Mısır’ın makus talihi

17 August 2013 Saturday, 23:26

Mısır’da bir kez daha görüldü ki demokrasi, yeşerip kök salmasına uygun siyasi feraset ve kültür ortamının yokluğunda hızla solan nazlı bir çiçektir.
Maalesef Mısır, yeni açmış çiçeğine ihtimam göstermeyi bilemedi ve onu soldurdu.
Şimdi darbeye cesaretle direnmek de takdire şayandır ama evvelinde darbenin önlenmesi için bir siyasi beceri sergilenmesi gerekiyordu.
İhvancı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, yüzde 51 oy alarak iktidara gelişinin birinci yıldönümünde, istifasını istemek için sokağa dökülmüş toplam 14 milyon vatandaşını karşısında bulduğunda, emekleme çağındaki Mısır demokrasisinin selameti adına ne yapmalıydı?
Ülkede neredeyse her dört kişiden birinin kendisine karşı sokağa inmesine neden olmak gibi, istifasını talep eden dilekçeye tam 22 milyon Mısırlının imza atması da yüz kızartıcı bir başarısızlık örneği olarak kayda geçmiştir.
Darbecilerin şimdi Mısır’da döktüğü kan, bu kaydı silemez.
Mursi, kendisini iktidardan kovmak isteyen milyonlara ve o milyonlardan güç alarak darbe tehdidi savuran askere karşı zamanında erken seçim ilan etseydi, Mısır bugün daha iyi bir yer olacaktı.
Sandıkla iş başına gelip de fevkalade başarısız olmuş İhvan için tek seçenek, bir erken seçimle gitmenin yolunu açmaktı ki Mısır’daki demokrasi girişimi sürsün ve istikbalde yine sandıkla gelip belki bu kez başarılı olmanın imkanı baki kalsın.
Neticede 80 küsur yıllık bir siyasi hareketten söz ediyoruz.
Çok merak ediyorum; kendilerinden çok daha genç olmakla birlikte demokratik rejimde politika yapmak bakımından kat be kat daha tecrübeli olan Türkiyeli İhvan, 3 Temmuz darbesi öncesindeki kritik haftalarda acaba sokağa ve askere karşı izlenecek taktik mevzuunda Mısırlı kardeşlerine bir tavsiyede bulundu mu?
Bir tavsiyeleri olmuş ise ki muhtemelen olmuştur; bunun muhtevasını ilerde belki öğreniriz.
Mısırlı İhvan’a en kötü tavsiye “Hakkındır; diren ve iktidarına dört elle sarıl” demek olabilirdi.
Evet, İhvan erken seçime gitseydi muhtemelen darbe olmayacaktı çünkü arkasındaki seçmen desteğini büyük oranda kaybetmiş bulunan bu hareket, seçimle gidecekti.
Bu arada Türkiyeli Müslüman Kardeşlerin de “İhvan erken seçime gitmeseydi ve darbe de olmasaydı Mısır’ı bekleyen ne olabilirdi?” sorusuyla yüzleşmeleri gerekiyor.
Erken seçimsiz ve darbesiz bir süreçte Mısır’ı yine iç çatışma ve kaos, bu sırada başvurabileceği sertlik ve dökebileceği kan nispetinde de İhvan’ı demokratik meşruiyet kaybı bekliyordu.
Sonunda Mısır ordusu sözde iç barışı ve istikrarı korumak adına darbe yaptı ama bu darbenin sonucu muazzam bir kaos ve kargaşa oldu.
İhvan ise şimdi ordunun yüzlerce can alan katliamlarına rağmen cuntaya “eyvallah” demiyor, direniyor.
İhvan’ın direnişi umarız Mısır’da bir an önce demokratik serbest seçimlerin yapılmasına katkıda bulunur.
Bu olumlu sonuç elde edilmeyecek olursa, akan kan ve kaosun Mısır’ın çöküşe ve bölgenin daha beter bir istikrarsızlığa sürüklenmesinden başka bir sonuca hizmet etmeyeceğini görmek gerekir.
Direnişi sonucunda İhvan’ın devrim benzeri bir olayla iktidara geleceğini ya da cumhurbaşkanlığının Mursi’ye teslim edileceğini bekleyenler varsa, onlara hayal gördüklerini söylemek zorundayız.
Mısırlı Müslüman Kardeşlerin, “şehadete inandıkları için demokratik haklarının neticesi olan iktidarı kazanmak yolunda ölmeye devam edecekleri” mealinde beklenti beyan etmek, belki bu ifadenin sahibini daha fazla İhvanlaştırır ama Mısır’daki İhvan’a bir fayda sağlamaz.
Ne de Batı dünyasını “demokrasinin sorgulanacağı” tehdidiyle yola getirmeyi denemek işe yarar.
Demokrasiyi sorgulayanlar kendi meşruiyet zeminlerini sorgulanır hale getirirler.
Not: Yazılarıma bir haftalığına ara veriyorum.

Bir önceki yazımız olan 1.6 milyon yeşil kartlı ‘gelir testine’ takıldı başlıklı makalemizde 1.6 milyon yeşil kartlı, cem kılıç ve Gelir testi işlemi neden yapılıyor? hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz