La Boheme’in galası Zorlu PSM’de yapıldı

Opera tarihinin en sevilen eserlerinden ‘La Boheme’in galası önceki akşam yapıldı. Operanın prodüksiyonu İngiltere’den ithal.

Zorlu Center PSM dün akşam heyecanla beklenen bir galayı gerçekleştirdi: İngiliz Royal Opera House (ROH) prodüksiyonuyla, dünya çapında en sevilen operalardan, İtalyan besteci Giacomo Puccini’nin ‘La Boheme’i. Dünyanın sayılı opera evlerinden ROH’un 1974’te ilk kez sahnelediği ve en popüler gösterilerinden biri haline dönüşen, John Copley imzalı prodüksiyon, ROH’un Türkiye’de sahnelenen ilk prodüksiyonu.
1830’lar Paris’inde, fakir genç sanatçıların kış şartlarında hayatta kalma mücadelesini ve bu sırada şair Rodolfo ile dikişçi Mimi arasında filizlenen aşk hikâyesini anlatan opera, dünyada en çok sahnelenen operalar listesinde sürekli ilk üçe giren bir klasik.

Gecenin yıldızı dekor
Gala gecesinde, muhtemelen bilet fiyatlarının yüksekliği nedeniyle orkestra katında yer yer boşluklar gözlendi. Prodüksiyonun ilk gecesinin parlayan yıldızları, 2003 yılında hayatını kaybeden ünlü tasarımcı Julia Trevelyan Oman imzalı mükemmel dekor ve kostümler, Musetta rolünü daha önce de bu prodüksiyon çerçevesinde seslendirmiş Yeni Zelandalı soprano Madeleine Pierard ve Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası ile tecrübeli şefi Cem Mansur oldu.
Temsil sonunda en büyük alkışı yine de temsilin primadonnası, Mimi rolündeki başarılı Türk soprano Simge Büyükedes aldı.

‘Başlangıç için iyi seçim’

Temsil öncesi bir araya geldiğimiz, Royal Opera House idari direktörü Cormac Simms ve Zorlu PSM Genel Müdürü Ray Cullom’a operayı tanımayanlar için ‘La Boheme’in iyi bir başlangıç olup olmadığını sorduk ve operadan korkanlara önerilerini aldık. Simms, sorumuzu, “Kesinlikle öyle, çünkü herkesin ilişki kurabileceği hisleri içeriyor. Diğer sorunun ise net bir yanıtı yok, çünkü herkes farklı zevklere sahip. Ancak, en fazla kesimi bir araya getiren operaları saymam gerekirse, ‘La Boheme’ bunlardan biri, ‘Carmen’ aynı şekilde çekici. Mozart’ın ‘Figaro’nun Düğünü’ eseri de operayla alakası olmayan insanları operaya çekebilen bir eser,” diye değerlendirdi. Cullom ise “Yine Mozart’ın ‘Sihirli Flüt’ operası, eğlenceli ve büyülü dünyasıyla doğru bir seçim olabilir” yanıtını verdi. Simms, yeniden bir ROH prodüksiyonunu Türkiye’de izleyip izleyemeyeceğimize ise seyircilerin tepkisinin karar vereceğini söyledi.

SELAY SARI – MİLLİYET

Bir önceki yazımız olan Sezuş’un Hikayeleri: Efe ve Bulut Osman Bey’e Karşı başlıklı makalemizde Efe ve Bulut Osman Bey, Sezuş’un Hikayeleri ve Sezuş’un Hikayeleri: Efe ve Bulut Osman Bey hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *