Matrakolojik gerçekler

31 Mart olayı ardından 2’nci Abdülhamit 1909’da 2’nci Meclis-i Milli tarafından tahttan indirildi. Yerine 65 yaşında olan veliaht Reşat Efendi, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin desteği ile tahta çıkarıldı. Saltanat adı olarak asıl adı olan Reşat değil, Mehmet adının kullanılmasına karar verildi.
***
Bu isim değişikliği Ayan’dan Ferik Sami Paşa önerisi ile yapıldı.
Ve gerekçesinin Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’a ordusu ile girişi, Hareket ordusunun İstanbul’a gelişi arasında bir bağlantı olduğu nedeni vurgulandı.
Padişahlığa Meclis’i Milli kararı ile gelmesine rağmen, Osmanlı Hanedanı “Ekber evladı” olmasıyla da, Padişahlığa hakkı bulunduğu netleştirildi.
***
Cülus töreni Beyazıt’ta bulunan Harbiye Nezareti Binası’nda yapıldı.
Bu tören için Padişah, Dolmabahçe Sarayı’ndan, Sirkeci’ye kadar “İhsaniye” botuna binip gitti. Bu deniz yolculuğu sırasında Donanma gemilerinden şeref atışları, Padişah 5’inci Mehmet’i korkuttu.
***
Sirkeci’den Beyazıt’a saltanat arabasıyla çıkarken, yolun iki tarafında dizili İstanbullular coşkuyla alkışladılar kendisini.
Yeni Padişah “Biat” duasından yaptığı konuşmada:
– Hürriyet’in ilk Padişah’ı benim, demiş; bundan sonra da, “Meşrutiyet’in Padişahı” olarak anılmaya başlanmıştır.
***
5 Mayıs 1909’da, 2’nci Abdülmecit’in son sadrazamı olan Ahmet Tevfik Paşa, İttihat ve Terakki Cemiyeti üyelerinin zorlamaları ile istifa edince, yeni hükümet Hüseyin Hilmi Paşa sadrazamlığından kurtuldu.
***
10 Mayıs 1909 günü 5’inci Mehmet için Eyüp’te “kılıç alayı” yapıldı. Padişah Dolmabahçe’den Söğütlü yatına bindi, Boğaz ve Haliç üzerinden Eyüp’e gitti. Eyüp türbesinde Şeyhülislam Sahip Efendi ve Konya Mevlevi Dergahı’nı ziyaret etti. Sultan Osman’ın kılıcını kuşandı. Sonra saltanat arabasına binip, Fatih Camisi’ndeki Fatih Türbesi’ni ziyaret etti.
Arkasından da yine saltanat arabasıyla Dolmabahçe Sarayı’na döndü.
***
Yoldaki vatandaşları selamlaması hem tedirginlik, hem de heyecan yarattı.
Padişah olur olmaz “Cuma alayları”nın değiştirilmesi, Yıldız Sarayı’ndan ayrılması ve Dolmabahçe Sarayı’na yerleşmesi büyük değişikliklerdi. Ne var ki Dolmabahçe çok eskiydi ve bakımsızdı. Her şey yeniden bakımdan geçirildi. Elektrik ve kalorifer tesisatı kuruldu. Ancak padişah hiçbirini kullanmadı. Gaz lambası ve sobayı tercih etti.
***
Haftalık Cuma Alayları değiştirildiği için at arabaları onarıldı. Yeni atlar alındı.
Alaylarda padişahın yanına Ahmet Muhtar Paşa oturmaya başladı.
***
Sultan 2’nci Abdülhamit’in padişahlığı sırasında, hapis hayatı yaşadığından devlet işlerinde tecrübe edinmemişti. Yaşı da 65 olmuştu.
Zaten yumuşak huylu ve zayıf iradeliydi. Bu nedenle padişahlığı döneminde yönetim daha çok genç ve dinamik olan İttihat ve Terakki Partisi’nin ileri gelenleri Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa’nın elinde kaldı.
Birinci Dünya Savaşı’na da onlar sayesinde girdik.
***
15.10.1977 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanmış imzasız bir küçük fıkra:
“Tanrı korusun
Kimi:
– Türkiye siyasal açıdan hasta, diyor.
Kimi:
– Türkiye toplumsal açıdan hasta.
Kimi de:
– Türkiye ekonomik açıdan hasta.
Dua edelim de hastalıkla ilgilenmek zorunda kalanlar, İzmir Vali Vekili’nin durumuna düşmesinler.
Vali Vekili’nin hastaneleri denetleyip hastalarla ilgileneyim derken koğuşlarda ne bulduğunu biliyorsunuz:
Unutulup kalmış bir ceset.”

ÇETİN ALTAN

Bir önceki yazımız olan Kim kimle konuşuyor hatta öpüşüp koklaşıyor başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *