalan neredeyse bütün Avrupa’ya bakan tek bir ülke vardı..
Almanya..
Bu nasıl oldu?
Koalisyon hükümetiyle oldu.. Hıristiyan Demokratlarla-Hür Demokratlar koalisyonuyla oldu..
Almanya o kadar güçlendi ki, Merkel’in politikaları o kadar etkin oldu ki, artık Avrupa’da iki başkent var deniliyor..
Biri Berlin, öteki Avrupa Merkez Bankası’nın bulunduğu Frankfurt..
Demek ki koalisyon hükümetleri öcü değilmiş.. Demek ki koalisyonlar istikrarsızlık getirmezmiş..
*
Koalisyon ortağı liberaller yüzde beş barajını aşamayınca Merkel’in önünde üç şık kaldı..
Ya sosyal demokratlarla ya yeşillerle ya da sol parti ile koalisyon yapacak..
Sol parti zor görünüyor..
Peki ya sosyal demokratlar yan çizerse.. (Ki çizebilirler de 2005-2009 arası Merkel’le yaptıkları koalisyon çok yıpratmıştı) Ya yeşiller mırın kırın ederse..
Almanya hükümetsiz mi kalacak? Almanya yönetilemez hale mi gelecek?
*
Kimsenin böyle bir derdi yok.. Kimsenin telaş ettiği de yok.. Çünkü orada koalisyon kültürü var.. İki büyük parti de yan yana gelebiliyor, birinci çıkan parti yanına küçük bir partiyi de alabiliyor..
Nedense kimse çıkıp..
İstikrar için seçim barajını yükseltelim; sandıktan tek parti iktidarı çıksın.. Başkanlık sistemine geçelim, Merkel ne güzel yönetiyor, tek başına yönetmeye devam etsin falan demiyor..
*
Neden acaba?

Balık tutmaya gitmedi AB işimiz çıkmazda
Merkel’in kazanması Almanların bir kısmını en azından oy verenlerin yüzde 40’ını sevindirmiştir ama bizim için iyi olmadı..
Şundan.. Görünen o ki, Avrupa Birliği yolculuğumuz dört yıl daha askıda kalacak.. Veya milim milim yürüyecek.. Veya bir önceki dört yıl nasıl geçtiyse, bir sonraki dört yıl da aynı geçecek..
*
Zaten AKP iktidarıyla da arası iyi değil.. Bizim iktidar Merkel’in de Sarkozy gibi balık tutmaya gideceğini tahmin ediyordu..
Bakan Bağış açık açık söylemişti.. Gitmedi..
İşimiz zor yani?

Suçlama var da delili mi yok?
Haber kıyıda köşede kaldı ama bence çok önemli gelişme.. Çok önemli bir adım..
15 öğretmen ile bir memur şubat ayında DHKP-C örgütünün üyesi olmaktan tutuklanmıştı..
Soruşturma tamamlanmış.. Suçlanan kişiler hakkında iddianame yazılmış, mahkemeye gönderilmiş..
Bugüne kadar gördüğümüz veya alıştığımız yöntem şuydu..
Mahkeme iddianameyi kabul eder, kabul ettiği an suçlanan kişi örgüt üyesi muamelesi görür..
İnsanlar örgüt üyesi olmadığını kanıtlamak için didinir dururdu..
Tersi olurdu yani..
Savcı üye olduğunu kanıtlayacağına suçlanandan üye olmadığını kanıtlaması istenirdi..
*
Bu kez farklı olmuş.. Bu sebeple önemsedim.. Mahkeme iddianameyi reddetmiş..
Savcılığa geri göndermiş..
Gerekçe; suçun, suçu oluşturan olayların dosyadaki delillerle ilişkilendirilmediği için..
Bu ne demek?
Suçlamanın delili yok demek.. Deliller sağlam değil demek.. Benim anladığım bu..
Maalesef çok sık görünen bir durum bu..

Bir önceki yazımız olan 2 bine al, 20 bine sat! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *