MUCİT MÜSLÜMAN OLUR MU?

12 August 2013 Monday, 17:21

AVM’leri, lüks araçları, geniş konutları ve sonsuz alışveriş seçeneklerini keşfeden meraklı beyinlerin gelişmesini destekleyici programlarımız olmalı

Bayramda Hürriyet Gazetesi’nde, İngiliz ateist, evrimci, biyolog ve yazar Dawkins’in paylaştığı, “Dünyadaki tüm Müslümanların aldığı Nobel ödülü sayısı Cambridge Üniversitesi bünyesindeki Trinity Koleji mensuplarının aldığından azdır. Gerçi onlar (Müslümanlar) da Orta Çağ’da harika şeyler yaptılar” tweet’inin büyük gürültü kopardığından bahsediliyordu. Devamında, “Cambridge Trinity Koleji ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa dışında dünyadaki tüm ülkelerden daha fazla Nobel ödülüne sahip. Neden bir başka gruptan değil de Müslüman Nobellilerden bahsettim? Çünkü sık sık a) toplam sayıları b) bilimleri hakkında övünmeler duyuyoruz. Birçok insan ateistlerin kaç tane Nobel aldığını soruyor. Araştırmak gerek. Ben de bilmek isterim. Sanıyorum ki oranı çok yüksektir ve artmaktadır” diye ekliyordu.

Bakanın cevabı
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter hesabından, “Irkçı yorumunuzla ilgili birkaç düşünce” diyerek Dawkins’e verdiği cevabında: “1-Evet, Müslüman dünyasının daha fazla demokrasiye, daha fazla açıklığa ve eğitime daha fazla odaklanmaya ihtiyacı var. 2-Nobel ödülleri Müslüman olmayan bir ülke tarafından veriliyor ve siyasi taraflılık, Avrupa merkezlilik konusunda bazı meşru kaygılar söz konusu. Son olarak Batı’nın ‘büyük oyun’u Müslüman dünyasını sürekli bir çatışma ortamında bırakmış bu da ilerlemeye engel olmuştur”
diye yazmış.
Bayram haftası, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın yaptığı konuşmada, “Bu ülke Müslüman bir ülke. Yüzde 99’u Müslüman. Tarihten gelen bir yapısı var. Türkiye’nin bulunduğu coğrafya çok zor bir bölge ve
Türkiye onun merkezinde bulunuyor. Şimdi Türkiye’nin konumu itibarıyla biz icat
yapamıyoruz, buluş yapamıyoruz. Tarım ülkesiyiz biz.
Ne yapacağız biz?” demiş.

Amerika’da yüreklendirildim
Ortaya atılan tezlerin doğruluğunu bir tarafa koyalım, ABD’de 14 yıldan fazla kalarak geçirdiğim eğitim ve çalışma hayatımda Müslüman olduğum için kimse bana,“Kendini geliştirmene izin vermeyeceğiz” demedi. Aksine, görüşmemde Duke Üniversitesi
Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Allen Frances, “Bizim ihtisas programımıza gelirsen
Türkiye için iyi bir psikiyatrist yetiştiririz” dedi.
Yale Psikiyatri Programı’nda ihtisas yapmayı kabul etmemdeki en önemli nedenlerden biri, Yale’de ihtisasa kabul olmadan önce ön eleme görüşmesinde profesörlerden bir tanesinin, “Ülkende psikiyatrinin gelişmesine katkıda bulunacaksan seni programımızda eğitmek isteriz” demesiydi. MIT ve Harvard Tıp Fakültesi eğitimlerinde derslerin bir kısmının internetten tüm dünya tarafından izlenecek hale getirildiğini biliyorum. Dünyadaki gelişmelere herkesin aynı hızda katılımını sağlamak istiyorlar. Yakın zamanda şizofrenide Neurofeedback çalışmamızdan dolayı bana ve arkadaşlarıma Amerika’dan ödül geldi.
ABD’deki tecrübem, orada insanların bilimin ve toplumun herhangi bir alanında yüzde 70 idealist olarak çalıştıkları. Deneysel olaylara, “Bundan bir şey çıkmayabilir ama yine de bir bakalım” demişlerdir. Uzaya gitmek bir deneydi. Bu deney başarılı olsun diye yapılan çalışma ve araştırmalar sırasında birçok bilim adamı farklı dallardan bir araya gelince birçok buluş yapıldı. NASA, Amerikan hükümetine 6 bin 300’den fazla yeni buluş patenti için başvurdu. Buluşlardan bazıları:
1. İçme suyunu filtre eden sistemler
2. Kablosuz aletler
3. Yollarda kullanılan güvenlik sistemleri
4. Ayarlanabilir yangın detektörü
5. Uzun mesafe telefon görüşmeleri, uydu sistemlerini geliştirme
6. Ayakkabı iç tabanlığı
7. Kulak termometresi
8. Oturak ve yataklarda kullanılması için Poliüretan silikonlar
9. Çizilmeyen plastik gözlük camı
10. Gözükmeyen diş teli

Biraz da kendimize bakalım
Bizdeyse insana önem verdiğimizi zannedip AVM’leri, lüks araçları, geniş konutları ve sonsuz alışverişleri keşfedip, buluşları yapacak meraklı beyinlerin gelişmesini destekler programlar yapılmadı. Müslüman ülkelerde kişinin kendisini geliştirmesine önem verilen çalışmalara ailede ve ana okul seviyesinde başlanır, 50 yıllık bir program yapılırsa bizde de mucitler olma ihtimalinden bahsedebiliriz.
ICM araştırma şirketinin dört bin kişiyle yaptığı anket, İngiltere’de hayır kurumlarına en çok yardımı Müslümanların yaptığını ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, geçen yıl hayır kurumlarına Müslümanlar kişi başına ortalama 371 sterlin, Yahudilerse 270 sterlin yardım yaptı. Ateistler yıllık ortalama 116 sterlin bağışta bulunurken, her 10 Ateist, Hindu ve Yahudi’den 4’ü; her 10 Müslüman ve Hıristiyan’dansa 3’ü geçtiğimiz yıl hiçbir bağışta bulunmamış.
Amerika merkezli şirket PEW’in 39 ülkede yapılan araştırmasında Müslümanların yüzde 80’inin zekat
verdiği kaydediliyor.
Tabii bunun için hayırsever insanların dini hayır kurumları kadar bilimsel araştırmalara da bağışta bulunmalarını teşvik etmek önemli olacak. Müslüman veya değil tartışması da bizim olayı
oturup enine boyuna objektif olarak incelememiz gerekliliğini ortaya çıkarmalı.

 

Bir önceki yazımız olan Dolce Farniente'nin sonu mu geldi? başlıklı makalemizde carpediem, hollywood ve italya hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz