Keremcem’in yeni imajı

Hayata dair yazılarımın ardından benimle aynı fikirleri paylaşan, benzer şeyleri yaşayan, bazı konularda dertli okur dostlardan e-posta’lar gelince işi dertleşmeye ve fikir alışverişine bağladığımız oluyor zaman zaman

En son genç bir arkadaşla biraz sohbet ettik. Radyocu olmak istediğini, kapı kapı dolaştığını, olumsuz cevaplar aldığını ve hatta “Senden radyocu olmaz” diyenin bile çıktığını anlattı. Hevesi o kadar kırılmış ki; “Ben şanssızım, vazgeçeceğim” diyor.

Heves kırmaktan zevk alanlara sesleniş
Öncelikle; kompleksini mi, egosunu mu, artık hangi zavallı ezik duygusunu tatmin etmek için; genç ve bir şeyler yapmaya hevesli insanların “Senden şu olmaz, bu olmaz” diye asabını bozanlara sesleniyorum.
Bu tip konuşmaların ne hissettirdiğini iyi bilirim, çoğumuz yaşamışızdır. Zaten genç ve deneyimsizken; “Acaba yapamayacak mıyım? Ben bu konuda yeteneksiz miyim?” düşüncelerine sürükler insanı bu tür yorumlar. Kimi denemeden vazgeçer, kimi daha da çok hırs yapar ve çalışır; ben ikinci grupta olmayı seçenlerdenim.
Yaptığı işte belirli bir noktaya gelen herkes de en başında acemi ve deneyimsizdi. Gençlere ağızlarına geleni söylemeden önce yıllar öncesine dönüp kendilerini düşünmeli ve empati kurmalılar! Valla nevrim dönüyor ha!

Cefa çekmeden ve sabretmeden olmuyor
Gençlere gelince; Burcu Esmersoy verdiği röportajda televizyonculuğa çay taşıyıp, sabahlara kadar montaj yaparak başladığını anlatırken; “Başarılı olabilmek için her şeyin cefasını çekmek ve sebat etmek lazım. Gençler her şeyin kendi istedikleri gibi olmasını istiyor, idealleri uğruna çalışıp gerisini zamana bıraksınlar” demiş.
Esmersoy’un da dediği gibi cefa çekmeden, her alanda karşınıza çıkarak moralinizi bozmaya oynayacak insanlara kulak tıkayıp hedefe kilitlenmeden, sabretmeden, deliler gibi çalışmadan, ilk zorlukta pes ederek bir şeyler başarmanın imkanı yok. Hele ki iddialı mesleklerde…
Genç ve işin başındaki dostlara tavsiyem şu; eğer içinizden bir ses “Ben bu iş için yaratılmışım” diyorsa öyledir, o ses emin olun yalan söylemez! Bugün gördüğümüz bütün başarılı insanlar “Yapamazsın, edemezsin”leri tınlamayıp yoluna devam edenler. Hiç kimsenin sizi yıldırmasına, vazgeçirmesine izin vermeyin. Bu hayatta azmin elinden kurtulan iş görmedim ben!

KEREMCEM’İN KAPÜŞONU

“Keremcem takım elbiseden sıyrılıp spor havaya büründüğü yeni imajını bilgisayar oyunu Assassin’s Creed’den çaktı” diye yazmışlar. Bütün yaptığı da kapüşonla poz vermek! Yanyana koyunca andırıyor belki de ama en azından ilham aldıysa bile gerçekte var olmayan bir oyun kahramanından almış.
Öbür tarafta ne kadın şarkıcılarımız var ki, dünyaca ünlü popstarların saçını, makyajını, kostümünü, sahne şovunu, klibini, danslarını ve hatta mimiklerini (özellikle dans ve mimik çakmasında komedi unsurları bol oluyor!) birebir çakıyorlar.
Maşallah Beyonce’ler, Rihanna’lar, Madonna’lar havada uçuşuyor memleketimizde! Hele bir Beyonce’nin sahne şovunu birebir kopyalayan ama dans noktasında büyük eksiklik yaşayan şarkıcımız var ki, bu kadarı da fazla dostum! Onlara “Yuh artık azucuk özgün takılın, komik oluyorsunuz!” diyen yok ama Keremcem kapüşon taktı diye “Vay taklitçi Keremcem” deniyor. Haksızlığa gelemiyorum!

 

Bir önceki yazımız olan Ya parti içi demokrasi? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *