Nejat İşler’in sağlık durumu

Geçtiğimiz hafta bazı işlerini halletmek üzere İstanbul’a gelen Nejat İşler’in sağlık durumu öyle sandığınız gibi kötü değil. “O Ses Türkiye”nin yeni sezon karnesindeyse notlar yüksek

Geçen haftaki yazımla ilgili aldığım sayısız tepkiden bir kez daha anladığım şu; Nejat İşler çok sevilen bir adam. Sosyal medyanın ve bana mail atanların ortak paydası samimi bir üzüntüydü.
Hayranları; Nejat’ın ne kadar “gerçek” bir adam olduğunun ve duygusallığının farkındalar. Diyorlar ki özetle; “Nejat’a bir şey olmasın, lütfen gereğini yapsın…”
Böyle bir durumda “gereğini yapmak” nasıl bir şeydir, tanımlamak zor.
Durum; Nejat mizacında bir adam için daha da karmaşık. Ancak her şeye rağmen, hissettiği sıkıntının kamburuyla “İntikam” dizisine devam etmek üzere İstanbul’a gelseydi; kimi sorunları sadece “ertelemiş” olacaktı. Belki fiziksel değil ama ruhsal anlamda daha büyük bir patlama yaşayacaktı.
Şimdi; önümüzdeki muhtemel bayram kalabalığını yok sayacak olursak yalnız kalarak bir süre daha kendini dinleyecek Nejat, Bodrum Gümüşlük’te.
Tıpkı Teoman’ın müziği bırakarak yaptığı gibi… Sonra da bazı kararlar alıp İstanbul’a dönecek; kuvvetle muhtemel.
Şimdi, her şeyi bırakmış görünüp; kendi haline terk edilmeyi talep ederken aslında yüklerinden kurtulmak istiyor. “Bırakmış” olmak onu özgürleştiriyor. Bu zamanı bir fırsata dönüştüreceğine eminim.
Bu arada geçtiğimiz hafta bazı işlerini halletmek üzere İstanbul’a geldi kendisi. İçiniz rahat olsun, öyle sandığınız gibi kötü durumda değil.
Karaciğer toleranslı organdır. Ama çok zorlanınca sinyal de verir. Nejat’ın o sinyallere dikkat etmesi gerekiyor, hepsi bu…
Ağır bir karaciğer yetmezliği, siroz, hepatit gibi bir vakayla karşı karşıya değiliz. Sadece karaciğerimiz bir miktar ihtimam talebinde.
Gümüşlük’e döndü Nejat. Bayramda ve sonrasında; belirsiz bir süre daha orda. Yok, belirsiz demeyelim, her şey Nejat’ın kafasında, kalbinde… Karaciğerinde değil.

O SES’İN ERKEN KARNESİ

* “O Ses Türkiye”; bu sezon daha derli toplu.
* Ebru Gündeş; fantezi, Türk sanat müziği hatta arabesk kulvarında Hülya Avşar’dan yetkin bir ses, orası kesin. Ayrıca karizması ve “kontrollü mütevazılığı” ile jüriye değer katıyor.
* Athena’nın Gökhan’ı; gerçek hayatta nasılsa “O Ses”te de öyle. Evlilik ve ardından baba olmak onu daha olgun bir adam yaptı. Sevimli dalgınlığı, bazen şaşkınlığı, ska-punk giysileri ve hatta Ebru Gündeş’e olan hayranlığı çok sempatik.
* Murat Boz ve Hadise; yarışmanın deneyimli star’ları olarak görevlerini layıkıyla yerine getiriyorlar. Özellikle Murat Boz’un aynı anda yakışıklı, zeki, komik, flörtöz ve romantik olunabileceğine dair iddiası karşılık buluyor. Çünkü Boz, samimi. Hadise ise Hülya Avşar’dan sonra “antipatik olmayan şımarık” duruşu daha doğru biçimde sahiplendi. Ebru Gündeş’le tamamlıyorlar birbirlerini.
* Rock eğilimi olan yarışmacıları kavramakta güçlük çekiyorlardı; Gökhan’ın jüri olması bu anlamda faydalı oldu. Ayrıca Hadise ve Gökhan batı armonilerine hâkim kişiler.
* Programa bir müzik yarışması değil de içinde müzik olan bir TV şovu ekseninden bakarsak büyük bir sorun yok.
* Ancak sahne alma sırasının, takıma kabul edilme şansı üzerinde direkt etkili olması; düellolarda iyi seslerin birbirine kırdırılması; SMS’lerin belirleyiciliği gibi unsurlar format gereği işi müzik ekseninden uzaklaştırıyor.
* İlk albümünü çıkartmak üzere olan geçen yılın ikincisi Ayda Mosharraf’ın yerine birinci olan Ahmet Kaya replikası Mustafa Bozkurt, bu tezin doğruluğunu kanıtlar gibi.

 

Bir önceki yazımız olan Hayvanseverler sosyal medyada başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *