Neslihan Atagül ve Ekin Koç ‘Senden Bana Kalan’ı anlattı

Geçen hafta vizyona giren ‘Senden Bana Kalan’ filminin başrol oyuncuları Neslihan Atagül ve Ekin Koç’la konuştuk.

Neslihan Atagül, “Ekin’le enerjimiz tuttu. İkimiz de işimizi severek yapıyoruz. Uyumumuzun ‘yılın çifti’ yorumlarına neden olduğunu düşünüyorum” diyor.

AŞK STATÜ DİNLEMEZ

Bir ‘ilk aşk’ öyküsünü anlatan ‘Senden Bana Kalan’ filmi vesilesiyle Neslihan Atagül ve Ekin Koç’la buluştuk. Atagül, “Hissettiğin şeyin gerçek olduğuna inanıyorsan statü, para pul bir şey değiştirmez” dedi

Abdullah Oğuz’un yönetmenliğini üstlendiği ‘Senden Bana Kalan’; annesiz, babasız büyümüş ‘Elif’le, genç bir milyarder olan ‘Özgür’ün aşkını anlatıyor. Başrol oyuncuları Neslihan Atagül ve Ekin Koç’la, yeni filmlerini ve sıradaki projelerini konuştuk.

‘Senden Bana Kalan’ ne anlatıyor?

Neslihan Atagül: Film, ‘Özgür’ ve ‘Elif’in aşkını anlatıyor. ‘Özgür’ bir sebeple Adatepe köyüne gidiyor ve orada ‘Elif’le karşılaşıyor. ‘Özgür’ün maddiyat üzerine kurulu hayatından ‘Elif’in masum yolculuğuna uzanan bir film.
Biz çok sıcak, samimi bir film çektiğimizi düşünüyoruz. Umarız seyirci de bunu hisseder. Gerçekten çok gönülden çalıştık, gönülden bir şeyler çıksın istedik.

Film çekimleri nasıl ve nerede geçti?

Ekin Koç: Adatepe köyü, Yeşilyurt köyü, Ayvalık, Cunda… Çekimler farklı yerlerde gerçekleşti, dört hafta sürdü.
N.A.: Kışın çektik ve çok üşüdük. – 14 dereceyi gördük.

Karakterlerinizden bahseder misiniz biraz?

N.A.: ‘Elif’ annesiz babasız büyümüş. Yetimhanede bir odası var ve oradaki çocuklara yardım ediyor. ‘Elif’, yaşadığı olumsuzluklara karşı hayata çok bağlı, güçlü bir kız.
E.K.: ‘Özgür’, ‘Elif’in tam zıttı bir karakter. Rol model eksikliğinden dolayı boşluğa düşmüş, ne yapacağını bilmeden, nerede olduğunu bilmeden yaşıyor. Kendi dünyasından çıkmaya mecbur bırakıldıktan sonra tanıştığı insanlar vesilesiyle onun değişimini göreceğiz. ‘Elif’le Adatepe köyünde karşılaşıyor. ‘Özgür’ün büyükbabasından kalan mirası alabilmesi için bir köy okulunda okuması gerekiyor, orada Elif’le tanışıyor.

Aşkları naif ve samimi

Size benziyor mu?

N.A.: Biz ‘Elif’le benzemiyoruz. Çünkü benim yaşadığım hayat, tanıdığım insanlar her şey çok farklı. ‘Elif’, bütün olumsuzluklara karşı dimdik ayakta durabiliyor, hiçbir zaman umudunu kaybetmiyor. Ve hayata sıkı sıkı sarılıyor.
E.K.: Sonuçta oynadığınız karakterle kendinizi bağdaştıracak ortak bir şeyler bulmak zorundasınız. Benden tamamen farklı bir insan ama onun gözüyle görebilmeyi, onu anlayabilmeyi öğrenmek gerekiyor.

Filmde; genç bir milyarder ve annesiz babasız büyümüş bir kızın aşkını izliyoruz. Sizce aşkta statü önemli mi?

E.K.: Ne yazık ki böyle bir şey var, statü farklılığı ister istemez bir önyargı oluşturuyor insanlarda. Ama sonuçta siz karşınızdaki insanın işine, bankada ne kadar parası olduğuna veya evinin havuzu olup olmadığına aşık olmuyorsunuz. O insanın ruhuna aşık oluyorsun. O yüzden o engeli aştıktan sonra aşk statü falan dinlemez.
N.S.: Ben de öyle düşünüyorum. Karşındakine bir şey hissediyorsan ve onun da sana hissetiği şeyin gerçek olduğuna inanıyorsan statü, para pul çok bir şey değiştirmez.

‘Özgür’ ile ‘Elif’in aşkı size ne düşündürdü?

N.A.: 18 – 20’li yaşlardaki bir çiftten bahsediyoruz. Çok naif, çok samimi bir aşkları var. Aynı zamanda çok tutkulu…

‘Filmimiz diğerlerinden sıyrılacak’

Yılın çifti olarak gösterildiniz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

N.A.: Ekin’le enerjimiz tuttu. İkimiz de işimizi çok severek yapıyoruz. Bizim uyumumuzun buna neden olduğunu düşünüyorum.
E.K.: İlk buluşmada Abdullah Hoca (Oğuz), ben ve Neslihan yemek yedik. O toplantıdan sonra anlaşacağımızı biliyordum. Sette de hiç problem yaşamadık.

Türk filmleri ART arda vizyona giriyor. Sizinkinin farkı ne olacak?

E.K.: Sadece Türk filmleri değil, bütün filmlere yönelik de konuşabiliriz. Bu bizim yorumumuz. Çok sıra dışı, daha önce denenmemiş bir şey denemiyoruz. Yapılmış, birçok örneği olan bir şey yapıyoruz. Biz de kendi yorumumuzu getirdik. İnsanların etkileneceğini ve diğer yapılanlardan sıyrılacağına inanıyorum.

Film dışında projeleriniz var mı?

E.K.: Şu an içinde olduğum bir proje var; ‘Ali ve Nino’. Bakü’de çekimler devam ediyor ama benim oradaki işim bitti. İstanbul’da sahnelerim olacak.
N.A.: Burak Özçivit’le başrolünü paylaştığımız yeni dizimiz var. star TV’de, eylülde yayınlanması planlanıyor.

‘Etkileşimimiz önemliydi’

Film öncesinde nasıl bir hazırlığınız oldu?

N.A.: Çetin Sarıkartal’la çalıştık. Senaryoyu okuduktan sonra karakterin ruhunu anlamaya çalıştım, sonra fiziksel özelliklerini oturttuk. Aynı zamanda kızın hastalığı var, onun üzerine doktorlarla iletişim halindeydim.
E.K.: Benim özel bir çalışmam olmadı. Senaryoyu okudum, sonra yönetmenimizle “Neler yapabiliriz?” diye konuştuk. Kimi zaman Neslihan’la da oturup konuştuk çünkü bizim etkileşimimiz çok önemliydi.

 

Bir önceki yazımız olan Nez, çocukluk aşkı Erdal ile birlikte! başlıklı makalemizde Nez hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *