Kültür Sanat dünyasında 2015 yılı

Kültür-sanat yazarlarımızdan 2015 yorumları: Asu Maro tiyatro perdesini araladı, Nil Kural beyazperdeye yansıyacakları değerlendirdi, Gülden Öktem edebiyat dünyasını yazdı, Fisun Yalçınkaya yeni yılda kaçırmamamız gereken sergileri derledi.

Kıyamet sonrasını izleyeceğiz

Nil Kural

Yeni yılda karşımıza çıkacağı kesin olan iddialı yerli filmlerden biri Tolga Karaçelik’in yönettiği “Sarmaşık”. “Gişe Memuru” adlı ilk filmiyle ödüller alan Karaçelik, “Sarmaşık”la Sundance Film Festivali’nin Uluslararası Yarışması’na seçilme başarısını yakaladı. Karaçelik, “Sarmaşık”ta bir armatörün iflası üzerine deniz hukuku gereği bir gemide kalan tayfanın hikayesini güç dengeleri üzerinden anlatıyor.

–  “Sonbahar” adlı ilk filmiyle Türkiye sinemasının en parlak yönetmenlerinden biri olarak selamlanan Özcan Alper, bu yıl üçüncü filmi “Rüzgarın Hatıraları”yla karşımızda olacak. İkinci Dünya Savaşı’nda Aram adlı bir karakteri takip eden filmin Avrupa’nın önemli festivallerinden birinde prömiyer yapması bekleniyor.

–  “Zenne”nin yönetmenleri
M. Caner Alper ve Mehmet Binay’ın yeni filmleri “Çekmeceler”, aralarında Tilbe Saran, Taner Birsel, Ece Dizdar’ın rol aldığı oyuncu kadrosuyla bir kadının geçmişindeki travmalara odaklanacak.

Wachowski’lerden yeni film

–  Hollywood’da moraller bozuk olsa gerek. Zira büyük bütçeli projelerde sık sık kıyamet sonrasını ziyaret edeceğiz. Kıyamet sonrasını konu alan serilerin en ünlülerinden “Mad Max”in 30 yıl sonra çekilen yeni filmi “Mad Max: Fury Road” bir kez daha serinin orijinal yaratıcısı George Miller’ın yönetiminde kıyamet sonrası dünyayı gösterecek. Mad Max rolünde neslinin en iyi aktörlerinden Tom Hardy var, içler rahat.

–  Mad Max’in çöllerine gönlü olmayanlar diğer bir kıyamet sonrası serinin, “Terminatör”ün makine-insan savaşının yeni halkası “Terminator Genisys”i bekleyebilir. Arnold Schwarzenegger yeniden başrolde; adı üzerinde bir köken hikayesi göreceğiz.

–  Bilimkurgu türünü sevenler için iyi bir yıl geliyor. “Matrix”in yaratıcıları Wachowski’ler “Jupiter Ascending” adlı bilimkurgularıyla uzaya uzanacaklar. Filmin merkezinde Mila Kunis’in canlandırdığı kadın karakter var.

–  Elbette, yıl sonunda gösterime girecek yeni Yıldız Savaşları filmi “Star Wars: Episode VII – The Force Awakens”, milyonları ilgilendiriyor. “Star Trek” serisine hayat öpücüğü veren
J. J. Abrams, “Yıldız Savaşları” yükünü nasıl taşıyacak yıl sonunda şahit olacağız, 2016’ya da muhtemelen bu tartışmayla gireceğiz.

–  Fransız yaratıcı yönetmen Michel Gondry’nin bilimkurgu devi Philip K. Dick’ten uyarladığı “Ubik”i beklerken  heyecanlanmamak da imkansız.

–  Ayaklar dünyaya bassın diyenler
için yeni Steven Spielberg filmi
“St. James Place” kağıt üzerinde nefes kesici görünüyor. Bu casus geriliminin heyecan vermesinin sebebi Tom Hanks’in başrolü üstlenmesinden çok senaryodaki bağımsız sinemanın dehaları Joel Coen ve Ethan Coen’in imzası ve elbette Spielberg’ün yönetmenliği…

Sanat sineması örnekleri

–  Sanat sinemasına bakarsak, büyük resim heyecan verici. İngiliz yönetmen Peter Greenaway’in Rus usta Eisenstein’ı konu alan filmi “Eisenstein in Guanajuato”a kavuşmaya az kaldı.  Bir süredir ortalarda görünmeyen Alejandro Amenabar’ın yeni projesi “Regression”, hatırlamadığı bir suç işlemiş bir babayı konu alıyor. Ethan Hawke ve Emma Watson başrollerde.

–  “Frances Ha” ile bağımsız sinema dünyasında kıyamet koparan Noah Baumbach’ın “While We Are Young”ı bir festivalde yapacağı prömiyerini bekliyor.
En son “The Master”la karşımıza çıkan Paul Thomas Anderson’ın New York Film Festivali’nde gösterilen “Inherent Vice”ını izleme şerefine şimdilik memleketlileri erişti, dünyanın kalan sinefilleri gün sayıyor.

–  2013’ün Altın Palmiyeli Fransız filmi “Mavi En Sıcak Renktir”in yönetmeni Abdellatif Kechiche’nin yeni filmi “La blessure” da hazır. Yeri Cannes yarışması olacak. Bu yıl Akademi Ödülleri’nde “Muhteşem Güzellik”le En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar kazanan İtalyan Paolo Sorrentino’nun yeni filmi
“La giovinezza” da Cannes’da görücüye çıkacak.

Yıl “Küçük Prens” yılı

Gülden Öktem 

Yeni yıla ilk adım attığımız günlerde, “Küçük Prens”in farklı yayınevlerinden çıkacak çevirileri okurla buluşacak. Uluslararası Bern Sözleşmesi gereğince, bir yazarın yapıtlarının telif hakları ölümünün üstünden 70 yıl geçtiğinde serbest kalıyor. Eserin 1944’te hayatını kaybeden yazarı Antoine de Saint Exupery’nin ölümünün üstünden, 1 Ocak itibariyle 70 yıl geçmiş olacak. Aşağı yukarı her yayınevinin kurduğu “Küçük Prens” hayali de böylece gerçekleşecek. Örneğin Can Çocuk, Cemal Süreya ve Tomris Uyar’ın çevirdiği “Küçük Prens”i ocağın ilk haftalarında basacak.

Çizgi roman sürprizi

–  Gazeteci yazar Pınar Öğünç’ün “Aksi Gibi” adlı öykü kitabı İletişim Yayınları etiketiyle yayımlanacak. Yayınevinin İhsan Oktay Anar sevenlere de bir sürprizi var: İlban Ertem’in “Puslu Kıtalar Atlası”ndan yola çıkarak hazırladığı aynı isimli çizgi roman yılın ilk aylarında çıkacak. İletişim Yayınları’nın sosyal medyanın sıkı takipçilerine de güzel bir haberi var. Köşe yazıları en çok tıklanan yazarlardan olan Elif Key’in, henüz ismi belli olmayan bir kitabı basılacak. Yayınevi ayrıca Raymond Kevorkian’ın “Ermeni Soykırımı” kitabını yayımlayacak.

–  Alfa Yayınları Umberto Eco’nun editörlüğünde çıkan “Ortaçağ” ansiklopedisine devam edecek. Yayınevi ayrıca John Le Carre’nin kitaplarını yayımlayacak.

Marilyn Monroe’nun kült biyografisi

–  Norman Mailer’ın kült olarak nitelendirilen Marilyn Monroe biyografisini Everest Yayınları 2015’te okurla buluşturacak. Yayınevi Doris Lessing’in ilk kez Türkçe olarak yayımlanacak otobiyografik roman serisinin ilk cildi “Martha Quest”i de yeni yılda çıkaracak. Doğan Kitap’ın listelerinde ise Norveçli polisiye yazarı
Jo Nesbo’nun yeni romanının yanı sıra Hande Altaylı,
Zülfü Livaneli ve Enver Aysever’in kitapları var.

 

Bu sene Dot yeni yerinde

Asu Maro 

Aslında hemen hemen bütün tiyatro grupları yeni sezon oyunlarını yıl bitmeden sahneye çıkardı. Ama 2015 için hâlâ beklediklerimiz var. Dot’un “Kış Dönümü” oyunu bunlardan biri.
İskoçyalı yazar Zinnie Harris’in imzasını taşıyan “Kış Dönümü”, 300 metrekarelik bir alanda projeye göre 100-150 kişiyi ağırlayacak Dotkanyonda mekanının ilk oyunu olarak mart ayında perde açacak. Kışın ortasında, çok uzun yıllar sürmüş bir savaşın sonunda başlayan oyun, sert koşullar içinde ayakta kalmak için kendi ütopyasını yaratan Maud’un hikayesini anlatıyor. Murat Daltaban’ın sahnelediği oyunun sürprizi Onur Saylak’ın haberci rolünü Can Şıkyıldız ile dönüşümlü oynayacak olması.

–  Rıza Kocaoğlu’nun “tiyatro biriken” çatısı altında oynayacağı tek kişilik “Ormanlardan Hemen Önceki Gece”, 2015’in beklenen oyunlarından. Fransız yazar Bernard-Marie Koltes’in yalnızlıktan, hızla akıp giden hayattan, ikiyüzlü sistemden söz eden metnini Melis Tezkan ve Okan Urun sahneliyor.

Sistemin yıkıcı gücü

–  13’üncü yılına giren Semaver Kumpanya, her oyunuyla merak edilmeyi hak eden bir topluluk. 2015’in başında da Aristofanes’in klasik eseri “Kuşlar”ı gene modern bir uyarlama ve sahnelemeyle, kalabalık bir kadroyla seyirci karşısına çıkaracaklar. Oyunu Yavuz Pekman uyarlamış, Volkan Sarıöz yönetiyor.

–  Bir öneri de İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yılın bitmesine altı gün kala prömiyer yapan “Sırça Hayvan Koleksiyonu”. Tennessee Williams’ın metni, bir anne ve iki çocuğunun hikayesi üzerinden sistemin yıkıcı gücünü anlatıyor. Yıldırım Fikret Urağ’ın rejisiyle yılın en çok konuşulacak oyunlarından biri olmuş.

En çok heyecan veren etkinlik: Bienal

Fisun Yalçınkaya 

Güncel sanat dünyamız her yıl Türkiye’de ve uluslarası alanda beklentileri yükseltiyor. Üstelik bu yıl bir “bienal yılı” olunca sergi salonlarının da ona paralel olarak dolu dolu geçeceğini düşünüyoruz. 2015’e dair gelen ilk sergi haberleri de bu beklentileri doğrular nitelikte.

–  İlk sergimiz, Levent Çalıkoğlu küratörlüğünde düzenlenen, 8 Ocak’ta İstanbul Modern’de açılacak ve
28 Haziran’a dek devam edecek Mehmet Güleryüz retrospektif sergisi: “Ressam ve Resim”. Sergi sanatçının
200 kadar eserini bir araya getiriyor.

–  İstiklal Caddesi’nin girişindeki sanat mekanı Arter de 30 Ocak-5 Nisan arasında, video işleriyle bilinen, 2013’te Venedik Bienali 55. Uluslararası Sanat Sergisi’nin Türkiye Pavyonu’nda eseriyle yer alan Ali Kazma’nın kişisel sergisine yer verecek.

Nuri Bilge Ceylan sergisi

–  Pera Müzesi 2015’i 11 Şubat’ta açılacak iki büyük sergiyle karşılıyor. Müze 11 Şubat-26 Nisan arasında dünyaca ünlü heykeltıraş ve ressam Alberto Giacometti’nin retrospektif bir yaklaşımla hazırlanmış Türkiye’deki ilk kapsamlı sergisini ağırlayacak. Aynı tarihlerde müzede açılacak ikinci sergi ise dünya tıp tarihinden bir kesite ışık tutan “Hayat Kısa, Sanat Uzun: Bizans’ta Şifa Sanatı”.

–  Salt Galata şubat ayını 29 Mart’a dek sürecek, Danimarkalı sanatçı Nikolaj Skyum Bendix Larsen’in “End of Dreams” sergisiyle karşılıyor. Salt Beyoğlu’nda ise 10 Mart-24 Mayıs arasında “A Ceuntry of Ceuntries” sergisi düzenlenecek. Ankara’daki Cer Modern, yeni yılın ilk günlerinden 26 Mart’a dek Nuri Bilge Ceylan’ın “Panoramik Bakış” adlı sergisine ana galerisinde yer verecek.

–  Yılın en heyecan verici etkinliği ise 14. İstanbul Bienali. Bienal bu yıl 5 Eylül-1 Kasım arasında “Tuzlu Su: Düşünce Biçimleri Üzerine Bir Teori” temasıyla düzenlenecek. Boğaziçi ekseninde şehrin geneline yayılacak ve insanların çizgiyi çektikleri yerlerde oluşan dalgalanmalarla ilgilenecek.

Bir önceki yazımız olan 2015'te kaçırılmaması gereken sergiler başlıklı makalemizde kaçırılmaması gereken sergiler ve sergi hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *