Kulelerimi inceleyin gerekirse yıkın!

İstanbul’un en değerli bölgesi Zincirlikuyu’daki Tat Towers’ın sahiplerinden Uğur Tatlıcı, Çevre Şehircilik Bakanlığı’na başvurarak kulelerin depreme dayanıklı olup olmadığının tespitini talep etti. Kulelerin ‘riskli yapı’ niteliğindeyse yıkılması gerektiğini söyleyen Tatlıcı, “Miras davası nedeniyle kuleler yaklaşık 5 yıldır atıl bir biçimde tereke yönetiminde. Bugün kiraya verilse devletin yıllık 10 milyon dolar vergi geliri olur” diyor.
Yönetmeliğe aykırı
İstanbul’da 1960’lı yılların ortalarında açtığı tatlıcı dükkanıyla iş hayatına atılan ve 1980’li yıllarda Türkiye’nin sayılı zenginleri arasına giren Salih Tatlıcı, 2009’da yaşamını yitirdiğinde ardında yaklaşık 3 milyar dolarlık bir miras bırakmıştı. Bu mirasın en önemli taşınmazı ise Zincirlikuyu’daki Tat Towers. Baba Tatlıcı’nın ilk evliliğinden olma çocuklarıyla ikinci eş Nurten Tatlıcı ve oğlu Uğur Tatlıcı arasında yaşanan miras bölüşümüne ilişkin davalarla Tat Towers’ın durumu da gündemde.
Dava sürecinde Salih Tatlıcı’nın mirastan mahrum bıraktığı oğlu Mehmet Tatlıcı, tereke yönetiminde olan Tat kulelerinin deprem yönetmeliğine uygun olmadığını savunarak mahkemeye 2011’de bir rapor sunmuştu. Raporda “kontrollerde yetersiz görünen kolon, kiriş, perde güçlendirmesi yapılması zorunludur” ifadelerine yer verilmişti.
Aradan geçen sürede tereke mahkemesi ve tereke yöneticilerinin bu iddiaya ilişkin bir etüt yaptırmaması üzerine Uğur Tatlıcı, geçtiğimiz günlerde gazeteye ilan vererek, iddialar bilimsel açıdan gerçekse kulelerin yıkılmasını istedi.
Bakanlığa başvurdu
Uğur Tatlıcı, ilanın ardından da önceki gün Çevre Şehircilik Bakanlığı’na bir dilekçeyle başvuruda bulundu. Kuleler hakkındaki iddialara yer verilen dilekçeyle, gerektiğinde yıkılması için bakanlıktan binanın riskli yapı niteliğinde olup olmadığının tespiti talep edildi. Tatlıcı, Milliyet’e yaptığı açıklamada, kulelerin depreme dayanıksız olduğunu üvey kardeşlerinin ileri sürdüğünü belirterek, “Yaklaşık 5 yıldır tereke mahkemesi ve tereke yöneticileri iddia edilen bu hususlara dair ne bir araştırma, ne de bir deprem etüdü yaptırmıştır. Bu binalar bunca yıldır bu umursamazlık ve atalet karşısında boş tutulmakta, adeta çürümeye terk edilmektedir. Bu güzide iş kuleleri, maalesef babamın kendilerine bıraktığı büyük mirasla yetinmeyenlerin iddiaları yüzünden atıl bırakılmıştır” dedi.

Kuleler kiralanabilir
Tatlıcı, kulelerin kiralanması için bir engel olmadığını belirterek “Kiralanması için en büyük engel, depreme dayanıksız ve kaçak iddiaları. Bunun dışında hiçbir engel yok. 1 milyar dolar değerindeki kuleler bugün kiraya verilse aylık getirisi 2 milyon dolar düzeylerinde olur. Devlete vergi geliri ise yıllık en az 10 milyon dolar seviyesindedir. Deprem iddiası binanın değerini düşürmek için ortaya atıldı. Bu da ülkemizde hep gördüğümüz şekliyle leş yiyicileri harekete geçirdi. Bu işten nasıl prim yaparız derdinde olanlar, adeta akbaba gibi etrafımıza üşüşüp ‘Bu binalar sıkıntılı, bu sorunları ancak biz çözebiliriz’ yaklaşımıyla bu durumdan menfaat sağlamaya çalıştılar” ifadelerini kullandı.

Arkadaşa veda planı örgütle ilişki sayıldı
Türkiye’nin en genç tutuklu gazetecisi olarak bilinen, DHKP/C davası kapsamında tutuklu bulunan Yurt gazetesi muhabiri Sami Menteş, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’ya yazdığı mektupta dosyasındaki ilginç bir detayı da anlattı. Daha önce DHKP/C davası kapsamında gözaltına alınıp tutuksuz yargılanmasına karar verilen bir arkadaşı ile telefonda, eski ev arkadaşının memleketine dönecek olması nedeniyle bir yemek organizasyonu için konuştuğunu anlatan Menteş, “Merhaba, akşam Bilgin’in gidişi için bir şeyler yapıyoruz değil mi” sözlerinin “örgütle ilişki” olarak sunulduğunu ifade etti. Menteş, CHP’li Ağbaba’ya gönderdiği mektupta, hâkim karşısına ilk kez 10 Ekim’de yani tutukluluğunun 9. ayında çıkacağını belirterek, “Yaşadığımız diğer örneklere bakınca bu süreye sevinir olduk” dedi. Menteş, halen öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesi önündeki 8 ayrı basın açıklamasına katılmasının kendisine suçlama olarak döndüğünü belirtirken, “Bu açıklamaların hiçbirinde polisin bırakın müdahalesi, uyarısı bile olmamıştı” dedi. n MERİÇ TAFOLAR Ankara

Bir önceki yazımız olan Elif Yavuz ve sevgilisi Langdon sarılarak ölmüş başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *