Kibariye’nin 40. sanat yılı

Müzik hayatının 40’ıncı yılı şerefine bir müzik okulu açmaya hazırlanan Kibariye: “Ben hep kendi savaşımı kendim verdim. Kim ne demiş, ne yapmış beni hiç ilgilendirmez. Güzel şeyler bırakmak istiyorum geride. Arkamdan ‘Bu kadın kimseyi kırmadı’ dediler mi, tamamdır”

Haberi duymuşsunuzdur; Kibariye önümüzdeki aylarda profesyonel müzik hayatına başlamasının 40’ıncı yılını Sezen Aksu, Tarkan ve Şebnem Ferah’la birlikte vereceği büyük bir konserle kutlayacak. Konserin geliriyle de bir müzik okulu açacak. Ayrıntıları konuşmak üzere Levent’teki kuaföründe buluşuyoruz. Saçı boyanırken okulla ilgili detayları, meslekteki 40 yılını, günlük yaşamını anlatıyor. Bazen gözleri doluyor, bazen kahkahalar patlatıyor. Kendisi için önemli olan şeyleri ellerimi tutarak, gözlerimin içine bakarak söylüyor. “Tamam, işte budur!” demek istediği yerlerde “Life is life” diyor. “Tıpkı gönlüm gibi bu müzik okulunun kapısı da herkese açık” dedikten sonra o etkileyici sesiyle başlıyor “Gönül kapım açıktır, çalmadan gir içeri”yi söylemeye… Aynı şekilde geçirdiği zor günleri anlatırken birden “Çok kara kışlar gördüm”e geçiyor. Bol kahkahalı, şarkılı, türkülü iki saat su gibi geçiyor. Ayrılırken kalbini göstererek “Ta şuramdan anlattım. Döktürdüm resmen” diyor. Ta şuramdan yazıyorum ben de…

Okul açıyormuşsunuz…

Hep içimde ukdeydi. E ben şimdi okumadım ya… Büyük eksikliğini gördüm. Başkaları görmesin istedim. Okuma yazma bilmemek çok kötü. Şimdi biliyorum ama çok iyi değil yine de, rezil olmayacak kadar…

Nasıl bir okul olacak bu?

Müzik okulu olacak. Roman müzik ustaları ders verecek. Ben de zaman zaman derslere girip hocalık yapacağım. Naçizane… Hocalarımıza saygısızlık yapmak istemem, Allah’ın verdiği sesle hocayım ben. Hocalarımız varken ben hoca değilim, talebeyim, çırağım.

“İyi bir kadın oldum, iyi de bir hoca olurum inşallah”

Nasıl bir hoca olacaksınız? Disiplinli mi?

Derste de yine böyle bir Kibariye olacağım. İyiliği Allah bilir ama iyi bir kadın oldum ben, iyi de bir hoca olurum inşallah.

Bu okulu bir “Meslekte 40’ıncı yıl konseri” düzenleyip oradan gelecek gelirle açacaksınız değil mi?

Sezen Aksu, Tarkan ve Şebnem Ferah’la, silah arkadaşlarım diyorum ben onlara, bir konser yapacağız..

40 yıl… Dile kolay…

Aslında 44 de biz 40 yaptık onu.
44 senedir bu işin içindeyim ama Kibariye oluşum, yani profesyonellik diyelim ona biz, 40 yıl.

Kibariye oluşum derken neyi kastediyorsunuz?

Yaşım 15-16’yken Stardust’a geldim, onu kastediyorum. Şimdi 54 oldum.

Şimdi nasıl hatırlıyorsunuz o ilk günleri?

Yorulmadım diyemem. Zor günler yaşadım ama iyi ki yaşamışım, bugünlere geldim. Hem de dürüstlükle, sesimle, kimseyi ısırmadan, acı çekmeden, çektirmeden… Önce Allah’ımın, sonra sevenlerimin sayesinde…

“Her evde biraz kavga, şamata olur, olmaz mı?”

Siz çok seviliyorsunuz, neye borçlusunuz bunu?

Sabrıma. Çok sabrettim ben. İnsan yaşadıkça ders alıyor ama ben daha anamın evinden çıkarken dersliydim,
her şeyin bilincindeydim. Bir de aşağılık kompleksi yok bende. Çok şükür. Kendimle barışığım. Kendi savaşımı kendim veririm. Kim ne demiş, ne yapmış beni ilgilendirmez. Bugüne kadar kimseyle bir alıp veremediğim olmadı. Allah herkesin çarşısına pazar versin.
Ben arkamda güzel şeyler bırakmak istiyorum. Ölünce arkamdan “Bu kadın kimseyi kırmadı” desinler yeter.

Hiç kızdığınız, sinirlendiğiniz, hayal kırıklığına uğradığınız olmaz mı?

Olur, olmaz mı? İnsanım ben de. Ama içimde yaşarım. O da yıpratıcı ama çok inançlıyım, “Allah’ım güç ver” diye zikrederim. Biri beni aşırı üzmüşse de Allah’a havale ederim, daha bugüne kadar kimseyi yolmadım.

Peki bu yolculukta hangi isimler önemliydi sizin için?

Annem, çocukluk arkadaşım Mucize, Seda Sayan, şimdi de kocam Ali (Küçükbalçık) ve kızım Birgül.

Hep iyi mi anlaşırdınız annenizle?

Her evde biraz kavga şamata olur, olmaz mı? Benim de arada annemle kavgam olurdu. Dövdüğü günler de olmuştur, sövdüğü günler de… Benim de kızdığım, daraldığım zamanlar vardır. Ama ana-kızız biz. Saçımı bir okşar, bütün varlığımı veresim gelir.

Mucize Hanım neden önemli sizin için?

Mucize bu işe başlamama vesile olan kişidir. Nur içinde yatsın. Adı gibi mucize oldu bana. Akhisar’dan çocukluk arkadaşım. Benim hiç aklımda yoktu şarkıcılık. Tütün mağazasında çalışır, paket yapardım. Tren yolunun kenarından kağıt toplayıp fabrikaya satıyordum, eve bakıyordum. Annem düğünlerde darbuka çalardı, yanında
beni de götürürdü. Babam ayakkabı boyacısıydı. Mucize “Sen de çok güzel
bir ses var. Gel seni götüreyim bizim pavyona” dedi. Aklıma soktu. Neşe Karaböcek’lerin, Gönül Akkor’ların elbiseleri rüyalarıma girmeye başladı. Ama annem izin vermedi “Gidersen kız gelmezsin, dul gelirsin” dedi, korkuttu beni. Sonra annemi Mucize ikna etti.
13 yaşındaydım, sahneye çıkmaya başladım. Çok korktum başta. “Ne acılar çektim ne dertler tattım” (Şarkı söylüyor). Ama hırslı olmadım. Dikkatli olmaya çalıştım. Sesim var zaten. Bunun üstüne doğal olduğun zaman, hanım olduğun zaman milletin gönlünde taht kurarsın.

Seda Sayan’la aynı evi paylaşmışsınız. 12 yıl mıydı?

Daha fazladır. 1. Levent’te, Selçuk Ural’larla karşı karşıyaydı evlerimiz. Seda yol arkadaşımdır. Neler yaşadık biz… Ona sorsan onun da gözünün içi güler beni anarken. O da kolay gelmedi buralara. Bebek gibi kadındır. Kalbi de güzeldir.

“Kimseyi istemedim, benim kaderim Ali’ymiş”

Bir de Ali Bey’i ve Birgül’ü saydınız…

Ali benim her zaman iyiliğimi isteyen bir çocuktur. Toparlayıcı özelliği olan biridir. Ben ondan 23 yaş büyük olduğum halde toparlar. Yaşına göre çok olgundur. Benim yanımda büyüdü.

Genç biriyle evlenmeyi tavsiye eder misiniz?

Çok bol ederim. Bunu dedim diye ayıp olmasın şimdi, bana gıcık olmasınlar. Ama benim kaderimmiş Ali. Birçok insan vardı beni isteyen, evlenmedim hiçbiriyle. Ben genç biri olsun diye koşuşturma yapmadım ki… Gördüm, vuruldum. Yaşlı olmamış da genç olmuş. Benim ne suçum var? Âşık olamayacağımı zannediyordum, oldum. Beyin olarak anlaşmak önemli.
16 sene olacak evleneli. Yaramaz
bir şey de yok ortalıkta, geçinip gidiyoruz.

Birgül…

Birgül benim bir tanem. 14 yaşında oldu şimdi. 30 sene bekledim bir çocuğum olsun diye. Şimdi onun için yaşıyorum. Ben çok güzel yaşadım çocukluğumu.
Beş kuruşumuz yoktu ama huzur vardı evin içinde. Sekiz kardeşiz, en büyük benim. Yan yana yatardık, birbirimize sarılarak ısınırdık ama mutluyduk. O da mutlu olsun istiyorum. Sıkmıyorum o yüzden. Herkes gençliği güzel yaşasın. Benden sana Kibariye tavsiyesi, tamam mı küçük kız? Unutma bu dediğimi,
sen de gençliğini güzel yaşa.

Tamam. Peki ne olmak istiyor Birgül okuldan sonra?

Küçükken tiyatrocu olmak istiyordu. Müziğe de ilgisi var. Ama zor işler bunlar. Ben modacı olmasını çok istiyorum.
Ona da aşıladım. Büyük konuşmam, ne istiyorsa onu olsun, hayırlısı olsun.

“Müzik ayrılır mı kız! Hakaret etmiş olursun, çarpılırsın”

Bir gününüz nasıl geçer?

Altıda kalkarım. Kahvaltıyı hazırlarım. Kocam başkasının hazırladığını istemez zaten. Yoğurdumu, peynirimi, makarnamı, eriştemi kendim yaparım. Akhisar kızıyım ben, her şeyi bilirim. Mükemmel bir ev kadınıyım. Her şeyde mütevazıyımdır, bu konuda, “eminim, son kararım.”

En sevmediğiniz ev işi hangisi?

Pantolon ütüsünde başarılı değilim, çizgi yapamıyorum. Onun dışında, “life is life”.

Çok misafiriniz olur mu?

Hem de nasıl. Yere yatak yaptığım bile oluyor. Sahne kostümüyle yemek yaptığımı bilirim. Masalara sığmayız, sofra bezi serer, sinide yeriz gerekirse.

“En hasta olduğum ses Rihanna şu anda”

Nasıl dinlenirsiniz?

Birgül okula gittikten sonra işim, misafirim yoksa ayçekirdeğimi, çayımı koyarım, sahilde otururum tek başıma. Suadiye’de oturuyorum. Oradakiler de artık alıştılar. Başka… Dizi izlemeyi
çok severim. “Medcezir” kızımla en sevdiğimiz dizi. İkinci dizim de “Beni Affet”. İzlerken küçüklüğüm aklıma geliyor, ağlıyorum. Bir de “Deniz Yıldızı”nı çok seviyorum.

Nasıl eğlenirsiniz peki?

Ben dinlenerek eğlenirim. Bir yere gidip eğlenemiyorum. Bu işin içinde olduğum için belki de…

Ne tür müzikler dinlersiniz?

Müzik ayrılır mı kız! Hakaret etmiş olursun, çarpılırsın.

Bu aralar neler dinliyorsunuz?

Bu aralar Türkiye’den bir şey dinlemiyorum, yabancı marka takılıyorum. En hasta olduğum ses Rihanna şu anda. Onun dışında Tina Turner, rahmetli Whitney Houston, Amy Winehouse dinliyorum. Arap müziği dinliyorum. Türkiye’dekileri sevmiyorum anlamına gelmesin bu. Türkiye’den Yıldız Tilbe’nin “Arkadaş” şarkısını çok seviyorum. Türklerden Tarkan, Sezen Aksu başroldedir. Niran Ünsal’ı, Haktan’ı, Sıla’yı çok beğenirim.

Saç, makyaj, bakım merakınız var mıdır?

Sana bir maske söyleyeyim de yap: Türk kahvesinin telvesine hakiki zeytinyağından bir yemek kaşığı ekle, bir de limon. Yüzüne sür, bir saat beklet, buz gibi suyla çıkar. Mis gibi olursun. Saçlarım yıprandı biraz. Sarımsak iyi geliyormuş, onu deneyeceğim şimdi. Portakalı rendele, avakodayla birlikte, o da yüze çok iyi gelir. Sana bir şey diyeyim mi? Yüze en iyi gelen şey süt aslında. Dirseklere de limon sürmek iyi gelir bak.

GÜLİZ ARSLAN

Bir önceki yazımız olan Dünyanın en güçlü adamı: Brian Shaw başlıklı makalemizde Brian Shaw ve Dünyanın en güçlü adamı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

1 Response

  1. December 28, 2014

    […] Kibariye’nin 40. sanat yılı […]

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *