Nişantaşı’nda İtalya esintisi: Milano Gourmet

08 September 2013 Sunday, 00:42

Önündeki masalardan anlaşılan burası bir kafe-restoran. Ama içine girdiğinizde sizi büyük bir şarküteri karşılıyor. Türkiye’de bulması güç kuru etler ve peynirler dizilmiş bir tarafta. Raflarda çeşit çeşit balzamik sirkelerden değişik soslara şişeler sıralanmış. Bir de alt katları var. İndiğinizde bu sefer bambaşka bir dünyayla karşılaşıyorsunuz. Sanki Ortaçağ’dan kalma bir mahzen… İki yanda, duvarlarda yüzlerce şarap yan yana yatıyor, ortada büyük ahşap masalar, masaların ortalarında kocaman şamdanlar…
Geçtiğimiz mart ayında Nişantaşı’nda kapılarını açan Milano Gourmet’nin sahipleri Salih Direk ve Mutlu Ayata’nın et ve peynir ithalatı yaptıkları bir firmaları var. Bir Milano gezisi sırasında iki ortak “Hep tedarikçi olmayalım, biraz da işletmecilik yapalım” diye düşünmüşler. Dükkanın şu anda bulunduğu yeri 2011’de gözlerine kestirmişler ama o zamanlar doluymuş. Sonra iki ayda bir kontrole gelmişler. Dükkan, boşaldığının ertesi günü onların olmuş.
Mekan hem dükkanı hem de dışarıdaki ve alt kattaki bölümleriyle restoran ve şarküteri hizmetini aynı anda veriyor. Saat 07.00’den 24.00’e kadar açık ve 21.00’e kadar paket servisi de var. Ayrıca yakın bölgelerdeki özel davetler için sipariş de alıyorlar.


İtalyanlara yaptırdığımız mozarella çok beğeniliyor
İtalyan mutfağı ağırlıklı bir menüsü var Milano Gourmet’nin. Salih Direk “Son
10 yılda İtalya’ya 200’den fazla ziyaret gerçekleştirdim. İtalya’nın kuzeyinden güneyine gıda konusunda sürekli analizler yapıyoruz. Ürünlerimizin yüzde 60-70’i İtalya’dan geliyor. Burada sadece Napoli ve Sicilya’da bulabileceğiniz lezzetler de var. İtalyanlara yaptırdığımız mozarella peynirine de çok talep oluyor” diyor.
Şefliğini İtalya’da çalışmış, sektörde 20 yıllık tecrübesi olan Mithat Morkoç’un üstlendiği mekanda en çok peynir ve et tabakları ilgi görüyor. Sabahları serpme kahvaltı var, fiyatı 35 lira. Öğle saatlerinde salata ve makarnaların
yanı sıra çocukların favorisi pizza tercih edilenler arasındayken, akşam saatlerinde Cafe de Paris soslu bonfile gibi et yemekleri rağbet görüyor.
Burada kısıtlı bir bütçeyle karın doyurmak da mümkün. Örneğin öğle yemeği için kaşar, salam, meze ve yeşillik içeren klasik sandviç ve kola ikilisi 9 lira. Taze sıkılmış elma suyu 5 lira. Menüde salatalar 13-25, başlangıçlar 13-19, makarna ve rizottolar 16-25, ana yemekler 17-36, pizzalar 18-29 lira.

Mahzende 2 bin çeşit şarap var
Akşamüzeri Milano Gourmet’nin şarküteri kısmı hareketleniyor. Glutensiz, organik ürünlerden diyabetlilere özel reçellere seçenek bol. Fransız sosyete rokforu, brie peynirleri ve İspanyol manchego peyniri gibi özel peynirlerin yanı sıra İtalyan karabiberli, parmesanlı salamları, Napoli ve Piccante salamlarını da bulmak mümkün. Şarküteride beğendiğiniz ürünleri satın alıp eve gidebildiğiniz gibi seçtikleriniz masanıza servis de ediliyor.
Milano Gourmet’nin en dikkat çekici yeri alt katı. Sanki Ortaçağ Avrupa’sında bir kaleye veya saraya gitmişsiniz de onun alt katındaki şarap mahzeninde size özel bir yemek alanı oluşturulmuş gibi. 15 yerli şarap üreticisi ve altı şarap ithalatçısıyla çalıştıkları mahzende 2 bin çeşit şarap bulunuyor. Mahzende sınırlı sayıda üretilen Türk şaraplarının yanı sıra
3 bin liralık ithal şaraplar da var.

“Caz ve opera geceleri düzenleyeceğiz”

Ekim ayından itibaren Milano Gourmet’de zaman zaman canlı müzik de olacak. Salih Direk, “İtalya’dan arya, opera söyleyen sanatçılar ve çello çalan bir grup getireceğiz.
Caz geceleri düzenleyeceğiz” diyor. Ekim ayında kilosu
10 bin avro olan beyaz trüf
ve kilosu 7 bin avro olan siyah trüf mantarlarından ikişer kilo getirteceklerini, bir hafta boyunca trüf günleri yapacaklarını söylüyor.

 

Bir önceki yazımız olan Dünyayı kurtaracak adam: Kim Jong başlıklı makalemizde barack obama, basketbol ve Dennis Rodman hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz