Kılıçdaroğlu: Dehşet verici bir belg

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “dehşet verici bir belge” olarak nitelediği, Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek’in, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş’ı İzmir’de yapılan soruşturmayı durdurması için aradığını gösteren belgeyi kürsüden kamuoyuyla paylaştı. Kılıçdaroğlu, “Adalet Bakanı’na sesleniyorum. Sen o müsteşarı yerinde tutacak mısın? Yerinde tutuyorsan o işin sorumlusu sensin” dedi. Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubu’nda yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
– NEREDE SOSYAL DEVLET: 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu üzerinden bir ayı aşkın süre geçti. Siz bu ülkenin temiz insanları, oyunuzu üç Y ile mücadele edeceğini söyleyen bir partiye verdiniz, üç kez iktidara getirdiniz. Yoksullukla mücadelede başarılı oldular mı? Manisa’da bir gazi, Samsun’da Kübra bebek açlıktan öldü. Sakarya’da bir kadıncağız üç gündür yemek yemediğini söylüyor. Börek getiriyorlar, bir lokma yiyip bayılıyor. Nerede bu sosyal devlet, sormayacak mısınız hala? Bu olay, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin Türkiye Cumhuriyeti devletini soymasıdır. ‘Bize komplo’ söylemleri hikaye. Yolsuzluğun üzerine gidiyorsan eyvallah, gitmiyorsan senle sorunumuz var.
– GENEL BAŞKANINIZ YALAN SÖYLÜYOR: Anayasa değişikliğinde her türlü desteği veririz, güçlü bir anayasa yaparız dedik. Cumhurbaşkanı’na da anlattık. Birileri hala utanmadan yalan söylüyor. Geçen salı günü gruptan hemen sonra, Muharrem İnce’yi AKP grubuna gönderdik, telefonda konuştu. Teklifi geri çekin sizin samimiyetinizi görelim. Biz teklifimizi geri çekmiyoruz dediler. AKP milletvekillerine sesleniyorum, Genel Başkanınız size yalan söylüyor. Söz verip komisyonlarda bazı maddeleri geri çekiyorlar, ‘bir daha geri getirmeyeceğiz’ diyorlar, Genel Kurul’da bu sözden dönüyorlar. HSYK yasası da çıksa bu olay kapatılmaz. Olay büyük, neresini örteceksiniz, bunu örtecek bez yok. HSYK teklifi görüşülecek. Ya devletin dibine dinamit koyacaksınız ya bu ülke aydınlığa kavuşmuş olacak. Adalet Bakanı’na mahkemeleri bağlıyorsunuz, Anayasa Mahkemesi’ni de kalkıp Başbakan’a bağlayın.
– BÖYLE SAÇMALIK OLUR MU: TIR’lar silah yüklü, mühimmat yüklü. Şimdi TIR… ‘Benden habersiz aranamaz’ diyor. Diyelim sen eroin kaçakçısısın, üç de MİT’çi buldun, TIR’ı yükledin, ‘eroini oraya götürün kardeşim’… Senden izin isteyecekler, ‘arayamazsınız, istihbaratın işidir’. Böyle bir saçmalık olur mu? TIR aranmaz diye bir şey yok. Ya içinde insan, eroin kaçırsalar ne yapacağız. Silah kaçırıyorlar. Hala ısrar ediyor, ‘TIR’ın içinde ne olup olmadığını kimse bilmeyecek’. Ne demek kimse bilmeyecek?
– O MÜSTEŞARI YERİNDE TUTACAK MISIN?: Size dehşet verici bir belge açıklayacağım. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek’in İzmir’deki soruşturmayı durdurması için İzmir Başsavcısı Hüseyin Baş’ı aradığına dair tutanak. (Belgeyi okuduktan sonra) AKP’ye oy veren bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Sizin vicdanınız el veriyorsa, bir yolsuzluk davasının soruşturmasının kapatılmasına evet, varsın kul hakkı da yensin diyorsanız söyleyecek lafım yok. Ama demiyorsanız 30 Mart’ta sandık önünüze gelecek. Elinize vicdanınıza koyun, hırsızlığa hep beraber dur diyelim. Bu Adalet Bakanı’na sesleniyorum. Sen o müsteşarı yerinde tutacak mısın? Yerinde tutuyorsan o işin sorumlusu sensin. Zaten bir müsteşar bakandan talimat almadan, ‘dosyayı kapat savcıyı al sonuçtan bana bilgi ver, sonucuna katlanırsın’ diyemez zaten.

Kılıçdaroğlu’nun okuduğu tutanak
“(…) Mahkeme tarafından verilen kararlar mesai sonrasına kalmış, kararların emniyete icra için ve gönderilmesinden sonra 6 Ocak 2014 tarihinde saat 19:38’de evimde bulunduğum sırada, müsteşarlık makamından, 053052751… nolu telefonumu arayan sekreter, Müsteşar Kenan İpek’in benimle görüşmek istediğini iletti. Sayın müsteşar, hal hatır sorduktan sonra, sözü yürütülen evraka getirip içeriğini sordu. Kendisine kısaca soruşturmayla ilgili bilgi verdim. Bunun üzerine, soruşturmanın derhal durdurulmasını, ilgili Cumhuriyet Savcısı’nın değiştirilmesini istedi. Cevaben kendisine hukuk ve yasalara aykırı bir işlem olmadığını izah etmeme rağmen ısrarcı oldu. 4 dakika süren görüşme sonrası tekrar soruşturmayı durdurmamı, mahkeme kararlarını kolluktan geri istememi ve cumhuriyet savcısını değiştirmemi ısrarla istedi ve cevap beklediğini belirterek telefonu kapattı.
Daha sonra beni tekrar 22:31’de aynı şekilde Müsteşar Bey arayarak ne yaptığımı sordu. Bende yapılan işlemin hukuk kuralları çerçevesinde olduğunu, herhangi bir müdahaleyi gerektirir hukuka ya da usule aykırı bir durumun bulunmadığını nezaketle izah etmeye çalışmama rağmen bana hitaben, ‘Bu saatte git, cumhuriyet savcısını değiştir, tüm kararları iptal et, bu soruşturmayı durdur, bunu yapamazsan sonuçlarına katlanırsın’ diyerek telefonu kapattı. Cumhuriyet başsavcılığımızca yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir işlem görmediğimden bu talepleri yerine getiremedim.(…)”

Bir önceki yazımız olan Cumhurbaşkanı Gül HSYK yasasını değerlendirdi başlıklı makalemizde abdullah gül, Giorgi Margvelashvili ve HSYK yasası hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *