Mandıra Filozofu nasıl bir film?

Mandıra Filozofu’nu izlediniz mi? Mandıra Filozofu’nu izlemeden önce dizi ekibiyle yapılan bu röportajı okuyabilirsiniz.

Film kadar kamera arkası da eğlenceli

Bir zamanlar film özetleri şöyle yapılırdı: esas kız, esas oğlana rastlar olaylar gelişir.
Bütün filmlerin özü ve özeti bu karşılaşmalardır aslında…
Bir adam dinozorlara rastlar ve olaylar gelişir…
Pamuk Prenses, 6 arkadaşıyla bir cüceye rastlar ve olaylar gelişir….
Peki , her şeye sahip bir adamla, her şeye karşı bir adam karşılaşırsa neler olur? Bunun en eğlenceli yanıtı 4 Nisan’da gösterime giren “Mandıra Filozofu” filminde…
Şehir hayatına ve bu dünyanın düzenine karşı olan “Mustafa Ali”, Çökertme’de ıssız bir koyda yaşamaktadır… Zengin işadamı Cavit bu arsayı almak isteyince ortalık karışır… Hikaye bu kadarla kalmaz, “Mandıra Filozofu” paraya pula ve bu araziyi satmaya karşıdır ama amcaoğulları da “Mandıra Filozofu”na karşıdır….

Arı mağdurları

Oyuncu Begüm Öner’i bir sahnenin çekimi sırasında iki kere arı soktu. Buna rağmen genç oyuncu acısını belli etmeden çekimlere devam etti.
Ne yazık ki bu sahne montajda atıldı. İşin ilginci Begüm Öner de uğruna acılar çekerek oynadığı sahnenin çöpe gittiğini bu satırları okurken öğrenecek…
Yapımcı ve senarist Birol Güven, çekim mekanlarını görmeye eşi, Burcu Güven’le gitti. Bu sırada filmin müzisyenlerinden biri olan Burcu Güven’i arı soktu. Bu olay, Birol Güven’e ilham verdi ve çok konuşulacak iki sahne daha yazarak senaryoya ekledi.

Ege şivesi pahalıya maloldu

Karadenizli olan oyuncu Eser Eyüboğlu’na Ege şivesini konuşabilmesi için bir şive uzmanı hocalık yaptı… Bunla yetinmeyen oyuncu, Ege şivesinin mükemmel olması için bir ay Çökertme Köyü’nde yaşamaya karar verdi. Bu amaçla köyün kahvesine takılıp okey oynamaya başlayan genç oyuncu, filmden aldığı ücretin önemli bir kısmını, çay ve gazoz parası olarak ödemek zorunda kaldı. Çünkü okeyde hep yenilen Eser Eyüboğlu oldu.

Üç yılda bulamadıkları mekan üç günde bulundu

Bu filmde “Mandıra Filozofu”nun yaşadığı arazi o kadar önemli ki, üç yıl önce çekilmek istenen film, sırf  uygun güzellikte manzaralı arazi bulunamadığı için iptal edildi. İki yıl boyunca, uygun arazi  arandı ve nihayet bu yıl uygun mekanlar bulundu.  “Mandıra Filozofu”nun yaşadığı taş bina inşa edildi. Sıra köy çekimlerine geldiğinde, film ekibi köyde başka bir film ekibinin çalışmaya başladığını gördü… Bir sezonda aynı köyde iki film birden çekilmesi doğru olmaz diye üç yılda arayıp buldukları köyden vazgeçtiler… Ancak bunda sonra şansları yaver gitti, 3 yılda bulamadıkları uygun köyü, 3 gün içinde burunlarının dibinde Çökertme’de buldular…

Yönetmenden romantik fedekârlık

Müfit Can Saçıntı’ya film için yaptığı en büyük fedakârlık sorulduğunda hayli romantik bir yanıt alıyoruz… 14 yıllık evli olan Saçıntı, eşine söz verdiği için alyansını 14 yıldır, bir saniye bile çıkartmadı… Ancak senaryo gereği “Mandıra Filozufu” bekar olduğu için çekimlerde alyansını çıkartmak zorunda kaldı…

Bir önceki yazımız olan Denise Capezza ve Mustafa Uğurlu röportajı başlıklı makalemizde Denise Capeza, Denise Capeza röportaj ve Düşler ve Umutlar hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

1 Response

  1. October 7, 2014

    […] Mandıra Filozofu nasıl bir film?4 hours önce […]

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *