Kamu Sektöründe Etiğin Güçlendirilmesi

Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu, Avrupa Konseyi ile ortaklaşa yürütülen, “Türkiyede Kamu Sektöründe Etiğin Güçlendirilmesi” projesinin tanıtım toplantısında katılımcılara, “Etik Rehber” adlı kitapçığı dağıttı. Rehberde kamu görevlilerine yönelik, “Hediye almak bubi tuzağına dönüşmektedir”, “‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ anlayışı ile hareket etmek doğru değil” gibi uyarılarda bulunulması dikkati çekti.
Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulu, AB fonuyla yürütülen, “Türkiye’de Kamu Sektöründe Etiğin Güçlendirilmesi” projesini önceki gün basın toplantısıyla tanıttı. Toplantı sırasında basın mensuplarına, “Etik Rehber” adlı bir kitapçık dağıtıldı. Etik dışı sayılabilecek davranışların bulunduğu rehberden bazı örnekler şöyle:
– Bir kamu görevlisinin yetkisini kendisinin ve yakınlarının çıkarları doğrultusunda kullanması etik davranış ilkelerine aykırıdır.
– Sınav komisyonunda görevli Emel hanım, başvuru listesi incelendiğinde amcasının oğlunun da müracaatta bulunduğunu öğrenmiştir. Emel hanım, durumu üstlerine bildirerek komisyon üyeliğinden çekilmelidir.
– Genel müdür, kurumdan ihale alan firmanın sahibine paranın bir kısmını şehrin spor kulübüne bağışlaması durumunda hak edişlerinin hemen ödeneceğini söylemektedir. Kamu görevlilerinin bağış ya da yardım yapılmasına aracılılık yapması etik değildir.
Etik Rehberi’nde, kamu görevlilerine yönelik hatırlatmalar da yer alıyor. Bu uyarılardan bazıları şöyle:
– Yolsuzluk gizlilik içerisinde yürütülür, bu nedenle de ortaya çıkarılması son derece güçtür. Bütün zorluklara rağmen, ‘Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım’ ya da, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ anlayışı ile hareket etmek ve ahlak dışı uygulamaları görmezden gelmek doğru değildir.
– Kamu görevlilerine verilen veya kamu görevlilerince alınan hediyeler kamuoyu nezdinde etik tartışmalara yol açmakta, kamuda yozlaşmaya, yolsuzlukla ilgili alglamaların artmasına neden olmaktadır. İlk bakışta kimi zaman önemsiz gibi görünen ve bu nedenle göz yumulan hediyeler çoğu zaman kamu görevlisinin tarafsızlığını, kararlarını ve görevini etkileyebilmekte, adeta ‘bubi tuzağı’na dönüşmektedir.
Toplantıya katılan bir yetkili, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından yolsuzlukla mücadele eğitimleri için AB’den alınan fonlarda değişiklik yaşanıp yaşanmadığı sorusuna, “17 Aralık’tan sonra bu eğitimler daha çok önem kazandı. AB’nin verdiği destek arttı” yanıtını verdi.

Bir önceki yazımız olan Başbakan Erdoğan'ın Gezi olaylarındaki 2 yalanı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *