Nevşin Mengü Iron Man yarışmasına katılacak

Ünlü sunucu Nevşin Mengü röportajında samimi açıklamalarda bulundu. Nevşin Mengü Iron Man yarışması hakkında da bilgi verdi.

Dört yıldır CNN TÜRK’ün ana haberini sunan Nevşin Mengü, ekrandaki farklı tarzıyla dikkat çekiyor. Çoğu insan ekranda sert bir duruşu olduğunu düşünse de kendisi bunu kabul etmiyor, “İnsanlar sadece bu şekilde soru sorulmasına alışkın değil” diyor.
Ana haberi sunmaktan memnun musunuz?
Memnunum çünkü ekran önündeki kişiyi kısıtlayan bir kurumla çalışmıyorum. Yaratıcı davranabiliyorum o açıdan mutluyum. Robot gibi oturup haber okuduğum bir kurum olsaydı belki sıkılabilirdim ama burada sıkılmıyorum. İstediğim gibi yorum da yapabiliyorum.

Yayınlara nasıl hazırlanıyorsunuz?
İşim yayınlarla bitmiyor. Eve gidince de haberi takip ediyorum. Uyumadan önce mesela çıkmış bir rapor varsa okurum. Sabah uyandığımda ilk iş bütün gazetelere bakarım,         haberleri izlerim. Bu işe hazırlanmak hiçbir zaman bitmez. Bir de koordinasyon bozukluğu ya da canlı yayın sürprizi olmaması için yayına girmeden önce mutlaka bütün muhabir arkadaşlarla birebir konuşmayı tercih ediyorum.         Kanala yayından biraz önce gelip     “Makyajım yapılsın ve yayına geçeyim” diye bir dünya yok. Bu işi böyle düşünen varsa da bıraksın zaten.

Ekrandaki sert duruşunuz tarzınız mı?
Her zaman sert bir duruşum olduğunu söylüyorlar. Aslında sert falan değil benim duruşum. Sadece insanlar soru sorulmasına alışık değil bizim kültürümüzde. Bu hükümetin ya da baskının da ötesinde bir sorun. Türk toplumunda soru sormak ve dürüst olmak ayıp. Bununla yüzleşmemiz gerekiyor. Ben dürüstüm sadece; işim bu. Direkt soru soruyorum ama insanlar konuyu dolandırıp soru sormamı bekliyor. Mesela bir bakana soru soracaksam ‘Sayın bakanım çok başarılısınız, çok da yoğunsunuz ama bu enflasyon ne olacak?’ diye sormamı bekliyorlar ama ben ‘Enflasyon rakamı Merkez Bankası’nın beklediğinin hep üzerinde çıkıyor, neden?’ diye sorarım, biter gider. Yayında kimseyi eğlemek zorunda değilim. Herkesin kendine özgü bir tarzı, yayıncılık politikası var.

Geldiğiniz yerden memnun musunuz?
Memnunum evet, çok şükür diyorum. Sevdiğim bir kurumla çalışıyorum, ekip iyi ve işimizi severek yapıyoruz. En önemlisi de bu.

Ülkemizdeki haberciliği nasıl görüyorsunuz?
Bilgi eksiğimiz çok, haber takip etme, okuma alışkanlığımız yok. Bir de ikinci kere düşünmüyoruz. Çabuk gaza gelen bir toplumuz, habercilikte de böyle davranıyoruz. Ortaya bir haber atılıyor, üzerinde ikinci kere düşünmeden hurra atılıyoruz. Bu konuda Ferhat Boratav’dan çok şey öğrendim. “Bir dakika, bir de olayı diğer tarafından düşünelim” der hep. Bir olay olduğu zaman bodoslama dalalım demek cesur, iyi ya da tarafsız yayıncılık yapmak demek değil. Böyle çapraşık bir algı var. Türkiye’de habercilik başka pencereden bakma tarafını kaybetti malesef. Herkes çok taraflı.

Başka bir meslek yapmayı hiç düşündünüz mü?
Valla hiç düşünmedim galiba başka bir ilgim de olmadı. Biraz ot gibi bir insanım.

Kariyeriniz için bir plan yaptınız mı?
Kariyer planı hiç yapmadım. Hayat bu, ne olacağını bilemeyiz. Planlama falan yapmam hiç. Hırslarım da yoktur. Biraz şükürcü bir insanım. ‘Nasipten öte olmaz’ diyorum.

‘Heyecan bitti adrenalin var’

Canlı yayınlarda nasıl hissediyorsunuz?
Yayınlarda heyecanlanmıyorum ama tabii her zaman adrenalin oluyor zaten adrenalin olmasa bu iş olmaz. Mesela sıcak bir gelişme oluyor; biz televizyoncular çok severiz sıcak gelişmeleri, o zaman enerji yükselir. Motive eden bir heyecan var.

‘Evlenmeyi düşünmüyorum’

Yayınlara dönüp tekrar baktığınız oluyor mu?
Hiç izlemem, bir faydası olduğuna da inanmıyorum. Canlı yayın akar gider sonuçta. Orada öyle icap etmiştir öyle olmuştur. Futbol yorumcularını da bu yüzden anlamam mesela sporla da ilgilenirim ama orada oynanıp biten bir şey sonuçta. Üç tane adam oturur programlarda “Öyle yapsaydı, böyle yapsaydı”. Spor ya da yayıncılık anlık şeyler; önüne top geldiğinde iki saniyede karar verirsin, hamleni yaparsın. Yayın da böyle sonradan yorumlamanın hiçbir anlamı yok.

Evlilikle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Evlenmeyi şu an hiç düşünmüyorum.

Aileden öyle bir beklenti yok mu?
Bizim ailede hiç yok öyle şeyler. Annem ve amcamın eşi yengem eski feministlerden. Beni de ikisi büyüttü büyük ölçüde ve dönüp bakınca sürekli “Evladım kariyerin olacak”, “Çalışacaksın” dediklerini hatırlıyorum. “Kızım büyüyünce gelin olacak” gibi bir şey söylemedi hiç ailem. Bebeklerle oynayarak büyümedim, babam bir kere Amerika’dan bir Barbie bebek getirmişti, tek bebeğim oydu. Onun dışından annem mantıklı şeyler yapmamı beklerdi, “Legoyla oynasın çocuk” derdi. Zaten annem ana okulu öğretmeni, bir soru sorunca hep neden-sonuç ilişkisi kurmamı ve mantıklı cevap vermemi beklerdi; “Kız çocukları pembe giyer”, “Kız çocukları bebekle oynar” mantığıyla büyütülmedim. Hiçbir zaman “Güzel kızım” diye de sevmedi beni annem, her zaman “Akıllı kızım” diye sevdi.

Annenizin üzerinizde çok büyük etkisi var yani?
Evet kesinlikle. Bence zaten kızların hayatında annelerinin çok büyük etkisi var. Önemi çok büyük benim için de. Anneme de çok benzetirler. Hatta geçenlerde biri sokakta anneme; “CNN’de size çok benzeyen bir kız çıkıyor” demiş.

Seneye Iron Man’deyim

İş dışında neler yapıyorsunuz?
Iron Man diye bir yarışma var. Triatlon yarışmasının bir gelişmişi. İlk kez Türkiye’de 25 Ekim 2015’te yapılacak. Arkadaşlarımla küçük bir takım oluşturduk ve ona kayıt olduk. Ona hazırlanıyorum günde iki saat antrenman yapıyorum. Üç somun ekmek yiyorum antrenman yapabileyim diye çünkü yarışta 2 km yüzüyorsun, üzerine 90 km bisiklete biniyorsun sonra da 21 km koşuyorsun. Dolayısyla anlamsız saatlerde kalkıp koşunun üzerine yüzüyorum. İnsanların ‘Günaydın’ dediği saatlerde benim için öğlen oluyor.

BİLGEHAN AKTURAN – Milliyet TV

Bir önceki yazımız olan Günahkarlar oyuncuları ve dizi konusu başlıklı makalemizde günahkar dizisi konusu, günahkarlar ve günahkarlar oyuncuları hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *